06 Mart 2026 - Cuma

*Fener’de Çan Çalarken Ege’de Bayrak Değiştirilemez*

*Fener’de Çan Çalarken Ege’de Bayrak Değiştirilemez*

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 4 dk.
123 okunma
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Takip EtGoogle News

*Fener’de Çan Çalarken Ege’de Bayrak Değiştirilemez* 

Türkiye bazen garip bir tablo ile karşı karşıya kalıyor.
Bir tarafta egemenlik, tarih, Lozan ve Türk milletinin bin yıllık iradesi…
Diğer tarafta ise sessizlik, görmezden gelme ve diplomatik nezaket perdesi arkasına saklanan gerçekler.
27 Şubat günü Ümit Yalım, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na önemli bir suç duyurusunda bulundu.
Hedefte Fener Rum Patrikhanesi ve başındaki isim Bartholomew I vardı.
İddia ağır…
İddia sıradan bir iddia değil…
İddia, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ilgilendiren bir mesele.
Ege’de Sessiz İşgal
Bugün Ege Denizi’nde bazı adalar üzerinden ciddi bir tartışma yaşanıyor.
Başta:
Eşek Adası
Marathi Adası
Nergizçik Adası
Bulamaç Adası
Koçbaba Adası
Bu adalar üzerinden Türkiye’de yıllardır süren bir egemenlik tartışması var.
Eğer gerçekten bir işgal varsa bu sadece birkaç kaya parçası meselesi değildir.
Bu mesele Türkiye’nin sınırlarının tartışmaya açılmasıdır.
Bir devlet için en hassas konu nedir?
Toprağı.
Toprağını tartışmaya açtıran devlet, yarın vatanını da tartışmaya açtırır.
Lozan’ın Şartı
1923’te imzalanan Lozan Antlaşması bir şeyi açık şekilde ortaya koymuştur:
Fener Rum Patrikhanesi siyasi faaliyet yapmayacak, sadece dini bir kurum olarak İstanbul’da bulunacaktır.
Bu şart Türkiye Cumhuriyeti için kırmızı çizgidir.
Eğer bir dini kurum siyasi faaliyet yürütmeye başlarsa…
Eğer uluslararası siyasetin bir aktörü gibi hareket ederse…
Eğer devletler arası meselelerin parçası haline gelirse…
O zaman şu soru sorulur:
Lozan’daki statü hâlâ geçerli midir?
Ruhban Okulu Tartışması
Bir başka mesele de Heybeliada Ruhban Okulu.
1971 yılında Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılan bu okul, yıllardır Türkiye’de siyasetin ve diplomasinin gündeminde.
Kimileri açılmasını savunuyor.
Kimileri ise bunun Türkiye’nin egemenlik hukukuna aykırı olduğunu söylüyor.
Ama tartışmanın özü şudur:
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.
Ve hukuk devletinde Anayasa Mahkemesi kararları tartışılmaz.
Egemenlik Meselesi
Bu mesele aslında bir kilise meselesi değildir.
Bu mesele;
egemenlik meselesidir
devlet ciddiyeti meselesidir
milli duruş meselesidir
Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti’nin sabrını zayıflık olarak görmemelidir.
Bu devlet;
500 yıllık egemenliği konuşulan adaları da bilir,
Lozan’ın satırlarını da bilir,
Ege’nin stratejik önemini de bilir.
Türk Milleti Şunu Bilmelidir
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.
Ama aynı zamanda bir devlet aklına sahiptir.
Eğer bir gün gerçekten Türk toprağı işgal edilmişse…
O gün mesele diplomasi olmaktan çıkar.
O gün mesele egemenlik olur.
Ve tarih şunu defalarca göstermiştir:
Türk milleti egemenliğine uzanan eli geç affeder, ama asla unutmaz.

Strateji Uzmanı  Gazeteci  Yazar
Gökalp Şentür

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss