04 Mart 2026 - Çarşamba

*GUGUK KUŞLARI VE YUVALARIMIZ*

*GUGUK KUŞLARI VE YUVALARIMIZ*

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 4 dk.
51 okunma
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Takip EtGoogle News

*GUGUK KUŞLARI VE YUVALARIMIZ* 

Doğada bir kuş vardır… Adı guguk.
Kendi yuvasını yapmaz.
Kendi yükünü taşımaz.
Kendi sorumluluğunu üstlenmez.
Common cuckoo denen bu kuş, sinsiliğiyle meşhurdur. Yuva kurmaz; başkasının yuvasına göz diker. Ev sahibi kuş kuluçkaya yatmışken fırsat kollar. Yuva bir an boş kaldığında gelir, bir yumurtayı aşağı atar, kendi yumurtasını bırakır ve kaybolur.
Yumurtası, ev sahibininkiyle aynı renk… Aynı büyüklük… Aynı masumiyet maskesi…
Ama ilk çatlayan hep odur.
Ve gözleri açılmadan, içgüdüyle diğer yumurtaları yuvadan aşağı iter. Yani o yuvada başka can kalmasın ister. Rakip istemez. Paylaşmak bilmez. Yuva onun değildir ama hâkimiyet onun olmalıdır.
Anne kuş, farkında olmadan onu besler. Çığlık attıkça daha çok besler. Kanat çırptıkça daha çok besler. Hatta komşu kuşlar bile yardım eder.
Sonra bir bakarsınız…
Yuvanın gerçek yavruları yok olmuş.
Yuva, sahibine yabancılaşmış.
Ve o beslenen guguk kuşu, artık yuvanın kendisinden bile büyük hale gelmiş.
Şimdi dönüp bugünün Türkiye’sine bakalım.
Bizim de yuvalarımız var.
Devlet dediğimiz bir yuvamız var.
Aile dediğimiz bir yuvamız var.
Millet dediğimiz mukaddes bir çatımız var.
Ve o yuvaların etrafında dolaşan guguk kuşları var.
Kendi emeğiyle büyümeyen…
Kendi köküyle var olmayan…
Bu milletin alın teriyle palazlanan ama bu millete ait olmayan zihniyetler var.
Devletin imkânıyla güçlenip devlete kafa tutanlar…
Milletin sabrıyla büyüyüp milleti aşağılayanlar…
Bu toprağın ekmeğini yiyip bu toprağın değerlerine savaş açanlar…
Bunlar modern zamanın guguk kuşlarıdır.
Önce bir yumurtayı atarlar.
Sonra değerleri iterler.
Sonra hakikati aşağı düşürürler.
Sonra yuvanın içini boşaltırlar.
En tehlikelisi de şudur:
Onları biz besleriz.
Onları biz büyütürüz.
Onlara biz imkân veririz.
Fark ettiğimizde ise çoğu zaman iş işten geçmiştir.
Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi sadece ekonomik dalgalanma değildir. Sadece dış tehdit değildir. Asıl mesele, yuvanın içine bırakılan yabancı zihniyettir.
Kültürümüzü aşağılayan,
Tarihimizle kavgalı olan,
Milli kimliği küçümseyen,
Devleti zaafa düşürmekten medet uman her anlayış…
Bir guguk stratejisidir.
Bu topraklar kolay kurulmadı.
Bu devlet kolay inşa edilmedi.
Bu bayrak kolay dalgalanmadı.
Her nesil, yuvayı korumakla mükelleftir.
Çünkü yuva dağılırsa sadece çatı yıkılmaz.
Gelecek yıkılır.
Guguk kuşu işi bitince ne yapar?
Yuvayı dağıtır ve gider.
Arkaya dönüp bakmaz.
Sorumluluk almaz.
Vefa göstermez.
Bugün bize düşen, kimin gerçekten bu yuvanın evladı olduğunu, kimin sadece fırsat kolladığını ayırt edebilmektir.
Bu millet saf olabilir ama sahipsiz değildir.
Bu devlet merhametlidir ama çaresiz değildir.
Bu bayrak yumuşaktır ama eğilmez.
Guguk kuşlarını tanımazsak, bir gün kendi yuvamızda yabancıya dönüşürüz.
Ve o gün geldiğinde, çığlık atan sadece guguk olmaz…
Yıkılan bir milletin feryadı olur.

Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı  Gazeteci Yazar

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss