22 Mayıs 2026 - Cuma

İstanbul Bilgi Üniversitesi Olayında Çözüm Ne?

İstanbul Bilgi Üniversitesi Olayında Çözüm Ne?

Yazar - Prof. Dr. Derya Berrak - Sosyolog - Arkeolog -Yazar
Okuma Süresi: 5 dk.
155 okunma
Prof. Dr. Derya Berrak  -  Sosyolog - Arkeolog  -Yazar

Prof. Dr. Derya Berrak - Sosyolog - Arkeolog -Yazar

profdrderyaberrak@outlook.com -
Takip EtGoogle News

İstanbul Bilgi Üniversitesi Olayında Çözüm Ne? 


Şirketlerle eğitim kurumlarının aynı teraziye konması fikrini herşeyden önce vatandaş olarak, anne olarak yanlış buluyorum. Ticari bir organizasyon, holding finansal ya da hukuki sorunlar yaşadığında fabrikası kapanabilir. Ancak üniversiteler ticarethane değildir. Uygulanan hukuki süreç, üniversiteyi yok etme operasyonuna dönüşmemelidir. Amaç, kurumu sorunlu sermaye yapısından temizlemek olmalıdır. Üniversitenin tüm kampüsleri, laboratuvarları ve akademik kadrosu dondurularak, garantör devlet üniversitesinin hamiliğinde Özel Statülü Özerk Kampüs modeline geçirilebilir.  Üniversitenin adı, markası ve birikimi korunarak arkasındaki sorunlu yapıyı düzeltmek amaç olmalıdır. 

​Kampüslerde şu an büyük bir belirsizlik ve gelecek kaygısı hakim. Gençler diplomalarının prestijini kaybetmesinden, derslerinin yanmasından korkuyorlar. Süreci yönetmek adına acil bir dijital entegrasyon masası kurulmalıdır.

 Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin mevcut ders programları ve kazanılmış hakları, geçiş yapacakları garantör üniversitede birebir korunmalıdır. Öğrenci mezun olduğunda, diplomasında eski okulunun akademik programını başarıyla tamamladığı açıkça belirtilmelidir. Bu sayede gençlerin iş dünyasındaki ve uluslararası alandaki diploma prestiji  korunmuş olur.

​Bir üniversiteyi, eğitim kurumunu beton binalardan ibaret gibi düşünmemeliyiz. Kaliteyi belirleyen elbette hocaların zihninde gençlerimize aktaracakları tecrübe ve bilgidir. Bilgi Üniversitesi’nin yetişmiş, nitelikli kadrosunun dağılması ülke bilimi için kayıp olur. Tasfiye bütçesinden ve devlet fonlarından öncelikli olarak akademisyenlerin hakları ödenmelidir. Mevcut hocalar ve araştırmacılar, üzerinde çalıştıkları ulusal ya da uluslararası projelerle birlikte garantör üniversitenin bünyesine dahil edilmelidir. Bilimsel üretim ve araştırmalar tek bir gün bile kesintiye uğramadan devam etmelidir.

​Bu krizden çıkarılması gereken en önemli ders bence vakıf üniversitelerinin mali yapılarının  değiştirilmesi gerektiğidir. Üniversitelerin birer holding iştiraki gibi konumlandırılmasının acilen önüne geçilmelidir. Vakıf üniversitelerinin gelirleri ve mal varlıkları, kurucu şirketlerin ticari risklerinden tamamen bağımsız, devlet güvenceli Eğitim Fonları bünyesinde toplanabilir. Şirket batsa bile, fon sadece üniversiteyi ayakta tutmak için harcanır ve holding borçları yüzünden haczedilmez. Münferit kriz ve olaylardan gerekli dersleri çıkarıp doğru modelleri kurabilirsek çözümlerin kalıcı olacağını düşünüyorum 

​Dilerim Bilgi Üniversitesi’nin kurumsal hafızası hırpalanmadan, öğrencileri mağdur edilmeden bu krizi atlatırız. Öte yandan, Bilgi Üniversitesi kararının yarattığı sarsıntının, hukuki ve mali boyutunun ötesinde, binlerce insanın hayatını doğrudan etkileyen sosyolojik ve psikolojik kırılma barındırdığına da dikkat çekmek istiyorum. Üniversiteler eğitim alınan yerler olmasının dışında gençlerin kimlik kazandığı, sosyalleştiği ve aidiyet hissettiği yaşayan alanlardır. Bir gecede kurumsal yapının dağılması, kampüs kültürünün ve aidiyet bağlarının kopması anlamına gelir. Bu durum, gençlerde toplumsal kurumlara ve geleceğe yönelik bir güvensizlik duygusu tetikleyebilir. Sosyal yapının dağılmasını önlemek için öğrencilerin ve hocaların yeni geçiş sürecinde yabancı veya sığınmacı gibi hissetmeyecekleri bir zemin kurulmalıdır. Geçiş yapılan garantör üniversite çatısı altında, Bilgi Üniversitesi’nin öğrenci kulüpleri, sosyal etkinlikleri ve kültürel alanları aynen korunmalıdır. Topluluk ruhunun yatay geçişlerle dağılmasına izin verilmemeli, öğrencilerin kendi arkadaş grupları ve hocalarıyla bağlarını sürdürebileceği ortak kampüs alanları tahsis edilmelidir.

Öğrenciler ve aileleri için ani kapatılma kararı yoğun bir gelecek kaygısı, belirsizlik ve haksızlığa uğramışlık hissi yaratır. Gece gündüz sınavlara çalışarak girilen, büyük paralar veya emekler ödenen bir okulun elden gitmesi, genç yaşta bir güvencesizlik travmasına yol açar. Benzer şekilde, hayatını buraya adamış akademisyenler ve idari personel de ciddi bir işsizlik ve değersizlik psikolojisiyle karşı karşıyadır. Belirsizlik, kaygının en büyük besleyicisidir. Bu yüzden psikolojik hasarı azaltmanın ilk yolu şeffaf ve kesintisiz iletişimdir. Acil bir Psikososyal Destek ve Bilgilendirme Masası kurulmalıdır. Öğrencilere ve hocalara Yalnız değilsiniz, haklarınız güvence altında mesajı her gün güncellenen net bir takvimle ve rehberlik desteğiyle verilmelidir. Kurulacak ücretsiz psikolojik danışmanlık hatları ve yüz yüze destek merkezleri, bu zorlu geçiş sürecinde gençlerin kaygı seviyesini yönetmelerine yardımcı olacaktır.

Bu süreci mağduriyet hikayesi olmaktan çıkarıp toplumsal  dayanışma ve kriz yönetimi başarısına dönüştürmek bence hala mümkün

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss