Engelle( me)yin…!

Necmi Cemal
necmiozdemir@gmail.com -Dijital dünya artık bir araç değil, bir zemin.
İletişim öyle hızlandı ki;
bir cümle saniyeler içinde kıtaları aşıyor,
bir fikir bir gecede binlerce insana değebiliyor.
Mesele hız değil.
Mesele hâkimiyet.
Eğer ekran sizi yönetmiyorsa,
eğer kontrol sizdeyse,
eğer dijital dünya sizi tüketmiyor; siz onu üretiyorsanız…
o zaman sanal platformlar bağımlılık değil,
katma değer üretir.
Bilgi üretir.
Bağ kurar.
Dayanışma büyütür.
Ben bu zemine böyle bakıyorum.
Sosyal, kültürel ve bilimsel paylaşımlar almaktan da,
“çeyizimde” olanı paylaşmaktan da keyif alıyorum.
Evet…
Bazen telefonu ve kalemi fazlaca kullandığım günlerde,
arkası lastikli kalemi çok kullanmaktan
sağ orta parmağımın kenarında bir sızı oluşuyor.
Gece fark ediyorum;
o kısmın kızardığını görüyorum.
O küçük iz,
aslında temasın bedeli.
Ama şunu öğrendim:
Paylaşmak yorabilir.
Ama kopmak daha ağırdır.
Bu yüzden diyorum ki;
Gayri ahlaki, seviyesiz içerikler dışında
size doğrudan hitap etmiyor gibi görünen bir paylaşımı
hemen “engellemek” kolaydır.
Oysa belki o bilgi,
çevrenizde bir gence,
bir işletmeye,
bir aileye,
belki de şehrin tamamına katkı sağlayacak bir kıvılcımdır.
En kötü ihtimalle
iki tuşla silersiniz.
Ama engellemek…
köprü yakmaktır.
Unutmayın;
dünya küçük.
Roller sandığımızdan hızlı değişir.
İki yıl aramadığınız birine
bir gün ihtiyaçla yazabilirsiniz.
Cevap gelmeyebilir.
Karşınızdaki,
“Düğün değil, bayram değil…
Eniştem beni niye öpmek istiyor?”
diye düşünebilir.
İletişim, ihtiyaç anında başlatılan bir prosedür değildir.
İletişim, süreklilik isteyen bir emektir.
Bugün kolayca engellediğiniz biri,
yarın sizi de engelleyebilir.
Ve bunu fark ettiğinizde
geç olabilir.
Ama asıl mesele dijital değil.
Asıl mesele zihniyet.
Engelleme kültürü;
farklı sesi susturur,
eleştiriyi tehdit görür,
sabırsızlığı güç zanneder.
Oysa güçlü olan;
yönetebilen,
dinleyebilen,
tahammül edebilen ve yön verebilendir.
Geleceğin şehirleri de,
kurumları da,
liderlik anlayışı da
“engelleyenlerin” değil,
iletişimi yönetebilenlerin omzunda yükselecek.
Çünkü köprü kuranlar kalır.
Duvar örenler yalnızlaşır.
Bizim tercihimiz nettir.
Korkarak engelleyenlerden değil,
özgüvenle yönetenlerden olacağız.
Çünkü yarının sözü,
bağ kurabilenlerin olacak.
Ve biz,
engelleyerek küçülen değil;
iletişim kurarak büyüyen bir gelecek inşa edeceğiz.