20 Mayıs 2026 - Çarşamba

Bir İZ Bırakmaya Var mısınız?

Bir İZ Bırakmaya Var mısınız?

Yazar - Ömer Karataş
Okuma Süresi: 5 dk.
167 okunma
Ömer Karataş

Ömer Karataş

karatasomer@gmail.com -
Takip EtGoogle News

Bir İZ Bırakmaya Var mısınız?

Sanayinin başkenti Kocaeli’de hayat çok erken başlar.

Sabah daha hava aydınlanmadan servisler yollara düşer.
Fabrikaların ışıkları yanar.
Birileri vardiyaya gider, birileri dükkân açar.

Bu şehirde herkesin bir telaşı vardır.

İnsanlar çalışır…
Koşturur…
Geçim derdi verir…

Ama bazen insan şunu düşünüyor:

Bu kadar koşuşturmanın içinde,
kaç kişi gerçekten kendi hayalini yaşayabiliyor?

Kaç kişi yıllar önce içinden geçen o cümleyi hâlâ hatırlıyor:

“Bir gün ben de başaracağım…”

 

Geçenlerde seminer için gittiğim bir okulda genç bir mucitle karşılaştım.

TEKNOFEST için yaptığı projeyi gösterdi bana.

Parası yetmediği parçaları sanayiden toplamış.
Bazısını kendi yapmış.

“Zor olmuyor mu?” dedim.

Döndü bana şöyle dedi:

“Hocam, insan isterse yol buluyor.”

Bakın…

Bazen bir cümle insanın aklına çakılıyor.

Çünkü mesele çoğu zaman imkân değil.

Mesele insanın içindeki hevesi kaybetmesi.

 

Bugün herkes aynı şeyi söylüyor:

“Şartlar zor…”

Doğru.

Ama dünya üzerinde kolay başarı hikâyesi yok zaten.

Şimdi size neden bunları anlattığımı söyleyeyim.

Geçtiğimiz günlerde Marsilya’da yapılan uluslararası bir yarışmada Türk gençleri dünya birincisi oldu.

Ve o ekibin içinde dayımın kızı Zehra Hümeyra Tedik de vardı.

Bir ağabey olarak onun nasıl çalıştığını yakından gördüm.

Sabahlara kadar uğraştığı günleri…
Olmadığında yeniden denediğini…
Vazgeçmediğini…

İnsan ister istemez mutlu oluyor.

Çünkü senin ailenden bir genç çıkıp dünyanın öbür ucunda ülkesini temsil ediyor.

İnsan bunu görünce içten içe seviniyor.

Açıkçası insanın içi ısınıyor.

Böyle şeyleri görünce insanın umutları tazeleniyor.

Çünkü o zaman şunu anlıyorsun:

Bu memleketin çocuklarında gerçekten cevher var.

 

Ama bir taraftan başka bir şey daha görüyorum.

Herkes telefona gömülmüş durumda.

Saatlerce video…
Saatlerce boş kaydırma…

Bir bakıyorsun akşam olmuş.

İnsan kendi kendine şu soruyu sormalı:

“Ben bugün kendim için ne yaptım?”

Bir kitap mı okudun?
Bir şey mi öğrendin?
Hayaline yaklaşabildin mi?

Yoksa günü sadece tüketerek mi geçirdin?

 

Bakın dostlar…

Hayal kurmanın yaşı yok.

Bir tarafta dünya şampiyonu gençler var.

Diğer tarafta elli yaşından sonra patent alan insanlar.

Demek ki mesele yaş değilmiş.

Mesele insanın içinde hâlâ ateş kalıp kalmamasıymış.

 

Şuna inanıyorum:

Bu ülkenin hâlâ çok iyi insanları var.

Çalışan gençleri var.
Üreten insanları var.
Pes etmeyenleri var.

Yeter ki insanlar kendinden vazgeçmesin.

Çünkü insan bazen bir adımla bütün hayatını değiştiriyor.

Ve bazen o ilk adım, yıllar sonra geriye dönüp baktığında bıraktığın izin başlangıcı oluyor.

 

Şimdi kendinize son bir soru sorun:

Bu dünyadan gelip geçerken sadece yaşayıp gidenlerden mi olacaksınız…

Yoksa gerçekten arkasında bir iz bırakanlardan mı?

Çünkü günün sonunda insanın geriye bıraktığı şey;
Ne arabası…
Ne makamı…
Ne de cebindeki para oluyor.

Geriye sadece yaptığı işler, dokunduğu hayatlar ve bıraktığı iz kalıyor.

İşte bu yüzden;

Hayal kuranlara…
Üretenlere…
Vazgeçmeyenlere…
Düştüğü yerden yeniden kalkanlara…

Kısacası bu hayatta bir iz bırakmak için mücadele eden herkese selam olsun.

Ömer KARATAŞ
Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss