Birlik Lokması, Hızır Nefesi

Gökalp Şentürk
gokalpsenturk@gmail.com -Mezhep Üzerinden Operasyon Yapanlara Cevaptır.
Sünni inançlı bir Türk olarak, TV262 ekranlarında yaptığımız yayınlarda şunu özellikle önemsedim:
Bilmeden konuşmamak, tanımadan hüküm vermemek.
TOY VAKTİ programımızda Kocaeli Cemevi dedelerimizi konuk ettik;
Derince Çınarlı Cemevi Dedesi Kurtuluş Halisçelik,
Körfez Cemevi Dedesi Kekil Yıldız,
İzmit Gültepe Cemevi Dedesi Hilmi Yıldız
ve İzmit Tavşantepe Cemevi Dedesi Hıdır İncesu ile birlikte, üç hafta boyunca her çarşamba günü canlı yayınlar gerçekleştirdik.
Bu yayınlarda slogan atmadık.
Kimseyi suçlamadık. Mezhep yarıştırmadık.
Alevi inancını,
Alevi dedelerinin ağzından, bu milletin kendi diliyle anlattık.
Çünkü bu ülkede asıl sorun inançlar değil; inançlar üzerinden kurulan operasyonlardır.
Yaptığımız yayınların ardından, Kurtuluş Dedemizin davetiyle, eşimle birlikte Derince Çınarlı Cemevi’ne gittik.
O akşam Hızır Orucu’nun ardından yapılan Hızır Cem’i vardı.
Bir mekâna değil, birliğe gittik.
Buradan özellikle altını çiziyorum:
Hızır, uydurulmuş bir figür değildir.
Hızır, masal hiç değildir.
Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresi’nde anlatılan “ilm-i ledün sahibi kul”, İslam irfanında Hızır olarak kabul edilir.
Musa Peygamber’e sabrı, hikmeti ve zahirin ötesini öğreten o yolculuk; aslında insana haddini bilmenin dersidir.
Türk irfanında ise Hızır;
Darda kalanın yetişeni,
Mazlumun yanında beliren vicdan,
Paylaşmayı, sabrı ve rızayı temsil eden manadır.
Yani Hızır, Kur’an’dan kopuk değildir, Türk’ten hiç kopuk değildir.
Tam tersine,
Bu topraklarda İslam’ın vicdanla yoğrulmuş hâlidir.
Hızır Orucu da bu yüzden sadece aç kalmak değildir.
Nefsini dizginlemektir.
Komşunun derdiyle dertlenmektir.
Lokmayı paylaşmadan boğazdan geçirmemektir.
Hızır Cem’i ise bu irfanın meydanıdır. Kimsenin kimliğine bakılmaz.
Mezhep sorulmaz. İnsan, insan olduğu için başköşeye oturur.
Biz de orada canlarla bir olduk.
Lokma yedik.
Sohbet ettik.
Şimdi buradan açık ve net konuşuyorum:
Alevi ile Sünni’yi karşı karşıya getirmeye çalışanlar bu milletin dostu değildir.
Mezhep üzerinden siyaset devşirenler, tarih boyunca bu topraklarda fitnenin taşeronluğunu yapmıştır.
Dün Haçlı aklı bunu yaptı, bugün emperyal akıl aynı oyunu sahneliyor.
Ama tutmaz.
Çünkü bu millet Çanakkale’de mezhep sormadan şehit verdi.
Kurtuluş Savaşı’nda cem evini de camiyi de cephe bildi.
Aynı bayrağın altında can verdi.
Alevi’yi ötekileştiren akıl, Türk milletine düşmandır.
Sünni’yi hedef alan dil, bu devleti zayıflatmak ister.
Bunun başka izahı yoktur.
Çınarlı Cemevi’nde gördüğüm şey “farklılık” değildi.
Gördüğüm şey, aynı kökten beslenen Türk-İslam irfanıydı.
Bugün bu millet dardadır.
O halde birbirimize Hızır olma vaktidir.
Birbirimize bağırma değil, birbirimizi anlama vaktidir.
Bölmeye çalışanlara inat,
Biz biriz.
Beraberiz.
Ve bu topraklarda birlik hâlâ mümkündür.


Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar