GENEL ANLAMDA MILLIYETÇİLİK?
Özkan Orun

Özkan Orun

Araştırmacı Yazar

GENEL ANLAMDA MILLIYETÇİLİK?

    Milliyetçilik nedir?   Ulusçuluk ya da nasyonalizm de denilen milliyetçilik, bir ulusun, kendi kedini yönetme, tam bağımsızlık kazanma gibi amaçlarını destekleyen politik, idari, sosyal ve ekonomik  sistemsel birlikte hareket etme davranışıdır.   Politik bir ideoloji olarak milliyetçilik, bir ulusun kendini yönetmesi gerektiğini, istenmeyen dış güçlerden bağımsız olması gerektiğini ve kendini ulusuna (dinine, vatanına, milletine, bayrağına vb.) adaması gerektiğini öngörür.   Daha sonraları milliyetçilik din, kültür, dil, ırk, politik görüş gibi ortak paydaları paylaşan ulusal bir kimlik geliştirmek ve bu kimliği korumak üzerine yoğunlaşmıştır.   Bu da demektir ki milliyetçilik bir ulusun kültürünü korumayı da hedefler. Ayrıca vatan sevgisi, ulusunun başarıları ile  mutlu olma, övünme, gurur duyma gibi hisler de barındırır.   Milliyetçilik kendini ulusuna adamak, gerektiğinde ölmek, gerektiğinde öldürmek, ulusuna bağlı olmak demektir. Bu da insanları birbirlerine bağlayan önemli damardır. Ulusal semboller, Tarih, coğrafya, bayraklar, milli marşlar, diller, ulusal hikayeler gibi birçok kültürel öğe de milliyetçilik akımına göre büyük önem arz etmektedir. Semboller arasında özellikle bayraklar daha fazla önem arz ettiğini söyleyebiliriz.    Peki Neden Bayrak Daha Fazla Önem Arz Ediyor?   -Bayrak, gösterilen semboller içerisinde daha çok bağlayıcı bir özelliğe sahip olması    - Tüm kurumların, özel yerlerin, hatta ata hatırası diye nitelendirilmesi   - Diğer devletler tarafından bağımsızlık simgesi olması   - Yaşanmış önemli olaylar üzerine anlamlandırılması   -Birilerinin kendilerini üstün kabul etmek için ideol olarak görmesi vb. olarak sıralayabiliriz.    Not: Milliyetçilik ve bayraklar birbirinden bağımsız olarak düşünülmesi neredeyse imkansız. Çünkü kendine göre kendini şekillendiren dernek, Stk, Tarikat vb. hepside birer sembol olarak kendilerine şekillendirilmiş bayraklar çizdirmişler.   AY YILDIZDAN BİRAZ BAHSEDELİM   Ay Yıldız diğer bayraklara göre daha önemli bir yere sahip olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Hepimizin bildiği üzere Osmanlı imparatorluğu'nun bünyesinde 64 devlet 72 millet bulunmaktaydı. Osmanlı imparatorluğu'nda bayrak ortak idi ve tüm milletleri kendi hoşgörüsüne hayran bırakırtırmıştı. AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZ 1389 I. Kosova Savaşında haçlı ordularıyla yaptığımız çetin mücadelede  ve aynı zamanda da  I. Murat'ın şehit olduğu bu muharebe meydanında bulunan derenin içinin şehit kanlarıyla dolması üzerine geceleyin AY VE YILDIZIN şehitlerimizin kanlarının üzerinde durması olayıyla beraber günümüzdeki rengini ve şeklini almıştır. Ay ve Yıldızın rengini ve şeklini bu mübarek olay üzerine aldığından günümüze kadar aziz milletimiz hiçbir ırk ayrımı yapmadan birbirine Ay Yıldızın gölgesinde kenetlendiği için Avrupa devletleri tarafından rahatsızlık duyulmaya başlandı.    Avrupa devletlerinin içimizdeki maşaları tarafından TÜRK, KÜRT, ARAP, ÇERKEZ,  LAZ, ALEVİ vb. kavgasına dönüşdürülmeye çalışıldı. Peki Avrupa devletleri bu konuda başarılı olabildiler mi? Belli başlı küçük ölçüler dahilinde oldu.     Peki bunlar  nasıl oldu;  FETÖ, PKK, PYD, DEAŞ ve içimizdeki bazı kendini islami STK, DERNEK, CEMAAT, VAKIF vb. isimler halkı dini ve dili üzerinden vurmaya çalıştılar.   Ay Yıldızlı Bayrağımızın 72 milleti birleştirici olarak asırlardır süregelen şehitlerimizin kanlarıyla rengini alan ve halende şehitlerimizin kanlarıyla rengini koruyan mukaddes bir değere sahip olduğunu 7'den 70'e kadar hepimizin bilmesi gerektiğini unutmamalıyız.   Sokaklarda, meydanlarda birileri PKK'nın simgesini taşıyan kıyafetler veya takılar giyip taktığında pek kimsenin gıgı çıkmaz, ABD, ITALYA, ALMANYA devletlerinin bayraklarını simgeleyen kıyafet veya takıların giyilmesi, takılması tepki almazken, AY YILDIZLI giysi veya takıların kullanılmasının ülkemizin bazı kişileri tarafından hor görülmesi Tarihin bizler açısından en utanç verici durumun olduğunu söylemek mümkündür.    Tarihimizi bilmediğimiz müddetçe, dinimizden, dilimizden, gelenek, görenek, örf ve adetlerimizden uzaklaşıp laikliğin ve Batı zihniyetinin kurbanı olduğumuzu ve olacağımızı asla unutmamalıyız. Bu konular üzerine özellikle MEB'in ağırlık vermesi şarttır. Ancak MEB'in ve YÖK'ün bu konuda ne yazık ki gerekli hassasiyeti göstermediklerini açıkça görmekteyiz. Bana göre MEB ve YÖK dünyasının hakkettiği değeri görebilmesi için bu iki kurumun idari kadrolarının birçoğunun sağlam TARİHÇİLERLE doldurulması gerektiğine inanıyorum. Umut ediyorum ki bu konuda ciddi düzenlemelere gidilecek.    Aksine düşünmek bile Allah korusun korkunçtur. Eğer bu alanda düzenleme yapılmazsa liyakatsızlığın, adam kayırmanın, yolsuzluğun önüne geçilemez, gerilemeye ve tarihe mal olmaktan öteye ne yazık ki gidemeyiz. Unutmayınız ki Osmanlı imparatorluğu'nun yıkılmasının sebeplerinin en önemli sebepleri yukarda bahsi geçen olaylardan kaynaklı olduğunu unutmamalıyız... Devletinizin asırlarca yaşamasını istiyorsanız yukarda bahsi geçen olayları ciddiye almanız gerekmektedir...

Devletimizin ilelebet huzur, barış, refah, mazlumların, kimsesizlerin konağı olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum...

Araştırmacı Yazar Özkan ORUN

YORUMLAR

  • 0 Yorum