24 Şubat 2026 - Salı

*Maarif Modeli, Ramazan ve Bir Milletin Hafızası*

*Maarif Modeli, Ramazan ve Bir Milletin Hafızası*

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 4 dk.
72 okunma
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Takip EtGoogle News

*Maarif Modeli, Ramazan ve Bir Milletin Hafızası* 

Bir millet sadece matematik formülleriyle, fizik kanunlarıyla ayakta kalmaz.
Bir millet; inancıyla, irfanıyla, geleneğiyle, vicdanıyla yaşar.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Sayın Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan ve “Maarif Modeli” çerçevesinde okullarda Ramazan etkinliklerini kapsayan genelgeyi bu açıdan son derece kıymetli buluyorum.
Çünkü mesele yalnızca bir etkinlik meselesi değildir.
Mesele, bir milletin hafızasının diri tutulmasıdır.
Ramazan; bizim için sadece bir ay değildir.
Ramazan, bir medeniyetin nabzıdır.
Bu topraklarda iftar sofraları yalnızca açlığı gidermek için kurulmadı. O sofralarda yetim gözetildi, komşu kollandı, kapılar çalındı, gönüller alındı. Teravihlerde omuz omuza saf tutuldu. Aynı kıbleye yönelen milyonlar, aynı duaya “âmin” dedi.
İşte şimdi o ruhun, okullarda yeniden hatırlatılacak olması çok değerlidir.
Bugün çocuklarımız bilgiye ulaşabiliyor.
Ama mesele bilgiye ulaşmak değil; bilgiyi ahlakla yoğurabilmektir.
Eğer bir eğitim sistemi sadece akademik başarı üretir, fakat vicdan üretmezse; diploma verir ama karakter vermezse; o sistem eksiktir.
Ramazan etkinlikleri, işte tam da bu eksikliği tamamlayan bir adımdır.
Çocuklarımız; orucun sadece aç kalmak olmadığını, sabrı öğrenmek olduğunu kavrayacak.
İftarın sadece yemek olmadığını, paylaşmak olduğunu görecek.
Yardım kolisinin sadece bir paket değil, bir merhamet köprüsü olduğunu hissedecek.
Bu topraklarda büyüyen bir evlat, kendi medeniyetinin değerlerini bilmeden yetişirse; köksüz bir ağaca döner. İlk fırtınada savrulur.
Ama kökünü bilen, geçmişini tanıyan, Ramazan’ın manevi iklimini teneffüs etmiş bir genç; hem kimliğini korur hem dünyaya açık olur.
Burada altını özellikle çizmek isterim:
Bu tür etkinlikler ayrıştırmaz, birleştirir.
Çünkü Ramazan’ın özü empati ve merhamettir.
Empati ise insanı insan yapan en temel değerdir.
Farklı inançlara, farklı düşüncelere sahip öğrenciler arasında karşılıklı saygının pekişmesi de ancak bu değerler üzerinden mümkündür. Kendi kimliğini bilen bir nesil, başkasının kimliğine de saygı duymayı öğrenir.
Bizim derdimiz dayatma değil, hatırlatmadır.
Bizim derdimiz kutuplaşma değil, köklerle buluşmadır.
Bir millet geleceğini, çocuklarının yüreğinde inşa eder.
Eğer o yüreğe merhameti, paylaşmayı, sabrı, şükrü koyamazsak; yarın teknik olarak güçlü ama ruhen yoksul bir toplumla karşı karşıya kalırız.
Bu yüzden Maarif Modeli kapsamında atılan bu adımı sadece bir genelge olarak değil, bir medeniyet refleksi olarak görüyorum.
Bizler, bu milletin evlatlarının milli ve manevi değerlerine sahip çıkan; geçmişine saygılı, geleceğine umutla bakan bireyler olarak yetişmesini istiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki:
Kimliğini kaybeden milletler coğrafyada kalır ama tarihten silinir.
Kimliğini koruyan milletler ise zor zamanlardan geçer ama asla diz çökmez.
Ramazan; bizi biz yapan değerlerin yeniden hatırlanmasıdır.
Okullarda atılan bu adım ise, geleceğe bırakılan bir imzadır.
Ve ben inanıyorum ki;
Bu toprakların çocukları hem ilimde güçlü olacak, hem ahlakta örnek olacak, hem de vatanına sadakatle bağlı kalacaktır.
Çünkü bu millet, kökleri derinlerde olan bir çınardır.
Ve çınar, kökünden beslenirse ayakta kalır.

Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss