Söz Yoruldu, Sıra Lisan-ı Hâlle Şifada!

Ömer Karataş
karatasomer@gmail.com -Bağımlılıkla mücadelede yüzlerce aileye şahitlik etmiş bir dost tavsiyesi:
Konuşmayı bırakın, ‘hâl’ diline geçin.
Şu an bu satırları okurken içinizden,
"Ne söylediysem kâr etmedi, dilimde tüy bitti" diyor olabilirsiniz.
Haklısınız.
Hem de çok haklısınız.
Yıllardır binlerce ailenin evindeki yangına şahitlik etmiş biri olarak söylüyorum:
Kelimeler bazen yorulur.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve tıp dünyası, bağımlılığı artık bir "ahlak sorunu" veya "irade zayıflığı" olarak değil; tıpkı diyabet veya tansiyon gibi kronik bir beyin hastalığı olarak tanımlıyor.
Gelin artık gerçekle yüzleşelim: Bu Bir İrade Meselesi Değil…
Yeşilay’ın güncel verileri de bu acı tabloyu destekliyor:
Türkiye’de bağımlı bireylerin büyük bir çoğunluğu, maalesef aile içindeki iletişim kazaları ve duygusal boşluklar sonrası bu yola sürükleniyor.
Siz bağırdıkça beyindeki savunma mekanizması devreye giriyor;
O genç; cep telefonuna, tablete, bilgisayar oyunlarına ve maddeye daha çok sığınıyor.
Yüksek perdeden verilen her ders, sadece aşılmaz duvarlar örüyor.
Sırlı Bir Formül: Lisan-ı Hâl
Peki, ne yapmalıyız?
Kadim geleneğimizin bağrında saklı, sırlı bir reçete var:
"Lisan-ı hâl, lisan-ı kalden üstündür."
Yani duruşunuz, sözünüzden daha yüksek sesle konuşur.
Bir bağımlıya sürekli "Neden?" diye sormak, aradaki son bağı koparmaktan başka işe yaramaz.
Bunun yerine psikolojideki "Kırık Plak" yöntemini kuşanın:
• Kavga etmeden, sesinizi yükseltmeden sakince sınırlarınızı çizin.
• Net olun ve o vakur duruşunuzdan milim sapmayın.
• Bağırmayın; sadece orada ve sağlam durun.
Konuşarak aşamadığınız o beton duvarları, bazen sadece yan yana sessizce yürüyerek yıkabilirsiniz.
Bilimsel araştırmalar, doğada yapılan 40 dakikalık bir yürüyüşün beyindeki kortizol (stres hormonu) seviyesini %15 oranında düşürdüğünü kanıtlıyor.
Ergoterapi (uğraş terapisi) ile desteklenen süreçlerde, maddeye yeniden dönüş riskinin %40 daha azaldığı gözlemlenmiştir.
Birlikte atılan her adım, kandaki mutluluk hormonu serotonini artırırken, o yakıcı "aşermeyi" de bilimsel olarak söndürür.
Sözün Bittiği Yerdeyiz
Evladınız ya da eşiniz niyetinizi süslü cümlelerinizden değil, o kararlı ve sessiz duruşunuzdan okur.
Samimi olmayan sözcüklerin gürültüsünü bir kenara bırakın.
Dürüst ve sessiz bir temsil dili, kilitli sandığınız tüm kapıların en sahici anahtarıdır.
Şimdi derin bir nefes alın ve yorgun kelimelerinizi biraz dinlendirin.
İyileşmek için önce susun.
Kitap Önerim: ÖnlemSİZsiniz (Bağımlılık Aile Rehberi)
Yazar: Mehmet Demir
Bağımlılığı yalnızca bir irade eksikliği değil, bilimsel bir beyin hastalığı olarak ele alan bu rehber; aileler için bir yol haritası niteliğinde.
Yanlış algıları yıkarak umut dolu bir iyileşme süreci sunan bu eser, her ailenin kitaplığında mutlaka bulunmalı.
Yalnız Değilsiniz, Birlikte Başarabiliriz
Bilgiyle donanmak ve bu zorlu yolda artık tek başınıza yürümemek için biz buradayız.
"Ne yaptıysam olmadı" dediğiniz noktada; profesyonel rehberlik ve aile danışmanlığı için kapılarımız sizlere her zaman açık.
Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği
İletişim: 0262 300 55 72 – 0532 641 47 90
Instagram: @kocaelibm Web: www.kocaelibm.com

Ömer Karataş
Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı & İnşaat Mühendisi & İnşaat Teknik Öğretmeni