14 Ekim 2025 - Salı

Bir Nesli Kaybediyoruz: Görmezden Gelinen Yangın

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 9 dk.
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Google News

Uyuşturucu, kumar, alkol, sigara, sosyal medya, teknoloji, internet oyunları ve kontrolsüz alışveriş… Bunların hiçbiri artık bireysel bir sorun değil. Bu, nesilleri içine çeken sessiz bir toplumsal çöküş. Bu savaşın tankı yok, tüfeği yok ama askerleri bizim çocuklarımız. Kaybedenleri ise ailelerimiz, sokaklarımız, geleceğimiz.

 

Bir gerçeği kabul ederek başlamalıyız: Bir bağımlı sadece kendini tüketmez; ailesini, çevresini, toplumun dokusunu da birlikte aşındırır. Bir genç düşerse, arkasından üç kişi daha düşer.

 

Bağımlılık Yargı Değil, Gerçektir

 

Bağımlılığı hâlâ irade eksikliği, ahlâksızlık ya da zayıflık olarak gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Oysa bağımlılık hem psikolojik hem biyolojik hem de sosyolojik boyuta sahip bir hastalıktır. Aynı zamanda kültürel bir kuşatmadır.

 

“Bir kereden bir şey olmaz” diyenlere verilecek en net cevap şudur: Bir kıvılcım, bazen bir ömrü yakar.

 

Tehdit Tablosu Ağırlaşıyor

 

Bugün Türkiye’de bağımlılık yaşı 11’e kadar düştü.

Her gün 2,5 milyondan fazla giriş yapılan yasa dışı bahis siteleri, gençlerin beynini ve cüzdanını aynı anda kemiriyor.

Sigara bırakmayı başaran gençlerden daha fazlası elektronik sigaraya başlıyor.

Uyuşturucudan ölümler artıyor ama gizleniyor.

Sosyal medya bağımlılığı aile içi iletişimin önüne geçti.

 

Bugün bağımlılık, PKK’dan, FETÖ’den, ekonomik krizden daha sinsi bir tehdittir.

Çünkü düşman artık sınırın ötesinde değil; cebimizde, evimizin içinde, beynimizin kimyasında.

 

Polis Meselesi Değil, Medeniyet Meselesi

 

Bu mücadele bireysel değil, toplumsal olmak zorundadır.

Bağımlılıkla mücadelede dokuz cephe açılmalıdır:

 

Eğitim

 

Okullarda bağımlılık farkındalığı zorunlu hale getirilmeli

 

Öğretmenler bu konuda eğitilmeli

 

Gençlere özenti değil, bilinç kazandırılmalı

 

 

Aile

 

Ebeveyn okuryazarlığı artırılmalı

 

Dijital oruç saatleri uygulanmalı

 

Denetim değil bağ kurulmalı

 

 

Devlet ve Hukuk

 

Kaçak bahis siteleri tamamen engellenmeli

 

Uyuşturucu sokakta değil, mahallede durdurulmalı

 

Yaş kontrolsüz satışlara ağır yaptırım getirilmeli

 

Dijital bağımlılık için özel düzenleme yapılmalı

 

 

Medya

 

Kumar ve maddi hazzı özendiren içerikler yasaklanmalı

 

Kamu spotları güçlendirilmeli

 

Diziler ve sosyal medya içerikleri kontrol edilmeli

 

 

Maneviyat

 

İmamlar, vaizler, kanaat önderleri sürece dahil edilmeli

 

Camiler gençlik merkezine dönüşmeli

 

Bağımlının kalbi tamir edilmeden bedeni iyileşmez

 

 

Sivil Toplum

 

Her ilde bağımlılıkla mücadele kurulu kurulmalı

 

Psikolog, öğretmen, imam ve emniyet birlikte çalışmalı

 

Gençlere alternatif sosyal alan açılmalı

 

 

Gençlik ve Faaliyet

 

Spor, doğa, sanat, kültür ve kütüphane alanları artırılmalı

 

Oyuna bağımlı gence basketbol, kumarcıya doğa kampı sunulmalı

 

Gençliği boş bırakan toplum, bağımlılığı büyütür

 

 

Rehabilitasyon

 

Tedavi sonrası kişi takip edilmeli

 

Aileye psikososyal destek sağlanmalı

 

İş ve uğraş programları sunulmalı

 

 

Ekonomi

 

İşsizlik bağımlılığın kapısıdır

 

Borçlandırma sistemi kırılmalı

 

Gençlere üretim zemini açılmalı

 

 

Bu Sadece Sağlık Değil, Namus Meselesidir

 

Bir çocuğu kurtarmak, bir mahalleyi kurtarmaktır.

Bir genci ayağa kaldırmak, bir geleceği ayağa kaldırmaktır.

Mesele birey değil, zihniyettir.

 

Bugün şu sorularla yüzleşmeliyiz:

 

Uyuşturucu satanı mı suçlayacağız, yoksa bağımlı bıraktığımız genci mi?

 

İçeni mi kınayacağız, yoksa onu yalnız bırakan ebeveyni mi?

 

Kumar oynayanı mı ayıplayacağız, yoksa dijital tuzağa teslim edenleri mi?

 

 

Bu mesele artık evin içi değil, milletin namus meselesidir.

 

Değerli okuyucularım;

Bağımlılıkla mücadele, bir medeniyet savaşıdır.

Ya biz evlatlarımızı kazanacağız, ya da birileri onları bizden alacak.

 

Bir bağımlıyı kurtarmak;

yalnızca bir insanı değil, bir anneyi, bir babayı, bir ocağı, bir sokağı ve bir geleceği kurtarmaktır.

 

Seyretmeyeceğiz, sahip çıkacağız.

Yargılamayacağız, el uzatacağız.

Umutsuzluğu çoğaltmayacağız, mücadeleyi büyüteceğiz.

 

Bizim inancımız insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir medeniyettir.

Kaybedersek bağımlıyla değil, bağımlıyı yalnız bırakarak kaybederiz.

 

Allah’ın izniyle, milletin iradesiyle, devletin kararlılığıyla

hiçbir evladımızı bu bataklığa teslim etmeyeceğiz.

 

Gökalp Şentürk

Strateji Uzmanı

Gazeteci Yazar

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss