Zaza Gerçeğini Çarpıtamayacaksınız

Gökalp Şentürk
gokalpsenturk@gmail.com -Bu ülkede bazı çevreler var ki, tarihle yüzleşmek yerine tarihi zorlar.
Kavramları yerinden söküp ideolojilerinin aparatına dönüştürürler.
Yetmez, bir halkın adını, dilini, hafızasını da bu zorlamaya kurban etmek isterler.
Bugün Zaza realitesi üzerinden yürütülen Kürtçü manipülasyon, işte bu zihniyetin ürünüdür.
“Ekrâd” kelimesini etnik bir mühür gibi kullanarak Zazaları Kürtleştirme gayreti; ilimle değil, niyetle açıklanabilir.
Ekrâd Bir Millet Adı Değildir
Tarihi metinler açıktır.
Klasik Arapça ve Farsça kaynaklarda “Ekrâd”:
konar-göçer,
aşiret düzeninde yaşayan,
yerleşik olmayan toplulukları ifade eden sosyal bir tasniftir.
Irk sormaz.
Dil sormaz.
Soy kütüğü tutmaz.
Hayat tarzına bakar.
Bunu bilmeyen konuşuyorsa cahildir.
Bildiği hâlde çarpıtıyorsa niyeti bozuktur.
Osmanlı Arşivleri Bu Masalı Parçalıyor
Osmanlı kayıtları ortadadır:
Ekrâd-ı Türkmen
Ekrâd-ı Yörük
Ekrâd-ı Zaza
Bu ifadeler nettir.
Ekrâd üst tanımdır.
Türkmen, Yörük, Zaza alt kimliktir.
Eğer Ekrâd etnik olarak “Kürt” demek olsaydı; Türkmen de Kürt olurdu, Yörük de Kürt olurdu, Bu topraklarda göçer yaşayan herkes Kürt sayılırdı.
Buna tarih denmez.
Buna aklı inkâr denir.
Evliya Çelebi’yi Bile Eğip Bükmekten Çekinmediler
Evliya Çelebi’nin “Ekrâd-ı Zaza” ifadesini, bugünün etnik kavgasına delil diye sunanlar; ya metin okumayı bilmiyor ya da bilerek milleti kandırıyor.
Bu ifade “Zazalar Kürttür” anlamına gelmez.
Bu ifade “Zaza kökenli göçer bir aşiret” demektir.
Ama bu gerçek onların işine gelmez.
Çünkü ideoloji belgeyi sevmez.
Belge gerçeği söyler.
Yörük Ne İse, Ekrâd Odur
Türkçede Yörük dediğimiz yaşam biçimi, Arapça ve Farsça metinlerde Ekrâd olarak yazılmıştır.
Aynı hayat.
Aynı düzen.
Farklı kelime.
Bunu anlamamak için tarih bilmemek yetmez, art niyet gerekir.
Bu Milletin Hafızası Deneme Tahtası Değildir
Zazalar bu toprakların insanıdır.
Türk milletinin tarihsel kader ortaklarındandır.
Kültürüyle, diliyle, hafızasıyla vardır.
Onları masa başı etnik projelere malzeme etmek, sadece Zazalara değil, Türk milletinin ortak tarihine saldırıdır.
Bu topraklarda kimlik, bildiriyle değil, propagandayla değil, yabancı akıllarla hiç değil; bin yıllık kader birliğiyle şekillenmiştir.
Tarih burada duruyor.
Belgeler burada duruyor.
Ve gerçek, ne kadar bastırılırsa bastırılsın,
bir gün mutlaka konuşur.
Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar