Su ve Enerjide Yapay Zekâ: Kentin Görünmeyen Aklı

Necmi Cemal
necmiozdemir@gmail.com -
Su ve enerji artık yalnızca altyapı meselesi değil;
yapay zekâyla birlikte kentlerin karar verme biçimi değişiyor.
Görünmeyen akıl, geleceğin şehirlerini bugünden şekillendiriyor.
Geçtiğimiz günlerde bir su idaresinin düzenlediği bir etkinliğe katıldım.
Başlık “su”ydu.
Ama salonda konuşulan asıl mesele şuydu: kentin geleceği.
Çünkü artık çok net bir gerçek var:
Suyu konuşmak, kentin geleceğini konuşmaktır.
Enerjiyi konuşmak da öyle.
GEÇMİŞLE GELECEK AYNI ANDA YAŞANIYOR
Ülkemizde kentler, özellikle büyükşehirler, bugün ilginç bir eşikte duruyor.
Bir yanda yılların biriktirdiği altyapı alışkanlıkları,
diğer yanda henüz tam adını koyamadığımız dijital bir gelecek.
Kentler artık geçmişi ve geleceği aynı anda yaşıyor.
Bu çakışma noktası bizi ister istemez tek bir başlığa getiriyor:
Yapay zekâ ve insan ilişkisi.
YAPAY ZEKÂ İNSANIN YERİNE DEĞİL, YANINA GELİYOR
Bu ilişki küçülmeyecek, aksine hızla artacak.
Üstelik bu bir öngörü değil, yaşanmış bir gerçek.
Yapay zekânın toplum tarafından reddedileceği düşünülüyordu.
Tam tersi oldu.
Yapay zekâ, yaşamın içine olağanüstü bir hızla içselleştirildi.
Genel kullanıma açıldıktan yalnızca iki ay sonra 100 milyon kullanıcıya ulaştı.
Karşılaştırma çarpıcıdır:
Radyo bu rakama 38 yılda,
televizyon 13 yılda,
internet ise 7 yılda ulaşabildi.
Bu tablo bize şunu söylüyor:
Yapay zekâ dışsal bir araç değil, insanla uyumlu bir akıldır.
AGENT AI DÖNEMİNDEYİZ, FİZİKSEL AI’NİN BAŞINDAYIZ
Bugün “Agent AI” dönemindeyiz.
Yani karar alabilen, süreç yürüten, öneren sistemler hayatın içinde.
Fiziksel yapay zekânın ise henüz başındayız.
Ama yön net.
Bu süreçte HUMAN, yani insan unsuru, geri çekilmeyecek.
Aksine daha stratejik, daha üst akla dayalı bir noktaya yükselecek.
SİBER GÜVENLİK BİR TESADÜF DEĞİL
Bilinen ama yeterince konuşulmayan bir saptama var:
Yapay zekâyı en iyi kullananlar arasında siber saldırganlar da bulunuyor.
Bu tespit korku üretmemeli, bilinç üretmeli.
Su ve enerji gibi kritik altyapılarda
yapay zekâ yalnızca verimlilik değil,
aynı zamanda kurumsal refleks meselesidir.
BİR SORU, YARIM LİTRE SU
Çarpıcı bir başka veri:
Bir yapay zekâ sistemine sorduğunuz tek bir sorunun,
soğutma ihtiyacı nedeniyle yaklaşık yarım litre su tüketimine karşılık geldiği ifade ediliyor.
Bu bilgi bizi yeniden başa götürüyor:
Dijital dünya sanıldığı kadar “susuz” değil.
Bugün bir su idaresinde
800 binin üzerinde dijital fatura işleniyorsa,
arka planda hem su,
hem enerji,
hem de akıllı karar mekanizmaları birlikte çalışıyordur.
CBS: ORTAK HARİTA, ORTAK DİL
Coğrafi Bilgi Sistemleri bu noktada kilit rol oynuyor.
Çünkü CBS demek:
Ortak harita,
ortak dil,
kurumsal karar mekanizmasının sayısallaşması demektir.
Su, enerji, ulaşım ve afet yönetimi
artık birbirinden bağımsız düşünülemez.
VERİ MERKEZLERİ YENİ ENERJİ GERÇEĞİ
Yakın zamanda bir jeneratör üreticisini ziyaret ettik.
Bakış açıları çok netti:
Veri merkezleri, önümüzdeki dönemde pazarı canlandıracak ana alanlardan biri.
Nitekim önümüzdeki günlerde ziyaret edeceğimiz başka bir üretici de
gündeminin ilk sıralarına
veri merkezleri ve enerji depolamayı koymuş durumda.
Bu bir sektör tercihi değil,
geleceğin altyapı gerçeğidir.
SONUÇ YERİNE
Yapay zekâ;
suyun daha akıllı,
enerjinin daha verimli,
kentin daha dirençli yönetilmesini mümkün kılıyor.
Ama asıl mesele teknoloji değil.
Asıl mesele;
bu aklı kimin adına,
hangi öncelikle
ve hangi vicdanla kullandığımız.
Çünkü geleceğin kentleri;
algoritmalarla değil,
o algoritmaları doğru yere koyabilen insan aklıyla yükselecek.
Suya hükmeden değil,
suyu anlayan;
enerjiyi tüketen değil,
enerjiyi yöneten kentler kazanacak.
Ve bu yarışta geç kalanlar,
yalnızca zamanı değil,
geleceği de kaçıracak.