20 Aralık 2025 - Cumartesi

Nardugan - Unutturulan Türk Yılbaşısı

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 8 dk.
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Google News

Bize yüzyıllardır bir takvim dayatıldı.

Sadece günler değil, hafıza da değiştirildi.

Sadece saatler değil, kimlik de ayarlandı.

 

Bugün birçok kişi yılbaşını 31 Aralık sanıyor.

Oysa Türk’ün yılbaşısı ne 31 Aralık’tır ne de ithaldir.

Türk’ün yılbaşısı, 21 Aralık’ı 22 Aralık’a bağlayan gecedir.

Adı da bellidir: NARDUGAN.

 

Hz. İsa’dan yüzyıllar önce…

Avrupa karanlıktayken…

Takvim tutmayı bilmezken…

Türk, göğe bakıyor, zamanı ölçüyor, doğayı okuyordu.

 

Çünkü Türk’te tarih duygusu vardı.

Türk’te kozmik bilinç vardı.

Türk, karanlıkla aydınlığın kavgasını biliyordu.

 

21 Aralık gecesi…

Gecelerin en uzun, günlerin en kısa olduğu gece.

İnanca göre o gece gökte bir savaş vardı:

İyi ile kötü, aydınlık ile karanlık savaşırdı.

 

Ve o savaş aydınlığın zaferiyle biterdi.

Günler uzamaya başlar, karanlık çekilir, umut doğardı.

 

İşte bu yüzden adı NARDUGAN’dır.

 

Nar: Güneş.

Tugan / Doğan: Doğmak.

Yani Doğan Güneş.

 

Bu bir pagan masalı değildir.

Bu bir mitolojik süsleme hiç değildir.

Bu, Türk’ün tabiatla kurduğu aklî ve inançsal bağdır.

 

Türk güneşe tapmaz.

Ama güneşi kutsal bilir.

Çünkü güneş, hayatın kaynağıdır.

 

Ve bu doğuş, akçam ağacının altında kutlanırdı.

Hayat Ağacı…

Kökleri yerin merkezine, dalları göğe uzanan kutsal ağaç.

 

Bugün Anadolu’nun her halısında, her kiliminde gördüğünüz motif boşuna değildir.

O motif Türk hafızasıdır.

 

O ağacın tepesinde ak sakallı bir bilge yaşardı rivayetlere göre.

İnsanlara hediyeler dağıtan…

Garibi gözeten…

Kimsesi kollayan…

 

Noel Baba mı?

Hayır.

 

O, Ayaz Ata’dır.

 

Noel Baba denilen figür daha ortada yokken,

Orta Asya’da Ayaz Ata vardı.

Yanında Kar Kız vardı.

 

Özbek’te Ayoz Bobo,

Kırgız’da Ayaz Ata,

Kazak’ta Ayaz Ata,

Azerbaycan’da Şahta Baba,

Tatar’da Qış Babay,

Başkurt’ta Kış Babası…

 

Aynı kök.

Aynı kültür.

Aynı Türk aklı.

 

Ayaz Ata, soğukta ortaya çıkar.

Açları doyurur.

Kimsesizi korur.

Garibi sevindirir.

 

Yani mesele bir masal değil, ahlâktır.

 

Nardugan’da ne yapılırdı?

Evler temizlenirdi.

İnsanlar en iyi giysilerini giyerdi.

Yaşlılar ziyaret edilirdi.

Aileler bir araya gelirdi.

Özel yemekler yenirdi.

Şarkılar söylenir, dans edilirdi.

 

Bugün “yılbaşı geleneği” diye sunulan ne varsa,

Bizde binlerce yıl önce vardı.

 

Bir de şu gerçeği unutmayalım:

Hz. İsa’nın yaşadığı coğrafyada çam ağacı yoktur.

 

Peki çam ağacı nereden geldi?

Cevap açık:

Türklerin Avrupa’ya geçişiyle.

 

Ama tarih şöyle yazıldı:

Alan Türk’ün oldu, isim başkasına verildi.

Kültür Türk’ün oldu, vitrin başkasına kuruldu.

 

Bugün bize düşen şudur:

Kavga etmek değil, hatırlamak.

Öfkelenmek değil, bilmek.

Taklit etmek değil, aslına dönmek.

 

Nardugan, bir inanç dayatması değildir.

Nardugan, bir din alternatifi değildir.

Nardugan, Türk’ün hafızasıdır.

 

Ve hafızasını kaybeden millet,

Takvimini de kaybeder,

Yönünü de.

 

Bizim meselemiz yılbaşı değil.

Bizim meselemiz kim olduğumuzdur.

 

Strateji Uzmanı

Gazeteci  Yazar

Gökalp Şentürk

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss