26 Şubat 2026 - Perşembe

*Hocalı Bir Milletin Hafızasına Kazınan Ateş*

*Hocalı Bir Milletin Hafızasına Kazınan Ateş*

Yazar - Gökalp Şentürk
Okuma Süresi: 4 dk.
202 okunma
Gökalp Şentürk

Gökalp Şentürk

gokalpsenturk@gmail.com -
Takip EtGoogle News

*Hocalı  Bir Milletin Hafızasına Kazınan Ateş* 

Tarih bazen susar…
Ama milletler susmaz.
26 Şubat 1992 gecesi Hocalı’da kurşunlanan sadece 613 masum sivil değildi. O gece insanlık kurşuna dizildi. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar… Karlar üzerine düşen bedenler, aslında dünyanın çifte standardını da gözler önüne serdi.
Bu bir savaş değildi.
Bu bir cephe çatışması değildi.
Bu planlı bir imhaydı.
Ve biz adını doğru koyarız: Soykırım.
Aradan yıllar geçti. Karabağ azat edildi. İşgal sona erdi. “Muzaffer Azerbaycan” artık kendi toprağında dimdik duruyor. Peki mesele kapandı mı? Hayır. Toprak geri alınabilir; ama adalet yerini bulmadan tarih kapanmaz.
Bugün Azerbaycan devleti, Hocalı’da sorumluluğu bulunan isimlerle ilgili hukuki dosyaları toplamış durumda. Ulusal yargı mekanizmaları işletiliyor, deliller kayıt altına alınıyor, uluslararası hukuk zemini zorlanıyor. Süreç ağır ilerliyor olabilir. 
Çünkü uluslararası sistem güçlüye karşı hızlı, mazluma karşı yavaştır. Ama şunu herkes bilsin: Devletler sabırla yürür. Türk milleti hafızasını kaybetmez. Hocalı’nın hesabı zaman aşımına uğramaz.
Ermenistan ile konuşulan nihai barış meselesine gelince… Gerçek barış hakikat üzerine kurulur. Soykırım inkâr edilerek atılan imza, sadece teknik bir metindir. Hocalı’nın tanınması ve özrün dile getirilmesi tarihî bir yüzleşme olur. Olmazsa ne olur? O zaman barış kırılgan olur. Çünkü inkâr devam ederse acı da devam eder. Azerbaycan bugün önceliğini toprak bütünlüğünün tanınmasına vermiştir; fakat tarihî hakikatin kayda geçmesi er ya da geç masaya gelecektir. Hakikat ertelenebilir ama yok edilemez.
İşgalden kurtarılan topraklarda bugün hummalı bir inşa süreci var.
Yollar yapılıyor. Akıllı köy projeleri yükseliyor. Altyapılar kuruluyor. Hocalı yeniden ayağa kaldırılıyor. Ama ben şuna inanırım: Bir şehir betonla değil, ruhla dirilir. Hocalı eski ruhuna ne zaman kavuşur biliyor musunuz? Oraya ilk çocuk korkmadan koştuğunda… Bir anne camını tereddütsüz açtığında… Ezan sesi dağlarda yankılandığında… İşte o gün Hocalı gerçekten dirilmiş olur.
Bugünün Azerbaycan gençliği için Hocalı bir mağduriyet hikâyesi değildir artık. O, bir bilinçtir. Bir direniş mayasıdır. Hocalı, gençliğe şunu öğretti: Güçlü olmazsan seni ezerler. Devletine sahip çıkmazsan toprağını kaybedersin. Karabağ zaferi, Hocalı’da dökülen kanın yerde kalmadığının ilanıdır. Bu yüzden “Muzaffer Azerbaycan” gençliği Hocalı’yı gözyaşıyla değil, iradeyle anıyor.
Ve mesele yalnızca Karabağ değildir.
Zengezur Koridoru açıldığında, bu sadece bir ulaşım hattı olmayacaktır. Bu, Türk dünyasının koparılmış damarının yeniden birleşmesidir. Ankara’dan Bakü’ye, oradan Türkistan’a uzanan stratejik bir bağdır. Hocalı bize parçalanmanın bedelini gösterdi. Zengezur ise birleşmenin gücünü gösterecek. Adalet tam tecelli ettiğinde ve Türk dünyası arasındaki engeller kalktığında, Hocalı’nın hatırası sadece bir acı değil; bir stratejik uyanışın adı olacaktır.
Hocalı bir yas günü değildir sadece.
Hocalı bir millet disiplinidir.
Bir hafıza nöbetidir.
Unutan kaybeder.
Hatırlayan güçlenir.
Biz hatırlıyoruz.
Ve bu hafıza dimdik ayaktadır.

Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı  Gazeteci Yazar

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss