Sebep YOKSULLUK, Sonuç BAĞIMLILIK
Sebep YOKSULLUK, Sonuç BAĞIMLILIK

Ömer Karataş
karatasomer@gmail.com -Sebep YOKSULLUK, Sonuç BAĞIMLILIK (!)
Bugün mübarek Kadir Gecesi.

Bin aydan daha hayırlı olan bu gecenin anlamı, yalnızca bir ibadet gecesiyle sınırlı değildir; o aynı zamanda bir rehberliğin ve uyanışın gecesidir. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim; bizlere karanlıkları aydınlatan eşsiz bir yol gösterici olarak, sadece ahireti değil; bu mahallelerde, bu sokaklarda nasıl "insan" olmamız gerektiğini de öğretir.
“Başkan, Bu Çocuklar Neden Zehir Tacirlerinin Kucağına Düşüyor?”
Sokakta, caddede, yürüyüş yolunda…
Nereye gitsem aynı soru karşıma çıkıyor. Cevabım her seferinde aynı:
"Çünkü çoğu insan sorunun sadece görünen yüzüne bakıyor; ama o çocukların yaşadığı hayatı, o evin içindeki sessiz feryadı görmüyor."
Mesele, sadece bir irade meselesi değildir.
Mesele; çocuğun içine doğduğu o karanlık döngüdür.
O evde artık yemek değil, umutsuzluk pişiyor.
Çocuk, içindeki o büyük yoksunluk acısını dindirecek ne bulursa ona sarılıyor.
Bazen yanlış arkadaş, bazen yanlış sokak, bazen de o zehirli maddeler…
Dünya Sağlık Örgütü verileriyle: Yoksulluk içinde büyüyen çocukların Bağımlılık riski, akranlarına kıyasla 3 ila 5 kat daha fazladır.
İşte tam bu noktada, inancımızın bizlere sunduğu en güçlü sosyal denge aracı olan Zekat müessesesidevreye girmelidir. Zekat; sadece dini bir vecibe değil, sokağın karanlığına karşı çekilmiş maddi ve manevi bir kalkandır.
Karanlığın Maddi ve Manevi Panzehiri: ZEKAT
Eğer biz zekat müessesesini hakkıyla işletebilirsek; o boş buzdolabı dolar, o tencere kaynar ve babanın omuzlarındaki o ağır yük hafifler.
Zekat Maddi Panzehirdir: Yoksulluğun getirdiği çaresizliği giderir, çocuğu sokağın insafına terk etmez.
Zekat Manevi Panzehirdir: Toplumsal dayanışmayı artırarak gence; "Yalnız değilsin, kardeşlerin arkanda"mesajını verir.
Doğru yere ulaşan bir zekat, bir gencin hayata tutunmasını sağlayan en sağlam halattır.
Bir tepenin başına çıkıp şehrimize bakın. İzmit’in iki yüzünü de görün.
Gültepe, Tavşantepe ve Serdar Mahalleleri...
İlk bakışta manzara harika; deniz silueti insanı büyülüyor.
Ama aşağıya indiğinizde tablo değişiyor: Dar sokaklar ve çarpık yapılaşma...
Bir tarafta Yahya Kaptan gibi sosyal yaşamla dolu bölgelerde hayaller kurulurken; diğer tarafta gençlerimiz eksikliklerle, yoksunlukla yüzleşiyor. Bu sosyal eşitsizlik, gençlerin ruhunda derin bir yara açıyor.
Umut fakirleştiğinde, zehir fısıldıyor: "Gel, ben sana her şeyi unuttururum."
Ne Yapabiliriz?
Boşluğu sokak doldurur, umudu ise insan. Bizim reçetemiz hazır:
Uzatın Elinizi, Çekinmeyin!
Bir genci kurtarmak, bir mahalleyi kurtarmaktır.
Sebep yoksulluktur, sonuç ise bağımlılık.
Ama bir gerçek daha var: Bir çocuğun hayatı, bazen tek bir el uzandığında değişir.
Bu mübarek Kadir Gecesi’nde yapılacak en büyük dua; gençlerin umudunu kaybetmediği bir ülkedir. Gerçek "Kadir", sadece bir geceyi ihya etmek değil; gençlerin umutlarını korumayı akletmektir.
Bu mübarek gecenin tüm Kocaeli halkına hayırlar getirmesini diliyorum.
Uzatın elinizi... Çekinmeyin.
Ömer KARATAŞ
İnş. Müh. & İnşaat Teknik Öğretmeni
Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı