17 Ocak 2026 - Cumartesi

Google'ın Cevap Veremediği Tek Soru: "Biz Nereye Gidiyoruz?"

Eskiler derdi ki; insanın yolunu bulması, ayakta kalması için iki pusulası vardır:

Yazar - Ömer Karataş
Okuma Süresi: 4 dk.
Ömer Karataş

Ömer Karataş

karatasomer@gmail.com -
Google News

İnsanlık tarihi boyunca hiç bu kadar psikolojik rahatsızlığı, hiç bu kadar ruhsal bunalımı bir arada yaşamamıştık.

Tuhaf değil mi?

Psikoloji bilimi 200 yıldır var.

On binlerce uzman, binlerce kitap, sayısız ilaç var.

Ama insan ruhu hiç olmadığı kadar yorgun, hiç olmadığı kadar hasta.

Her şeyimiz var; evlerimiz sıcak…

Ama yüzümüz gülmüyor.

Peki, nerede hata yapıyoruz?

Neyi ıskalıyoruz?

Cevabı çok uzakta aramayın.

Cevap;  hemen şu an elinizde tuttuğunuz o telefonun ekranında ve unuttuğumuz o kadim terazide saklı.

Bilgi Kırıntısı mı, Hikmet mi?

Bizler, interneti icat edince her şeyi bildiğimizi sandık.

Cebimizdeki telefonla dünyanın bütün kütüphanelerine bağlandık.

Ama çok büyük bir yanılgımız var:

Biz "Malumat" ile "Hikmeti" birbirine karıştırıyoruz.

Arama motoruna yazıyorsunuz, saniyede milyonlarca sonuç önünüze dökülüyor.

Buna "malumat" denir. Yani bilgi kırıntısı.

İnternet size bir atom bombasının bile  nasıl yapılacağını

en ince detayına kadar anlatabilir.

Ama o bombayı kullanmanın neden insanlık dışı olduğunu,

o düğmeye basmamanın erdemini, yani "Niçin"ini anlatamaz.

İşte tam burada, eskimeyen o Anadolu irfanına kulak verelim.

İki Türlü Akıl: Meâş ve Meâd 

Eskiler derdi ki; insanın yolunu bulması, ayakta kalması için iki pusulası vardır:

1. Akl-ı Meâş (Geçim Aklı):

Bu, bizim gündelik işlerimizi çeviren akıldır.

Mühendisliktir, matematiktir, ticarettir.

Karnımızı doyurmaya, evimizi yapmaya, hesap kitap yapmaya yarar.

Bugün elimizdeki telefonlar, yapay zekalar, o devasa teknoloji...

Hepsi "Akl-ı Meaş"ın zirvesidir.

Bu akıl bize en sağlam evi yaptırır. En hızlı arabayı ürettirir.

Haritadaki en kısa yolu gösterir.

Buraya kadar harika. Ama bir de ikincisi var ki, işte biz onu kaybettik.

2. Akl-ı Meâd (Mana Aklı):

Bu akıl, "sonunu düşünen" akıldır. Vicdandır, kalptir, maneviyattır.

Akl-ı Meâş sana evi yaptırır ama o evin içinde "huzurla" oturmayı sağlayan

Akl-ı Meâd'dır.

Akl-ı Meâş sana son model arabayı yaptırır, navigasyonla yolu tarif eder.

Ama gittiğin yolun sonunun uçurum mu yoksa selamet mi olduğunu,

o yolculuğun "hayra mı şerre mi" çıktığını sadece Akl-ı Meâd söyler.

Tek Kanatlı Kuş Uçamaz

İşte meselenin en can alıcı noktası tam da burasıdır.

Siz "Akl-ı Meâd"ı, yani maneviyat aklını, vicdan terazisini devre dışı bırakırsanız ne olur?

Sadece teknolojiyle, sadece parayla, sadece kariyerle (Akl-ı Meâş ile) yaşamaya çalışırsanız ne olur?

Tek kanatlı kuş gibi olursunuz.

Çırpınırsınız ama uçamazsınız.

Olduğunuz yerde döner durursunuz, sonunda da yere çakılırsınız.

Bugün yaşadığımız buhranın, o iç sıkıntısının sebebi tam olarak bu:

Karnımız tok ama ruhumuz aç.

Sırtımız pek ama kalbimiz üşüyor.

Teknolojimiz süper, hızımız muazzam ama "nereye gittiğimizi" bilmiyoruz.

Ruhumuz; fiber optik kablolardan beslenmez.

Ruhumuz; like'larla, beğenilerle, bildirim sesleriyle doymaz.

Ruhun gıdası manadır, tefekkürdür, dostluktur.

Biz Akl-ı Mead'ı unuttuğumuz gün, huzuru kaybettik.

Üstelik bir de "Cehalet Mühendisliği" diye bir bela var başımızda.

Bizi o kadar çok gereksiz bilgiye, dedikoduya, videoya boğuyorlar ki...

Düşünmeyelim, sadece tüketelim istiyorlar.

Dikkat edin, gün içinde bir dakika bile boş kalamıyoruz.

Otobüs durağında, yemekte, tuvalette elimiz telefona gidiyor.

Neden?

Çünkü ekran kararırsa, sessizlik olursa...

O aç kalan ruhumuzun çığlığını duyacağız.

Vicdanımızla baş başa kalacağız.

"Ben nereye gidiyorum?" sorusuyla yüzleşeceğiz.

Bundan korktuğumuz için, o boşluğu hemen dijital gürültüyle dolduruyoruz.

Peki Ne Yapacağız?

Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği olarak tecrübemizle söylüyorum:

Teknoloji düşmanı değiliz.

Akl-ı Meaş'ı kullanalım, en iyisini yapalım.

Ama diğer kanadımızı, Akl-ı Mead'ımızı kırdırmayalım.

Bazen durun.

Kapatın o ekranları.

Google size "Nasıl" yaşayacağınızı söyleyebilir,

ama "Niçin" yaşadığınızı ancak kalbinize sorarak bulabilirsiniz.

Teknolojinin "kullanıcısı" olun ama "kölesi" olmayın.

Unutmayın; çift kanatlı olmayan uçamaz, sadece savrulur.

Savrulmayalım.

Kalın sağlıcakla...

 

Ömer KARATAŞ

Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve 

Rehabilitasyon Derneği YK Başkanı

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss