20 Aralık 2025 - Cumartesi

Ekran Işığında Mahremiyetimiz Bitti, Peki ya İRADEMİZ ?

Yazar - Ömer Karataş
Okuma Süresi: 8 dk.
Ömer Karataş

Ömer Karataş

karatasomer@gmail.com -
Google News

Sabahın o bereketli ilk ışığıyla değil,

Maalesef ekranın soğuk mavi ışığıyla uyanıyoruz artık.

Daha yüzümüzü yıkamadan, "Bismillah" demeden elimize yapışan o cihaz...

Bize koca bir dünyayı vaat ediyor sanıyoruz.

Her şey parmağımızın ucunda,

Büyük bir konfor, inkâr edilemez bir kolaylık gibi geliyor.

Ama bir duralım, bir nefes alalım ve kendimize şu soruyu soralım:

Biz mi o teknolojiyi kullanıyoruz,

Yoksa o teknoloji mi bizi "kullanışlı" hale getiriyor?

Adım Adım Şekillendiriliyoruz

Hatırlayın o pandemi günlerini...

O günler hepimiz için bir milattı, bir dönüm noktasıydı.

Bakkala gitmek için, otobüse binmek için,

Hatta çok sevdiğimiz birinin yüzünü görmek için bir "onay"a muhtacız artık.

HES kodu olmadan adım atamadığımız günleri unutmadık.

O gün şartlar gereği, sağlık için belki bir kalkandı, gerekliydi.

Ama o kapı bir kez aralandı kardeşlerim.

Milyarlarca kez sorgulama yapıldı, verilerimiz devasa sunuculara aktı.

Rakamlar soğuktur ama anlattıkları hikâye ürkütücüdür.

Bu veriler bize şunu gösterdi:

Merkezi bir sistem isterse;

Bizim sokağa çıkıp çıkamayacağımıza, işe gidip gidemeyeceğimize saniyeler içinde karar verebilir.

Nabız atışımız, kiminle görüştüğümüz artık mahrem değil;

Sadece iştah kabartan birer veri yığını.

Peki bu gözetim sadece sağlıkla mı kalacak sanıyorsunuz?

Dünyaya bir bakın, meselenin sadece hastalık olmadığını göreceksiniz.

Çin’deki "Sosyal Kredi Sistemi"ni duymuşsunuzdur.

Bu anlattığım bir bilim kurgu filmi senaryosu değil,

Bugün yaşanan kanlı canlı bir gerçektir.

Orada devlet vatandaşına bir "puan" veriyor.

Borcunu geciktirdin mi? Puanın düştü.

Sistemin hoşuna gitmeyen bir paylaşım mı yaptın? Puanın silindi.

Sonuç ne biliyor musunuz?

Milyonlarca insan, sırf "dijital puanı" yetmedi diye uçak bileti alamadı, trenle seyahat edemedi.

Bazıları çocuğunu istediği okula bile gönderemedi.

Düşünün; bir sabah uyanıyorsunuz,

Ve dijital puanınız yetmediği için şehir dışına çıkmanız yasaklanmış.

İşte bizim bahsettiğimiz "görünmez parmaklıklar" tam olarak budur.

İrademiz Kuşatma Altında

Biz sahada, bağımlılıkla mücadele eden bir dernek olarak şunu görüyoruz:

İnsan iradesi, tarihinin en büyük kuşatması altındadır.

Bir kumar bağımlısı kardeşimizi düşünün;

O algoritmalar, o yazılımlar onun en zayıf anını bizden iyi biliyor.

Ve tam o saniyede, o zehirli reklamı önüne düşürüyor.

Bu sistemler bizi sadece izlemiyor dostlar;

Neyi satın alacağımızı,

Kime oy vereceğimizi,

Neye üzülüp neye sevineceğimizi inceden inceye planlıyor.

Bugün sağlık için kurulan bu sistemin;

Yarın "karbon ayak izin yüksek" diyerek seyahatimi engellemeyeceğinin,

Ya da sosyal medya paylaşımlarıma bakıp banka kredimi iptal etmeyeceğinin garantisini kim verebilir?

"Benim Saklayacak Bir Şeyim Yok" Deme!

Modern insanın en büyük yanılgısı nedir biliyor musunuz?

"Benim saklayacak bir şeyim yok" cümlesidir.

Mesele senin saklayacak bir şeyinin olup olmaması değil kardeşim;

Mesele, hayatın üzerindeki kontrolün kimde olduğu meselesidir.

Rahatlık ve konfor uğruna, özgürlüğümüzden taviz veriyoruz.

Elbette teknolojiyi çöpe atalım, dağlara çıkalım demiyorum.

Dijitalleşme kaçınılmaz.

Ama direksiyonun kimde olduğunu hatırlamak zorundayız!.

Şeffaflık olmadan, etik kurallar konulmadan kurulan her dijital yapı;

Bizi koruyan bir kale değil, hapseden bir kafes olur.

Meşhur bir söz vardır; "Veri yeni petroldür" derler.

Çok doğru.

Ama unutmayalım ki, o petrolün çıkarıldığı kuyu bizzat BİZİZ.

Uyanık olmak zorundayız.

Çünkü bir sabah, kimliğimizin ve özgürlüğümüzün sadece bir yazılımın insafına kaldığını fark ettiğimizde;

O ekranı kapatmak için çok geç olabilir.

Kalın sağlıcakla.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss