04 Mart 2026 - Çarşamba

*ÇARŞIBAŞI*

*ÇARŞIBAŞI*

Yazar - Necmi Cemal
Okuma Süresi: 4 dk.
61 okunma
Necmi Cemal

Necmi Cemal

necmiozdemir@gmail.com -
Takip EtGoogle News

*ÇARŞIBAŞI* 

Dün gece iftarda misafirlerimiz vardı.
Biri 30 yılı aşkın süredir İzmit’te yaşayan Çankırılı esnaf bir dostum.
Diğeri en az 5 kuşaktır İzmitli.
Sohbet organik gıdalardan açıldı.
Bir ara cümle şöyle kuruldu:
“Çarşıbaşındaki dükkânda bulabilirsin…”
İkisi de biliyor.
Ben 45 yılı aşkın süredir yaşadığım şehirde sokağı çıkaramadım.
Bir iki ipucu daha geldi: bir meslek adı, bir eski çarşı detayı…
Ve anladım:
Meğer zamana inat ayakta kalan,şimdilerde hemen hemen  çarşı ortasında kalan benim de sürekli ayakta kalması için gündemde tuttuğum Kalaycılar Sokağı’ndan bahsediliyormuş.
Adıyla anılan, kalaycının olduğu sokak.
Bir isim. Ama iki hafıza.
Resmî adı başka, halkın dili başka.
Ve bazen aynı şehirde yaşayan üç kişi, aynı yeri farklı isimlerle tarif ediyor.
İzmit bugün 102 mahalleden oluşuyor.
Bu sayı sadece idari bir veri değil; aynı zamanda geçmişin, köylerin, beldelerin dönüşümünün sonucu.
2008’de yürürlüğe giren 5747 sayılı düzenleme ile çok sayıda köy ve belde, merkez ilçeye bağlandı.
Kendi meydanı, camisi, üretim kültürü, hafızası vardı; şimdi mahalle adıyla yaşamaya devam ediyor.
Gerçek şehir tabelada değil, bu katmanlarda yaşıyor.
Alikahya’da Ordu’dan, Kars’tan, Balkanlardan, Karadeniz’den gelenler…
Hepsi artık İzmitli.
Ama eski mahalle isimlerini, sınır değişimlerini, halk arasında yaşayan adlarını ne kadar biliyoruz?
Yeni Cuma’nın geçmişteki idari karşılığı neydi?
Kadıköy dediğimiz her alan gerçekten aynı sınırlar mı?
Topçular, Tepecik, Malta, Kapanca…
Bunlar sadece semt adı değil, yerleşim hafızasıdır.
Her Çarşamba Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Merkezi’nde
Kocaeli Dokümantasyon Merkezi’nin “Yaşayan Tarih Sohbetleri Programı”  var.
Katılım az. Oysa bu şehirde yaşayan herkes için önceliklendirilmesi gereken bir eylem.
Geçmişini bilmeyen şehir, aidiyet üretemez.
Şehri sevmek, her sokağın eski adını ezbere bilmek değil;
öğrenmeye niyetli olmaktır.
Eksik biliyorsak tamamlarız, yanlış biliyorsak düzeltiriz; ama kayıtsız kalmayız.
Ramazan aylarında başta siyasi partiler olmak üzere birçok davet alırım.
Birine gidip diğerine gidememek, polemik konusu oldu, oluyor ve olacaktır.
Bu beni her zaman üzmüştür.
Son yıllarda tercihim:
“İftar daveti yerine, ihtiyacı olan üniversite öğrencilerine market kartı verin.”
Çünkü görünür olmaktan çok, fayda üretmeyi önemsiyorum.
Şehirle bağ kurmak; aynı masada görünmekten önce, aynı sorumluluğu paylaşmaktır.
Yaşadığınız şehirde, geçtiğiniz mahallelerin eski ve yeni isimlerini biliyor musunuz?
Benzer tarih programları veya şehir hafızası etkinlikleri varsa, zamanınızı bilinçli şekilde önceliklendirin.
Çünkü şehir bilinci yereldir; ama değeri evrenseldir.
Çarşıbaşı küçük bir anekdot gibi durabilir; ama aslında bir hatırlatmadır:
Günü yaşamak güzel, yarına hazırlanmak da öyle.
Ama geçmişi bilmeden olmaz.
Yaşanmışlıklara hâkim olmak, daha iyi bir geleceği kurgulamanın ilk adımıdır.
Mesele bir sokak ismi değil; mesele, şehirle kurduğumuz bağdır.
Ve belki de her şey, bir ismi yeniden hatırlamakla başlar.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss