Ülkedeki olumsuz gidişe karşı ulusal uyanış oluşmakta ve toplumun değişik kesimlerine yayılmaktadır. Her geçen gün daha çok insan, gidişin iyi olmadığını duyumsamakta ancak bilgi yetersizliği ve örgütsüzlüğün yol açtığı yalnızlık içinde, ne yapması gerektiğini bilmemektedir... Bir yandan ulusal uyanış yayılırken bir başka yandan halkın önemli bir bölümünde, yoksulluk ve bilgisizlik nedeniyle direnç gücü kırılmakta, kitleler edilgen kalabalıklar durumuna gelmektedir. Bir kesim, güven duyup peşinden gideceği bir önder ve ülkeyi kurtuluşa götürecek bir girişim beklerken, bir başka kesim yaşam ve gerçeklerden koparak içine kapanmakta, kendini öbür dünyaya hazırlamaktadır. Ancak, herşeye karşın ulusal bilinç yükselmekte, bağımsızlığa yönelen anti emperyalist duruş yayılmaktadır... Ezilen ulusların emperyalizme karşı savaşımda ellerindeki tek silah, halkın örgütlü gücü ve bu gücün ideolojisi olan ulusçuluktur. Ezilen ulus ulusçuluğu; emperyalizme olan karşıtlığı nedeniyle, ulusçuluğu ırkçılığın dar kalıplarından çıkarır ve evrensel bir boyut kazandırır. Özgürlüğü amaçladığı için demokratik, bağımsızlığı amaçladığı için eşitlikçidir. Ezilen ulusların tümünü kendine yakın görür, onlarla dayanışma içine girer. Ezen ulus ulusçuluğuyla ezilen ulus ulusçuluğu arasındaki ayrım; buyurganlıkla (despotlukla) katılımcılığın, saldırganlıkla savunmanın ya da tutsaklıkla özgürlüğün arasındaki ayrımdır. Atatürk ulusçuluğu, ezilen ulus ulusçuluğunun en yüksek ve nitelikli örneğidir.
Emperyalizme karşı çıkamayan kişiler demokrat, ülkeler uygar olamaz...
Yorumlar
Kalan Karakter: