Türkiye'de Neden "İnsana Güveniriz, Kuruma Güvenmeyiz"?
Türkiye'de Neden "İnsana Güveniriz, Kuruma Güvenmeyiz"?

Mustafa Murat Karahan
mmuratkarahan38@gmail.com -Türkiye'de Neden "İnsana Güveniriz, Kuruma Güvenmeyiz"?
Devlete değil, tanıdık memura.
Bankaya değil, şube müdürüne.
Hukuka değil, avukata güveniriz.
Çünkü deneyimimiz bize bunu öğretti: Kapı çalınca değil, telefon açılınca iş çözülüyor.
Osmanlı'dan beri "devlet uzak, aracı yakın".
Ağa, muhtar, tanıdık... Hep bir köprü vardı. O köprü alışkanlık oldu.
Aynı kural herkese uygulanmayınca güven kırılıyor.
Bugün olan yarın değişince, "kural" yerine "kuralı uygulayan kişi" önemli oluyor.
Beynimiz en güvenli yolu seçiyor: Tanıdık.
Aile, hemşeri, okul, parti... Kurum çökünce ilk aradığın "tanıdık". O da çözünce, "kurum niye olsun ki" diye düşünüyoruz.
Bunun Bedeli Ne?
- Kişi gidince sistem çöküyor
- Tanıdığı olan yürüyor, olmayan bekliyor
- Şeffaflık ve liyakat geç geliyor
Peki,Kuruma Güven Ne Zaman Gelir?
Kural herkese aynı olursa, hata yapan hesap verirse, yarın ne olacağını bilirsek...
İşte o gün "tanıdık aramadan" işimiz yürür.
Özet olarak ;
Bize güvenmeyi değil, güvensizliği öğreten sistem oldu.
İnsana güvenmek kültür. Kuruma güvenmemek tecrübe.
Sizce bu döngüyü ilk hangi kurumda kırmalıyız?
Hukuk mu, Eğitim mi, Ekonomi mi?