01 Mart 2026 - Pazar

*ORTADOĞU YANIYOR: HEDEF İRAN MI, TÜRKİYE Mİ?*

*ORTADOĞU YANIYOR: HEDEF İRAN MI, TÜRKİYE Mİ?*

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 4 dk.
129 okunma
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Takip EtGoogle News

*ORTADOĞU YANIYOR: HEDEF İRAN MI, TÜRKİYE Mİ?* 

Ortadoğu’da taşlar yerinden oynamıyor…
Taşlar paramparça ediliyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar artık “gerilim” kelimesiyle açıklanamaz. Bu bir mesajdır. Bu bir tasfiye operasyonudur. Bu, bölgesel haritanın yeniden çizilmesidir.
Ve iddialar çok ağırdır.
İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği açıklandı. Eğer bu bilgi kesinleşmişse, bu yalnızca bir liderin ölümü değildir; İran siyasal sisteminin kalbinin sökülmesidir.
Aynı saatlerde bir başka iddia daha ortaya atıldı:
İran’ın eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın da hedef alındığı ve öldürüldüğü öne sürüldü. Bu iddia henüz net biçimde teyit edilmiş değil. Ancak dumanın olduğu yerde ateş vardır.
Ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan “Liderlik Konseyi göreve başladı” diyerek olağanüstü bir dönemin başladığını ilan etti.
Bu tablo bize ne söylüyor?
Bu tablo şunu söylüyor:
Bu bir “nokta atışı operasyon” değildir.
Bu, İran devlet aklını tasfiye etme girişimidir.
BU SADECE İRAN MESELESİ DEĞİLDİR
Ortadoğu’da hiçbir savaş tek başına bir ülkeyle sınırlı kalmaz. Irak’ta böyle oldu. Suriye’de böyle oldu. Libya’da böyle oldu.
Şimdi İran.
Sorulması gereken soru şudur:
Bugün İran’da olan yarın nerede olacak?
ABD ve İsrail’in birlikte hareket etmesi, bölgesel denklemde yeni bir sertleşme dönemine girildiğini gösteriyor. Bu yalnızca askeri değil, jeopolitik bir hamledir.
Enerji hatları, Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi, Kafkasya hattı…
Bu satranç tahtasında Türkiye’nin konumu hayati önemdedir.

GÜNEY AZERBAYCAN: SESSİZ FAY HATTI
İran içinde milyonlarca Türk yaşıyor.
Güney Azerbaycan’daki kardeşlerimiz yıllardır kültürel baskılarla mücadele ediyor. İran zayıfladıkça o bölge daha da kırılgan hale gelecektir.
Devlet çökerse kaos doğar.
Kaos doğarsa etnik fay hatları kırılır.
Türkiye burada seyirci olamaz.
Bu mesele yalnızca İran’ın iç meselesi değildir.
Bu mesele, Türk dünyasının güvenlik meselesidir.

TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA ÇEKME ÇABASI MI?

Asıl soru budur.
Bölgede tansiyon yükseltilirken Türkiye’nin refleksleri test ediliyor olabilir mi?
Sınırlarımızın hemen ötesinde bir yangın var. NATO dengesi var. Rusya faktörü var. Azerbaycan hattı var.
Türkiye’nin yapması gereken:
✔️ Soğukkanlı olmak
✔️ Milli güvenlik perspektifinden hareket etmek
✔️ Türk dünyası eksenini güçlendirmek
✔️ Savaşa sürüklenmeden caydırıcı duruş sergilemek
Unutmayalım:
Türkiye zayıf görünürse hedef olur.
Güçlü görünürse denge olur.

BU BİR REJİM SAVAŞI DEĞİL, DÜZEN SAVAŞIDIR

Bugün İran’da yaşanan şey, yalnızca mollalar rejimiyle Batı arasındaki hesaplaşma değildir.
Bu, yeni dünya düzeninin sert doğum sancısıdır.
Bir devletin liderini doğrudan hedef almak, uluslararası sistemde kırmızı çizgilerin silindiğini gösterir.
Bugün İran.
Yarın kim?

TÜRK MİLLETİNE MESAJ

Biz duygusal reflekslerle değil, tarih bilinciyle hareket etmek zorundayız.
İran’da yaşanan gelişmeler bizi iki yönden ilgilendirir:
1️⃣ Güvenlik boyutu
2️⃣ Türk nüfusun geleceği
Türkiye bu süreçte ne savaş çığırtkanlığı yapmalı ne de edilgen bir izleyici olmalıdır.
Biz ne ABD’nin arka bahçesiyiz ne başkasının vekil gücü.
Biz Türk milletiyiz.
Ve kendi kaderimizi kendimiz belirleriz.
Bugün yaşananlar bir başlangıçtır.
Ortadoğu yeni bir döneme girmiştir.
Sorulması gereken soru şudur:
Bu yangında Türkiye ateş mi olacak, su mu olacak, yoksa denge mi olacak?
Cevabı verecek olan siyaset değil, milli iradedir.

Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar Gökalp Şentürk

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss