*BÖCEKLERİ YOK EDEREK Mİ, TANIYARAK MI YAŞAYACAĞIZ?*
*BÖCEKLERİ YOK EDEREK Mİ, TANIYARAK MI YAŞAYACAĞIZ?*

Necmi Cemal
necmiozdemir@gmail.com -*BÖCEKLERİ YOK EDEREK Mİ, TANIYARAK MI YAŞAYACAĞIZ?*
Bir sivrisineği gördüğümüzde çoğu zaman elimizde ilk olarak ilaç olur.
Oysa elimizde önce bilgi olmalıdır.
Çünkü bilmediğimiz canlıyla mücadele ederiz.
Bildiğimiz canlıyı ise yönetiriz.
İşte tam bu noktada karşımıza entomoloji çıkar.
Yani…
Böcek bilimi.
Çoğu insan böcekleri sadece rahatsızlık veren, yok edilmesi gereken canlılar olarak görür.
Oysa doğanın büyük dengesi, gözümüzün çoğu zaman fark etmediği küçük canlıların görevleriyle devam eder.
Arılar…
Kelebekler…
Toprak altında yaşamını sürdüren küçük canlılar…
Her biri ekosistemin önemli parçalarıdır.
Bir arının yaptığı iş sadece bal üretmek değildir.
Tarımın devamı, bitkilerin çoğalması ve gıda güvenliği açısından hayati bir rol üstlenir.
Ancak bazı böcek türleri de insan sağlığı, tarım ve şehir yaşamı açısından risk oluşturabilir.
Peki çözüm nedir?
Her gördüğümüz böceği yok etmek mi?
Yoksa onu tanıyıp doğru yöntemlerle yönetmek mi?
Bilim bize ikinci yolu gösteriyor.
Çünkü doğayı anlamadan yapılan her müdahale, bazen yeni sorunların başlangıcı olabilir.
Örneğin sivrisinekle mücadele sadece ilaçlama yapmak değildir.
Asıl başarı;
Sivrisineğin yaşam döngüsünü bilmek,
Üreme alanlarını tespit etmek,
Çevresel koşulları analiz etmek,
Doğru zamanda, doğru yöntemle müdahale etmektir.
Bu yaklaşım aslında şehir yönetiminin de temel prensibidir.
Geleceğin şehirleri sadece daha fazla teknoloji kullanan şehirler olmayacaktır.
Geleceğin akıllı şehirleri;
Doğayı tanıyan,
Bilimsel verilerle karar veren,
İnsan sağlığını ve ekolojik dengeyi birlikte koruyan şehirler olacaktır.
Çünkü akıllı olmak sadece sensörler, kameralar ve dijital sistemler kullanmak değildir.
Akıllı olmak;
Yaşadığımız çevrenin dilini anlayabilmektir.
ENTOMOLOJİ biliminin halka anlatılması bu nedenle çok önemlidir.
Bilim sadece üniversitelerde, laboratuvarlarda veya akademik yayınlarda kalmamalıdır.
Bilgi;
Sokağa inmeli.
Çiftçiye ulaşmalı.
Çocuklara anlatılmalı.
Şehir yöneticilerinin kararlarına ışık tutmalıdır.
Böcekleri tanımak;
Onları sevmek zorunda olmak değildir.
Onların doğadaki rolünü anlamaktır.
Çünkü yönettiğimiz her şey önce tanımakla başlar.
Unutmayalım…
Doğada gereksiz bir canlı yoktur; sadece bizim henüz keşfedemediğimiz görevler vardır.
Bir böceği tanıyan insan, doğayı daha iyi anlar.
Doğayı anlayan toplum ise geleceğini daha doğru yönetir.
Çünkü geleceğin akıllı şehirleri;
Doğayla savaşan değil, doğayı anlayarak yöneten şehirler olacaktır.