Yemen bugün bir iç savaş ülkesi değil; petrol krallıklarının kirli satranç tahtasıdır.
Bir tarafta Suudi Arabistan, diğer tarafta Birleşik Arap Emirlikleri…
Aynı koalisyonda, aynı cephede görünüp aynı Yemen toprağı için birbirlerinin altını oyan iki Körfez rejimi.
Bunlar Yemen’e demokrasi götürmüyor.
Bunlar Yemen’e huzur getirmiyor.
Bunlar Yemen’e sadece liman, petrol, geçit ve nüfuz hesabı yaparak giriyor.
Bugün yaşanan şey “Husilere karşı mücadele” değildir.
Bugün yaşanan şey, Aden limanının, Hadramevt’in, Mukalla’nın, Babül Mendep Boğazı’nın kime ait olacağı kavgasıdır.
Suudi Arabistan Yemen’i tek parça tutmak istiyor.
Neden?
Çünkü sınırında İran güdümlü bir kaos istemiyor.
BAE ise Yemen’i parçalamak istiyor.
Neden?
Çünkü bölünmüş bir Yemen, Emirlikler için ucuz liman, ucuz üs ve ucuz kukla demektir.
Bugün Güney Geçiş Konseyi denilen yapı, Yemen halkının değil, Abu Dabi sarayının çıkarlarını temsil ediyor.
Onların silahı da parası da iradesi de Yemenli değil.
Son günlerde yaşanan Suudi–BAE gerilimi bir sürpriz değildir.
Bu iki rejim, yıllardır aynı sofrada oturup aynı tabağa bıçak sokuyordu.
Mukalla limanının vurulması, Aden’in kilitlenmesi, uçuşların durması…
Bunların hepsi Yemen’de artık müttefik değil, rakip olduklarının ilanıdır.
Ve en acı gerçek şudur:
Yemen halkı bu kirli oyunda sadece ölü sayısı olarak yer almaktadır.
Kadınlar açlıktan, çocuklar bombalardan, yaşlılar ilaçsızlıktan ölürken;
Riyad ile Abu Dabi haritaların başında hangi liman kimin olacak diye pazarlık yapıyor.
Bu bir Arap utancıdır.
Bu bir İslam utancıdır.
Bu, petrolün ahlaktan, paranın ümmetten daha kıymetli hale geldiğinin kanıtıdır.
Biz Türkler için Yemen sadece uzak bir coğrafya değildir.
Yemen, Osmanlı’nın kan döktüğü, askerini şehit verdiği bir İslam toprağıdır.
Ve bugün orada yaşanan şey, emperyalizmin Arap eliyle yaptığı bir sömürgedir.
Suudi Arabistan da, BAE de şunu bilmelidir:
Yemen parçalanırsa, bu yangın onların saray duvarlarını da yakacaktır.
Çünkü fitne ateşi sınır tanımaz.
Yemen bugün bölünürse, yarın bütün İslam coğrafyası sıraya girer.
Ve tarih, Yemen’i değil;
Yemen’i pazarlayanları yargılar.
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk
Yorumlar
Kalan Karakter: