*KÂBE’DE HACILAR… AMA BİZ NEREDEYİZ?*
*KÂBE’DE HACILAR… AMA BİZ NEREDEYİZ?*

Gökalp Şentürk
gokalpsenturk@gmail.com -*KÂBE’DE HACILAR… AMA BİZ NEREDEYİZ?*
Son günlerde bir ilahi düştü memleketin diline.
Celal Karatüre söylüyor…
Adı: “Kâbe’de Hacılar.”
Sosyal medyada dolaşıyor. Evlerde çalıyor. Arabalarda yankılanıyor.
“7’den yetmişe dillere dolandı” diyorlar.
Peki soruyorum:
Kâbe’de hacılar var da…
Bu milletin gönlünde gerçekten hac var mı?
Bu toplumun yüreğinde gerçekten teslimiyet var mı?
Kâbe; bir taş yapı değildir.
Kâbe; istikamet demektir.
Kâbe; yönünü kaybetmiş insanlığa kıble demektir.
Biz neyi kıble edindik?
Gençlerimiz sanal kumar bataklığında,
Ailelerimiz tüketim çılgınlığında,
Sokaklarımız kimlik bunalımında.
Ama ilahi dinliyoruz.
Sözler gözyaşı döktürüyor.
Ezgi kalbimizi titretiyor.
Fakat hayatlarımız değişmiyor.
İşte mesele burada!
Bu millet sıradan bir millet değildir.
Bu millet Malazgirt’te secdeyle şahlanan,
Çanakkale’de ezanla dirilen,
Sakarya’da imanla ayağa kalkan millettir.
Kâbe’yi sadece uzakta bir mukaddes belde olarak görmeyiz biz.
Kâbe, bizim medeniyetimizin kalbidir.
Türk milleti tarih boyunca İslam’ın sancaktarlığını yapmıştır.
Ama sancaktarlık sadece sloganla olmaz!
Eğer “Kâbe’de Hacılar” diyorsak;
Bu ülkede harama karşı da dimdik duracağız.
Emanete sahip çıkacağız.
Adaleti ayakta tutacağız.
Yetimin başını okşayacağız.
Kul hakkından titreyeceğiz.
Yoksa ilahi sadece fonda çalan bir ezgi olur.
Bakın açık konuşayım:
Bu millet ya köklerine dönecek,
Ya da rüzgârın önünde savrulacak.
Bizim özümüz imanla yoğrulmuştur.
Bizim mayamız Kur’an’dır.
Bizim karakterimiz şehadetle yazılmıştır.
Kâbe’de hacılar tavaf ederken,
Biz burada neyin etrafında dönüyoruz?
Makâmın mı?
Paranın mı?
Nefsin mi?
İşte tokat gibi soru budur!
Celal Karatüre’nin ilahisi güzel.
Duygulu. Samimi. İçten.
Ama asıl mesele şu:
O ilahi bizi ayağa kaldıracak mı?
Eğer bu eser bir silkinişe vesile olursa,
Gençliğimiz özüne dönerse,
Ailelerimiz yeniden dirilirse,
Türk milleti hem imanıyla hem ahlakıyla yeniden şahlanırsa…
İşte o zaman gerçekten “dillere dolanmış” olur.
Aksi hâlde,
Bir şarkı gelir geçer.
Bir gündem olur söner.
Bir duygu yükselir dağılır.
Bizim ihtiyacımız olan şey bir ezgi değil,
Bir diriliştir.
Kâbe’ye yüzümüz dönük olacak.
Ama aynı zamanda bu toprağa kök salacağız.
Hem Müslüman olacağız,
Hem Türk kalacağız.
Hem inançlı,
Hem vakur.
Bu millet diz çökmemiştir.
Bu millet özünü kaybetmemelidir.
Kâbe’de hacılar var…
Peki biz, bu çağın imtihanında neredeyiz?
Karar bizim.
Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar