TÜRKİYE’NİN YENİDEN YÜKSELİŞİ İÇİN ORTAK SORUMLULUK
TÜRKİYE’NİN YENİDEN YÜKSELİŞİ İÇİN ORTAK SORUMLULUK

Zeydan Aydın
zeydanaydin@gmail.com - 05417332354TÜRKİYE’NİN YENİDEN YÜKSELİŞİ İÇİN ORTAK SORUMLULUK
Bir ülkenin gerçek gücü yalnızca ekonomisiyle ölçülmez. Güçlü devlet olabilmek; üretim yapabilen, adalet duygusunu koruyabilen, gençlerine umut verebilen ve geleceğe dair ortak hedefler oluşturabilen bir toplum inşa etmekle mümkündür.
Bugün Türkiye olarak zor bir dönemden geçtiğimiz inkâr edilemez. Ekonomik sıkıntılar, artan hayat pahalılığı, işsizlik, üretim maliyetleri ve toplumsal kaygılar toplumun her kesiminde hissedilmektedir. Ancak bütün bu zorlukların içerisinde unutulmaması gereken önemli bir gerçek vardır: Bu ülke, geçmişte olduğu gibi bugün de ayağa kalkabilecek güce sahiptir.
Çünkü Türkiye’nin en büyük sermayesi; insanıdır.
Özellikle genç nüfusumuz, girişimci ruhumuz ve üretme potansiyelimiz doğru yönlendirildiğinde bu ülkenin yeniden güçlü bir ekonomik yapıya ulaşmaması için hiçbir sebep yoktur. Fakat bunun için öncelikle kısa vadeli düşüncelerden uzaklaşıp uzun vadeli bir kalkınma anlayışını benimsemek gerekmektedir.
Artık tüketen değil üreten bir toplum anlayışını güçlendirmeliyiz.
Tarım yeniden stratejik bir alan hâline getirilmeli, sanayi üretimi desteklenmeli, küçük işletmeler korunmalı ve yerli üreticinin ayakta kalabilmesi için daha güçlü ekonomik modeller oluşturulmalıdır. Çünkü ekonomik bağımsızlığın temelinde üretim vardır.
Diğer yandan eğitim konusu yalnızca bireysel değil, doğrudan ülkenin geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Gençlerin sadece diploma sahibi olması değil; meslek sahibi, düşünebilen, araştırabilen ve çözüm üretebilen bireyler olarak yetişmesi gerekmektedir.
Bugün birçok gencimiz gelecek kaygısı taşımaktadır. Oysa bir ülkenin gençleri umudunu kaybetmeye başladığında, asıl kayıp o noktada başlar. Bu nedenle gençlere yeni fırsatlar sunulmalı, girişimcilik desteklenmeli ve üretime katılabilecekleri alanlar artırılmalıdır.
Aynı zamanda toplum olarak birbirimize olan güvenimizi yeniden güçlendirmeliyiz.
Çünkü güçlü devletler yalnızca ekonomiyle değil; birlik duygusuyla ayakta kalır. Ayrışmanın değil dayanışmanın büyüdüğü bir anlayış, Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
Bugün artık herkesin aynı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gereken bir dönemdeyiz. Devlet kurumları, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve gençler ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmelidir. Çünkü kalkınma yalnızca bir kesimin değil, milletin tamamının ortak mücadelesiyle mümkündür.
Bu ülke geçmişte büyük mücadeleler verdi. Zor dönemlerden geçti. Ama her defasında yeniden ayağa kalkmayı başardı.
Bugün de ihtiyaç duyulan şey; karamsarlık değil, bilinçli bir mücadele ruhudur.
Çünkü Türkiye’nin geleceği hâlâ güçlüdür. Yeter ki ortak hedefler etrafında birleşmeyi bilelim.