14 Aralık 2025 - Pazar

Bir Genç Kayboluyorsa, Bir Ülke Sessizce İşgal Ediliyordur

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 7 dk.
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Google News

Türkiye’nin en büyük meseleleri çoğu zaman yüksek sesle konuşulmaz. Çünkü bazı yaralar bağırmaz, içten içe çürütür. Bağımlılık tam olarak böyledir. Ne siren sesi vardır ne de manşetlik patlamalar… Ama her gün bir ocağı söndürür, bir annenin yüreğini yakar, bir genci hayattan koparır.

 

Dün akşam ki 262 TV Toy Vakti programında misafirim Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Kurucu Başkanı Ömer Karataş ile konuştuğumuz mesele tam da buydu. O yüzden bu konuya “sosyal problem” deyip geçmek, gerçeği hafifletmek olur. Çünkü bağımlılık, düpedüz bir milli güvenlik meselesidir.

 

Ömer Karataş’ın cümlesi netti:

 

> “Bir ülkeyi işgal etmek için artık tank göndermiyorlar; gençliğini zehirlemen yeter.”

 

Bu cümle hamaset değil, sahadan gelen bir tespittir.

 

Rakam Değil, Feryat Okuyoruz

 

2024 yılında uyuşturucuya bağlı ölümler yüzde 42 artmış.

427 can.

Bu bir istatistik değil. 427 anne, 427 yarım kalan hayat, 427 kaybolan gelecek…

 

Daha vahimi, bu kayıpların büyük bölümü 30 yaşın altındaki gençler. Yani ülkenin yarını. Bir savaşta böyle bir kayıp yaşansa seferberlik ilan edilir. Ama mesele bağımlılık olunca, hâlâ “bizim mahallede olmaz” rehavetine sığınılıyor.

 

Oysa yangın artık kapıda değil; evin içinde.

 

Yeni Nesil Tehdit: Sanal Kumar

 

Bugün en sinsi saldırı, cebimizden geliyor. Telefon ekranından.

Sanal kumar, yeni çağın dijital vebası.

 

Yeşilay ve yerel kurumların verileri açık: Kumar bağımlılığı başvuruları ikiye katlanmış durumda. Üstelik bu bataklık, madde bağımlılığından daha hızlı yayılıyor. Çünkü torbacıya gitmeye gerek yok; kumar herkesin cebinde.

 

Daha da çarpıcı olan şu:

Yurt dışına yıllık 55 milyar dolar akıyor.

Bu para sadece kaybedilmiş bir servet değil; organize suçun, karanlık yapıların ve küresel kirli ağların yakıtı.

 

Bu yüzden sanal kumar, yalnızca bir ahlak ya da aile meselesi değildir. Bu, ekonomik ve stratejik bir saldırıdır.

 

Diploma Kurtarmıyor

 

Toplumda büyük bir yanılgı var:

“Eğitimsiz insanlar bağımlı olur.”

 

Yanlış.

 

YEDAM verileri gösteriyor ki, tütün bağımlılığı nedeniyle başvuranların yarıdan fazlası üniversite mezunu.

Bağımlılık ne kimlik sorar ne diploma…

Zayıf anı yakalar.

 

Üstelik başlama yaşı 16-17. Yani çocuk yaşta. Sigara ve alkol, daha ağır bağımlılıkların geçiş kapısı. O kapıyı kapatmadan bataklığı kurutamazsınız.

 

Savunma Sanayii Gibi Düşünmek Zorundayız

 

Ömer Karataş’ın en dikkat çekici önerisi şuydu:

 

> “Türkiye, bağımlılıkla mücadelede de savunma sanayii mantığıyla hareket etmeli.”

 

Nasıl ki tehdit analizi yapıyoruz, nasıl ki yerli ve milli sistemler geliştiriyoruz; burada da aynı ciddiyet şart.

 

Sadece tedavi yetmez.

Genci arındırıp tekrar boşluğa bırakırsanız, o genç geri döner.

 

Önleme, rehabilitasyon ve topluma kazandırma bir bütün olmalı. Kocaeli’de yürütülen “Aynadaki Umut” gibi projeler bunun sahadaki karşılığıdır. Berberden esnafa, mahalleden aileye kadar herkes bu zincirin parçası olmak zorundadır.

 

Çünkü bu mücadele masa başında değil, sokakta kazanılır.

 

Bu Bir Uyarıdır

 

Devlet güçlüdür, emniyet görev başındadır. Şehit polislerimiz bu mücadelenin en ağır bedelini ödemiştir. Ama toplum uyanık değilse, hiçbir güç tek başına yeterli olmaz.

 

“Benim çocuğum yapmaz” demek, sorumluluktan kaçmaktır.

“Bize bir şey olmaz” demek, göz göre göre ateşe yürümektir.

 

Bir genci kurtarmak, sadece bir hayat kurtarmak değildir.

Bir geleceği, bir aileyi, bir memleket parçasını kurtarmaktır.

 

Bağımlılık sessiz ilerler.

Ama bedelini milletçe yüksek sesle öderiz.

 

Uyanık olmak zorundayız.

 

Strateji Uzmanı  Gazeteci Yazar

Gökalp Şentürk

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss