28 Aralık 2025 - Pazar

Akdeniz’in Güneyindeki Türk Hafızası

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 4 dk.
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Google News

Hiç Kuloğulları ismini duydunuzmu ?

Kimdir bu Kuloğulları ?

Türk tarihi sadece Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bir göç hikâyesi değildir. Türk tarihi aynı zamanda Akdeniz’in dalgalarına, Kuzey Afrika’nın çöllerine ve Afrika’nın sahillerine kazınmış bir medeniyet yürüyüşüdür.

Bu yürüyüşün bugün en az bilinen ama en canlı halkası Kuloğlu Türkleridir.

 

Kuloğulları, Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki üç büyük eyaletinde – Trablusgarp (Libya), Tunus ve Cezayir – doğmuş Türk çocuklarıdır. Osmanlı 1500’lü yıllardan itibaren Akdeniz’i Haçlı donanmalarından temizlerken, Anadolu’nun yiğit evlatlarını bu coğrafyaya göndermiştir. Barbaros’un leventleri, Turgut Reis’in gazileri, yeniçeriler ve sipahiler yalnızca kale savunmadı; şehirleri yönetti, limanları işletti, ticareti düzenledi.

Bu askerlerin yerli halkla kurduğu ailelerden doğan nesil, Osmanlı terminolojisinde “Kuloğlu” olarak adlandırıldı. Ancak bu isim bir melezliği değil, bir devlet aidiyetini ifade ediyordu. Çünkü bu çocuklar doğrudan Osmanlı askerinin evladıydı ve devlet onları kendi unsuru kabul ediyordu. Hatta birçok eyalette Kuloğulları askeri ve bürokratik elitin belkemiğini oluşturdu.

Zamanla Kuzey Afrika’nın kaderi değişti. Osmanlı çekildi, Avrupa sömürgeciliği geldi. Fransızlar Cezayir’i, İtalyanlar Libya’yı, İngilizler Mısır’ı işgal etti. Bu dönemde Türk kimliği sistematik biçimde bastırıldı. Osmanlı mezarları yıkıldı, Türkçe yasaklandı, aile kayıtları silindi. Kuloğulları, ya Araplaştırıldı ya da yok sayıldı. Fakat hafıza silinmedi.

Bugün Misrata’da, Trablus’ta, Tunus’ta, Oran’da hâlâ Osmanlı soyadları taşıyan, dedesinin Anadolu’dan geldiğini bilen binlerce insan vardır. Bu insanlar Türkiye’yi bir yabancı devlet değil, “ata yurdu” olarak görür. Türkiye Libya’ya asker gönderdiğinde, bu topraklarda en hızlı karşılık bulan damar Kuloğlu damarları olmuştur.

Bu, romantik bir tarih anlatısı değil, stratejik bir gerçekliktir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de, Libya’da ve Kuzey Afrika’da tutunmasının arkasında sadece askeri güç değil, tarihsel ve sosyolojik bağlar vardır. Kuloğulları bu bağın yaşayan ispatıdır.

Bugün Türkiye bu insanlarla bağını yeniden kurmak zorundadır. Kültürel, akademik, diplomatik ve insani ilişkilerle Kuloğlu kimliği yeniden görünür hale getirilmelidir. Çünkü bu insanlar Türkiye’nin yumuşak gücüdür; Akdeniz’in öte yakasındaki Türk vicdanıdır.

Türk milleti sadece Anadolu’da yaşayan 85 milyon değildir.

Türk milleti, tarihinin dokunduğu her yerde nefes alan bir hafızadır.

Kuloğulları işte bu hafızanın Kuzey Afrika’daki adıdır.

Akdeniz’in güneyinde bir Türk yaşıyorsa, Türkiye yalnız değildir.

 

Gökalp Şentürk

Strateji Uzmanı  Gazeteci Yazar

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss