04 Mart 2026 - Çarşamba

*Bir İmza… Bir Hayat… Bir Sistem Çöküşü*

*Bir İmza… Bir Hayat… Bir Sistem Çöküşü*

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 3 dk.
96 okunma
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Takip EtGoogle News

*Bir İmza… 
Bir Hayat… 
Bir Sistem Çöküşü* 

Bir öğretmen toprağa verildi.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
“Hastaneden aile imzasıyla çıkarılmış… Suçlu kim?”
Bu soruyu sormak zorundayız.
Ama doğru yere bakarak.
Meseleyi yalnızca “aile imza attı” cümlesine indirgemek, gerçeği basitleştirmektir.
Aile imza atabilir.
Peki o imzanın yeterli olmasına kim karar verdi?
Bir bireyin ruhsal durumu, toplum güvenliği açısından risk teşkil ediyorsa;
o noktada süreç artık sadece aile ile devlet arasında değildir.
O noktada mesele kamu güvenliğidir.
Burada üç temel başlık var:
1. Risk Değerlendirmesi Yapıldı mı?
Uzman raporları neye dayanıyordu?
“Tehlike yoktur” kanaati hangi kriterlere göre verildi?
Risk analizi objektif miydi, yoksa prosedür tamamlamak için mi yapıldı?
2. Denetim Mekanizması İşledi mi?
Serbest bırakılan bir kişinin takibi var mıydı?
Kontrol süreci kağıt üzerinde mi kaldı, yoksa fiilen uygulandı mı?
3. Sorumluluk Zinciri Nerede Başlıyor, Nerede Bitiyor?
Eğer bir imza, bir canın yitirilmesine zemin hazırlıyorsa;
o imzayı yeterli gören sistem de sorgulanmalıdır.
Bu mesele bireysel bir cinnet değil yalnızca.
Bu, kamu güvenliği ile bireysel haklar arasındaki dengeyi kuramayan bir idari zafiyettir.
Hukuk devleti iki şeyi aynı anda korumak zorundadır:
Bireyin hakkını ve toplumun güvenliğini.
Eğer o denge kurulamazsa, bedelini masumlar öder.
Bugün bir öğretmen öldürüldü.
Yarın bir doktor, bir polis, bir memur, bir çocuk…
Soruyorum:
Risk barındıran bir kişi yalnızca “aile talebi” ile serbest kalabiliyorsa,
devlet nerede devreye giriyor?
Eğer süreçler denetlenmiyorsa,
eğer raporlar formaliteye dönüşmüşse,
eğer sorumluluk dağılıp buharlaşıyorsa,
o zaman ortada münferit bir olay değil, yapısal bir sorun vardır.
Bu yazı bir aileyi hedef almak için değil.
Bu yazı, sistemin açıklarını konuşmak içindir.
Çünkü mesele intikam değil.
Mesele tekrarını önlemek.
Bir öğretmeni koruyamayan bir mekanizma,
yarın çocuklarımızı da koruyamaz.
Ve artık şu cümleyi yüksek sesle söylemek gerekiyor:
Eğer bir imza bir hayatı bitirebiliyorsa,
o sistem yeniden yazılmalıdır.
Unutmayacağız.
Ama daha önemlisi; sorgulamadan susmayacağız.

Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss