Halep’te Türk’ün Vicdanı, Suriye’de Devletin Geri Dönüşü
Halep’te bugün yaşanan, sadece bir askeri operasyon değil; Emperyalizme karşı, bölge halklarının verdiği bir istiklal refleksidir.

Gökalp Şentürk
gokalpsenturk@gmail.com -Gece saat üçe kadar süren çatışmalar…
Saat dokuzda dolan bir süre…
Ve ardından Halep’in üstüne çöken o ağır, derin sessizlik…
Bu sessizlik bir barış değil;
Bu sessizlik, bir işgalin sona erişidir.
Yıllardır ABD’nin silahıyla, İsrail’in aklıyla, emperyalizmin parasıyla Halep’in kalbine çöreklenen YPG/SDG, bugün Suriye ordusunun karşısında tutunamıyor.
Eşrefiyye, Beni Zeyd…
Bunlar artık terör haritalarında değil, Suriye’nin gerçek şehir planında yeniden yerini alıyor.
Bugün Şeyh Maksud’a sıkışan sadece bir silahlı örgüt değil;
ABD’nin Ortadoğu’da kurmak istediği “Kürt koridoru” masalıdır.
CIA’nın masa başında çizdiği sınırlar, Halep’in sokaklarında bozuluyor.
Ve buradan açıkça yazıyorum:
YPG, bir halkın temsilcisi değil, bir emperyalist aparattır.
PKK’nın Suriye şubesidir.
Onu “müttefik” diye pazarlayanlar, Ortadoğu’nun haritasını kanla yeniden çizmek isteyenlerdir.
Halep, sıradan bir şehir değildir.
Halep, Türk tarihinin de bir parçasıdır.
Osmanlı’nın ticaret kapısı, Türkmen’in yurdu, Türk-İslam medeniyetinin kalelerinden biridir.
Oraya çöken YPG, sadece Suriye’yi değil, Türk’ün tarihsel hinterlandını da işgal etmiştir.
Bugün Halep’te yaşanan şudur:
Devlet geri dönüyor.
Silah zoruyla kurulan terör gettoları çöküyor.
Batı medyası şimdi ne diyecek biliyor musunuz?
“YPG sivilleri koruyordu.”
“Direniş vardı.”
“İnsan hakları…”
Oysa Halep halkı, yıllardır YPG’nin zorla silah altına aldığı çocukları, gasp edilen evleri, terör mahkemelerini biliyor.
Orada bir “özerklik” değil, bir terör diktası vardı.
Türkiye açısından da bu tablo hayati önemdedir.
Çünkü Halep’te YPG tutunsaydı, sırada Afrin’in, Kilis’in, Hatay’ın güvenliği olacaktı.
Terör sınırımıza bir kez daha beton gibi dökülecekti.
Bugün Halep’te susan silahlar, Ankara’da bir nefeslik rahatlamadır.
Ama bu iş bitmedi.
Şeyh Maksud düştüğünde, sadece bir mahalle değil; Washington’un Suriye planı çökecek.
Türk milleti şunu artık açıkça görmelidir:
Bu coğrafyada ya devletler ayakta kalır ya da terör devletçikleri kurulur.
Üçüncü yol yoktur.
Halep’te bugün yaşanan, sadece bir askeri operasyon değil;
Emperyalizme karşı, bölge halklarının verdiği bir istiklal refleksidir.
Ve tarih bize şunu öğretmiştir:
Türk’ün vicdanı, Halep’te de zulmün karşısında durur.
Harita çizen değil, kader yazan olur.
Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar