SON DAKİKA

escort izmirescort bursaizmir escortistanbul bayan escortantalya escort bayanizmir escort kızlarizmir bayan escortbursa escortbursa escort bayanistanbul escortgaziantep escort bayanescort istanbulistanbul escort bayan

Muhafaza-KÂR

Ortada, mağduriyetten öte paylaşacağın bir şey bulunmadığından dostlarına karşı ne haset, ne de buzdan bir eser vardı…

Bu haber 03 Ekim 2017 - 8:07 'de eklendi ve 525 kez görüntülendi.

Hamit Vural / Ülke Postası

Bir zamanlar sistemin ötekileştirdikleri arasındaydın…
Ortada, mağduriyetten öte paylaşacağın bir şey bulunmadığından dostlarına karşı ne haset, ne de buzdan bir eser vardı…

Para, makam, mevki, şan, şöhret gibi dünyevi nimetler; “ağartılmış Türklerin” müktesebatında iken, kendine dert edinmezdin…

Ne zaman ki, iktidar el değiştirip, kendi mahallendeki insanlar da bir yerlere gelmeye başladı, nefsani dürtülerin tavan yapmaya başladı…

Makam mevkiler, tanınmadık/bilinmedik insanların elindeyken mukayese etmekten uzaktın…

Oysa o nimetler artık senin gibi; iki gözü, iki kulağı, bir ağzı ve bir burnu bulunan “sıradan” insanlara tahsis edilmeye başlanmıştı… Hemen yanı başındaki birçok insanın; bakan, milletvekili, müsteşar, vali, genel müdür olmasıyla; “neden ben değil de onlar” diye içten içe sarsılmaya başladın…

Doğrusu, bir şeye çok yaklaştığın halde, kavuşamamanın ne demek olduğunu ilk kez yaşamaya başlamıştın…

Tamam, hiçbir sayısını tutturamadığın piyangoda ikramiye çıkmaması dert değildi ama bir iki sayı farkla kaçırmanın acısına tahammül etmek her babayiğidin harcı değildi…

Külfet zamanlarında, cesaretse cesaret, mertlikse mertlik, tavizsizlikse tavizsizlik… Kısaca davan için ne gerekiyorsa hepsinin dik alasını göstermiştin… Gayrısı, 28 Şubat sürecinde sağda solda arazi olurken, cesaret ve mukavemetinden dolayı sürgünlere maruz kalmış, soruşturmalar geçirmiş, cezalar almıştın…

Sıra nimet paylaşmaya gelince her zamanki gibi yalaka ve bukalemun tipler önleri kapmış, senin payına ise yalnızlık düşmüştü…

Olur da bir gün hakkımı teslim ederler” diye, yıllardır bağrına taş basıp, sustun… Lakin tahammülün de bir sınırı olmalı… Tabii ki, bunca yıllık marka değerinden sonra; “bunlar beni bir yerlere getirmekten kaçındıkları için muhalif takılıyorum” diyecek kadar basiretsizlik sergileyecek değilsin…

İşin özü nefsani de olsa, bir takım genel geçer ilkeler manzumesiyle perdeleyerek pazarlamanın daha inandırıcı olacağını idrak edecek kadar tecrübe kazanmışsın…

An itibarıyla durduğun pozisyonu görüntüleyen geniş açılı bir foto çekseler kimlerle yan yana geldiğini görüp utanır mısın, bilemiyorum…

Belli ki, sürekli bu tarafa ayar vermekten, nerede durduğunu kontrol etmeye ne vaktin var, ne de mecalin …

Evet, değerli kardeşim, kişisel beklentilere cevap verilmemesinden kaynaklanan hayal kırıklıklarını anlayabilirim… Gönül isterdi ki, belli bir davanın mağduriyet zamanında kimler sağlam durmuşsa, ikbal zamanındaki fotoğraf karesinde de onlar yer alsın…

Ama olmuyor…

Dünya hayatının gerçekleri acı da olsa tersini gösteriyor…

İktisatçılar, amatör yatırımcılar için tavsiyelerde bulunurken kısa vadeli al sat yapmanın kardan çok zarar getireceğini, bunun yerine orta ve uzun vadeli yatırıma yönelmenin daha da karlı olacağını ha bire anlatıp dururlar ki, haklıdırlar…

Eğer kendini amatör ruhlu (samimi) bir rızaen-lillah yatırımcısı olarak görüyorsan, O’nun için yaptığın şeylerin karşılığını kuldan bekleme… Denizi geçtikten sonra çayda boğulma…

Zira, Allah için yapılan bir tutum ve davranışın karşılığını (dünyada) kullardan beklemek; tefeciye yarı yarıya senet kırdırmaya benzer ki, sonradan yaşayacağın derin pişmanlık ve hüznün yanında, kısmi peşinatın keyfi mi kalırmış…

Hamit Vural / Ülke Postası

Hamit Vuralhamit-vural@ulkepostasi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.