Bir Umut Efsanesi; Mualla Coşkun ve Kanserle Barışın Kalbi!

Nur Delice
nurdelice77@gmail.com -Hastanelerin soğuk koridorlarını sıcak gülüşüyle ısıtan, kendi acısını başkasının dermanı yapan bir kadın; Kanserle Bariş Derneği Başkanı Mualla Coşkun. O, sadece bir dernek başkanı değil; binlerce hasta için "umudun ve direnişin kraliçesi" olarak anılıyor.
Hastalık tanısı konulduğu andan itibaren başlayan o karanlık labirentte, kimsesiz hissetmek en büyük düşmandır. İşte tam bu noktada devreye giren bir isim var; Mualla Coşkun.
"Annemden sonra yüreği yüreğime dokunan en sıcak insan" dedirten o samimiyet, bugün bir sivil toplum hareketinin çok ötesine geçmiş durumda.
Hastane Koridorlarının "Pırlanta" Kahramanı
Beyaz önlüklerin ve steril kokuların arasında, Mualla Coşkun’un varlığı bir mucize gibi karşılanıyor. Doktorlardan hasta bakıcılara kadar herkesin "pırlanta" olarak nitelendirdiği Coşkun, kendi tedavisini ve fiziksel yorgunluğunu bir kenara iterek koğuş koğuş geziyor.
Hastalığı bir reklam aracı veya basamak olarak kullananların aksine, o gerçek bir umut kalkanı. Onun girdiği her odada, cihazların soğuk sesi yerini umut dolu bir sohbete bırakıyor. Mualla Coşkun, kanserle savaşın sadece ilaçlarla değil, ruhun direnciyle kazanılacağına olan inancın en somut kanıtı.
"Ben Hasta Değilim!": Sarsılmaz Bir İradenin Portresi
Onu ziyaret edenler arasında bugün ülke Postası gazetesi Ankara temsilcisi Nur Delice ve Uzman Semahat Evreningücüevren Bal bitkin bir hasta profili beklerken karşılarında devleşen bir irade buluyorlar. Gözleri dolduğunda bile dik duruşundan ödün vermeyen Coşkun, çevresine enerji aşılarken şu cümleyi bir slogan gibi tekrarlıyor: "Ben hasta değilim!"
Bu bir inkar değil; bu bir meydan okuma. Kendi bedenindeki fırtınalara rağmen, başkalarının rüzgarında savrulmaması için onlara siper oluyor. Gözlerindeki o "boncuk boncuk" parıltı, sevdiklerine duyduğu özlem ve geç kalmış her ana sitem etmek yerine şükretmeyi seçen bilge tavrı, onu tanıyan herkesi derinden etkiliyor.
Geleceğe Kalan Bir Miras; Umudun Kitabı
Şimdilerde Mualla Coşkun, sadece hastane odalarında değil, sayfaların arasında da bir yolculuğa çıkıyor. Okuyucularla buluşmasına hazır son aşamasında olan kitabı, dokunduğu ailelerin hikayelerini, sönen umutların nasıl yeniden yeşerdiğini ve bir insanın dünyayı nasıl değiştirebileceğini anlatacak.
Bu eser;
Yalnızlık hissine karşı bir rehber,
Acının nasıl güce dönüştüğünün el kitabı,
Ve "imkansız" denilen mucizelerin günlüğü olacak.
Ez cümle; İyiliğin Yaşayan Kanıtı Kanserle Barış Derneği çatısı altında, "ablaların ablası" olarak bilinen Mualla Coşkun , iyiliğin ve direncin yaşayan bir anıtı gibi yoluna devam ediyor. Kendi ışığını başkalarının karanlığını aydınlatmak için kullanan bu yüce gönüllü kadın, bize tek bir şeyi hatırlatıyor; Sevgi ve umut, en güçlü ilaçtan daha etkilidir.
Nur Delice
Ülke Postası Gazetesi Ankara Temsilcisi