Venezüella bugün yalnızca Latin Amerika’da çöken bir devlet değildir.
O topraklarda yaşanan, bütün milletler için bir ibret levhasıdır. Ama en çok da Türk milleti için bir ikazdır. Çünkü orada çöken şey bir ekonomi değil; milli akıldır, devlet refleksidir, millet şuurudur.
Bir milleti sınıfa bölersen, mezhebe ayırırsan, ideolojik kamplara hapsedersen; artık o millet millet olmaktan çıkar, sürüye dönüşür. Sürülerin kaderini ise başkaları yazar. Venezüella’nın başına gelen tam olarak budur. Kendi kimliğini bir kenara bırakıp yabancı ideolojilere yaslananlar, sonunda yabancı güçlerin merhametine sığınmak zorunda kalmıştır.
Bugün Venezüella’da açlık vardır, kaos vardır, sokaklarda yabancı bayraklar dolaşmaktadır. Ama asıl felaket, devlet aklının millî olmaktan çıkmış olmasıdır. Dilde birlik yetmez, sloganda birlik yetmez, sandıkta çoğunluk yetmez. Eğer devletin karar mekanizması, ordusu, bürokrasisi, ekonomisi milli bir çizgide değilse; o devlet sadece tabeladan ibarettir. Venezüella işte o tabelaya dönüşmüştür.
Türkçülük tam da burada hayati bir hakikattir.
Türkçülük, etnik bir daralma değil; devlet aklının Türk milleti adına çalışmasıdır. Yani kararın Washington’da, Moskova’da, Brüksel’de değil;
Türk milletinin vicdanında alınmasıdır.
Venezüella,başkasının ideolojisini taşıyıp başkasının merhametine sığınmanın bedelini bugün açlıkla, iç savaşla ve parçalanmayla ödemektedir.
Türk milleti için bu manzara bir acıma sahnesi değil, bir ders kitabıdır. Ne ithal devrimler kurtarır, ne küresel masallar doyurur, ne yabancı reçeteler devlet inşa eder.
Devlet, kendi milletinin ruhuyla ayakta kalır. Türk’ün devletini de ancak Türk’ün aklı, Türk’ün iradesi, Türk’ün tarihi yaşatır.
Bugün dünyada ayakta kalanlar “haklı” oldukları için değil, “milli” oldukları için ayaktadır. Venezüella ise haklı söylemlerle ama milli olmayan bir sistemle çökmüştür. Bu farkı göremeyenler yarın aynı kaderi yaşar.
Türkçü için mesele ideoloji değil, istiklaldir. Türk birliği bir romantizm değil, bir hayatta kalma meselesidir. Venezüella’nın düştüğü çukur, Türk milletine şunu haykırmaktadır:
Ya milli olursun, ya başkalarının oyuncağı olursun.
Ve tarih gösteriyor ki, üçüncü bir yol yoktur.
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk
Yorumlar
Kalan Karakter: