Papa’nın İznik Hesabı ve Türkiye’ye Mesajı

Gökalp Şentürk
gokalpsenturk@gmail.com -Dünya sahnesine bakın…
Her adımın bir anlamı, her ziyaretin bir hesabı vardır. Hele konu Vatikan olunca hiçbir hareket “tesadüf” diye açıklanamaz. Çünkü Vatikan, sadece bir dinî otorite değil; yüzyıllardır devam eden bir jeopolitik akıl ve kültürel nüfuz merkezidir.
Şimdi aynı akıl, gözünü yeniden Anadolu’ya, daha doğrusu İznik’e çevirmiş durumda.
Papa 14. Leo’nun İznik seyahati için hazırlık yaptığını açıklaması, sıradan bir “dini program” değildir.
Bu, Hristiyanlığın en kritik kararlarının alındığı Birinci İznik Konsili’nin 1700. yılı bahanesiyle yapılan, ama özünde çok daha kapsamlı bir hamledir.
Peki amaç ne?
Önce gerçeği koyalım:
İznik, Hristiyan dünyasının gözünde hâlâ “doktrin merkezidir.”
Burası bir anlamda Hristiyanlığın şekillendiği yer.
Şimdi Papa çıkıp “İznik’e geliyorum” dediğinde bu sadece bir ziyaret değil; “Bu toprakları unutmuyoruz” mesajıdır.
Batı’nın asırlardır sürdürdüğü kültürel geri dönüş planının modern bir versiyonu…
Bunu görmek için bilgin olmaya değil, tarihin acı tecrübelerine bakmak yeter.
Ama asıl kritik noktaya gelelim:
Papa neden şimdi geliyor?
Çünkü dünya yeniden şekilleniyor.
Çünkü Doğu yükseliyor, Türk dünyası birleşiyor, Türkiye güçleniyor.
Çünkü Batı’nın moral merkezi sarsılıyor, sahadaki ağırlığı azalıyor.
Tam da bu dönemde Papa’nın İznik’e yönelmesi,
“Biz hâlâ buradayız, bu topraklarda söz sahibiyiz” demek içindir.
Bu, bir tür “sembolik hâkimiyet” mesajıdır.
Fakat unuttukları bir şey var…
Bu topraklarda artık zayıf, bölünmüş, yönsüz bir millet yok.
Burada, devletiyle yeniden güçlenen, askeriyle sınır ötesinde terörü ezen, Türk dünyasıyla bağlarını kuran bir Türkiye var.
Bir başka konu da Ortodoks–Katolik dengesi…
Vatikan çok iyi biliyor ki İznik’e atılacak her adım, Fener Rum Patrikhanesi ile Katolik dünya arasındaki asırlık güç mücadelesini yeniden ateşler. Ama Papa bunu göze alıyor, çünkü “tarihin merkezine dönüş” planının başka yolu yok.
Fakat bu planın unutulan ortağı var:
Türkiye Cumhuriyeti.
Bu devlet, kimsenin kendi toprağında sembolik üstünlük kurmasına izin vermez.
Ne din üzerinden, ne kültür üzerinden, ne de diplomasi üzerinden…
İznik’in kimliği bellidir:
Türk’tür, Müslümandır, Anadolu’nun kadim şehridir.
Papa ya da başkası, bu gerçeği değiştiremez.
Papa’nın İznik’e gelişi, kimse kusura bakmasın, bir “manevi turizm” değil;
küresel bir mesaj operasyonudur.
Ama karşılarında 100 yıl önce değil, 2025’in Türkiye’si var.
Kabuğunu kırmış, oyun kuran, tarihini bilen bir millet var.
Biz bu ziyareti takip ederiz, okuruz, gerektiğinde mesaj veririz.
Ama şunu unutmayız:
Bu topraklarda son sözü Papa değil,
Türk milleti söyler.
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk