Türk milleti, yüreği mazlumun acısına kilitlenmiş bir millettir. Hele ki konu Gazze olunca, akan kanın rengi, yıkılan evlerin enkazı, yetim kalan çocukların çığlığı bize uzaktan gelmez. Orada yaşanan her dram, bu coğrafyanın kalbine saplanmış bir hançerdir. İşte tam da bu yüzden, bugün futbolda yaşanan bir tercih meselesi, aslında sadece spor kulüplerinin değil, vicdanın sınavıdır.
Beşiktaş…
Bir kulübün adından çok daha fazlası. Bir duruş, bir isyan, bir vicdan. Siyah-beyazın asaletiyle aldığı karar, tarihe altın harflerle geçmiştir. Filistin hassasiyeti nedeniyle Coca-Cola’nın sponsorluk teklifini reddeden Beşiktaş yönetimi, bu milletin kalbinde şimdiden kendine yer açtı. Bu karar, sadece bir ticari ilişkiden vazgeçmek değildir; bu karar, paranın üstünde değerlerin hâlâ yaşadığını gösteren bir örnektir.
Trabzonspor…
Başkan Ertuğrul Doğan’ın, “Gönlüm böyle bir anlaşmaya el vermedi” cümlesi, aslında Anadolu insanının yüreğinden kopup gelen bir sestir. O gönül, Gazze’deki yavruları unutmaz. O gönül, masumların kanı üzerinden marka parlatanlara kapılarını açmaz. Trabzonspor da tıpkı Beşiktaş gibi, paranın karşısına vicdanı koyarak bir duruş sergilemiştir. Bu duruş, yüz yıl geçse unutulmaz.
Ve gelelim Galatasaray ile Fenerbahçe’ye…
Söz konusu Filistin olunca, konu yalnızca futbol değildir; konu bir insanlık meselesidir. İki kulübün de sponsorluk teklifini kabul ettiğine dair haberler toplumda büyük bir kırılmaya, haklı bir tepkiye yol açtı. Çünkü milyonlarca insan, akan gözyaşlarının üstünden reklam yapılmasına karşıdır. Taraftar dediğin, sadece tribünde bağırmaz; vicdanında da haykırır.
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin böylesine derin bir yaraya rağmen bu teklifi kabul etmesi, kabul edilebilir değildir.
Burada mesele marka değil, mesele mazlumdur.
Mesele para değil, mesele insanlıktır.
Bu millet; Çanakkale’de 15 yaşındaki çocuklarını şehit verirken hangi vicdanla yürüdüyse, bugün Gazze’de katledilen masumların yanında da aynı vicdanla durmaktadır. Spor kulüpleri, sadece sahada değil, toplumun ruhunda da rol modeldir. Attıkları imza, el sıkıştıkları firma, gönülleri ya birleştirir ya da ayırır.
Ben, bir gazeteci ve bir Türk milliyetçisi olarak, bu kabulün arkasındaki hesapları değil, reddedişin ardındaki vicdanı önemsiyorum.
Beşiktaş ve Trabzonspor’un duruşu onurdur.
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin kabulü ise milletimizin yüreğinde derin bir hayal kırıklığıdır.
Kulüpler şunu unutmasın:
Bir sponsorluk, bir bütçe açığını kapatır;
ama bir duruş, bir milletin hafızasına kazınır.
Gazze’de bombalar susmadan, çocuk çığlıkları dinmeden, hiçbir anlaşmanın parıltısı vicdanı aydınlatamaz.
Ve biz kınıyoruz.
Hem de en gür sesimizle.
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk
Yorumlar
Kalan Karakter: