02 Haziran 2026 - Salı

Toplumun Çekirdeği Aile Hangi Vitrinlerde Çürüyor?

Toplumun Çekirdeği Aile Hangi Vitrinlerde Çürüyor?

Yazar - Nur Delice
Okuma Süresi: 5 dk.
109 okunma
Nur Delice

Nur Delice

nurdelice77@gmail.com -
Takip EtGoogle News

Toplumun Çekirdeği Aile Hangi Vitrinlerde Çürüyor?

​Biz nerede kaybettik? Hangi ara "özel hayat" kelimesinin arkasına sığınıp, ahlaksızlığı, sadakatsizliği ve toplumsal çürümeyi modernlik diye pazarlar olduk?

​Bugün sokaklara, iş hayatına, kurumların o parlak ışıklı koridorlarına baktığımda içim sızlıyor. Ankara’ya geldiğimden beri tanık olduğum bazı manzaralar, bir gazeteci olmanın ötesinde, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle büyümüş bir insan olarak yüreğimi kanatıyor. Sırf bir unvan almak, bir basamak üste çıkmak ya da güce yaltaklanmak için eşini, yuvasını, namusunu hiçe sayanları gördükçe sormadan edemiyorum. Toplumun kalbi olan aile yapımızın altına bu dinamiti kimler koyuyor?

​"Özel Hayat" kelimesine gizlenmek Maskeli Münafıklık mı?
​Herkes suçu siyasilere, partilere, sisteme atıp kenara çekilme konforunu yaşıyor. Oysa parmağımızı başkalarına uzatmadan önce elini yanağına koyup etrafına bakma vaktidir. Bir anne, bir baba olarak çevremizdeki bu laçkalaşmaya ne kadar sessiz kalıyoruz? "Beni ilgilendirmez" diyerek kafamızı çevirdiğimiz her ahlaki çöküş, yarın kendi çocuklarımızın geleceğini kemiren bir canavara dönüşüyor.

​Bir kadın, başka bir kadının gözyaşı üzerine, el kadar sabilerin hakkına girerek nasıl bir saadet inşa edebilir? Ya da bir erkek... Evinde onun yolunu gözleyen, kirlettiği klozeti bile tiksinmeden temizleyen, onu insan içine pak gönderen eşine sadakat sözü vermişken; başka kollarda şerefini nasıl ayaklar altına alabilir?

​Unutmayın; Kulun bir hesabı varsa, Allah’ın da bir adaleti vardır. İnsan kırdığı yerden kırılır. Bu dünyada yaşattığını yaşamadan, o iliklerine kadar acıttığın yüreğin feryadını kendi kapında duymadan ölmezsin. İlahi vaat budur.

​Makam Koltuklarında Çürüyen Karakterler...
​İş dünyasında öyle bir yozlaşma hakim ki; liyakat değil, sadakatsizlik ödüllendirilir olmuş. En başarılı, en dürüst personelin hakkı yenirken, "elimin altında dursun, yarın bir gün lazım olur" mantığıyla ahlaki zaafları olanların el üstünde tutulduğu bir düzenden endişe ediyorum. Bu iğrenç ilişkilere göz yuman yöneticiler de, o kirli basamakları tırmananlar da bu toplumsal cinayetin ortaklarıdır.
​Bugün aldatma oranlarının kadın ve erkek arasında neredeyse yarı yarıya eşitlendiği söyleniyor. Bir kadın olarak, kadının yaradılışındaki o "Rahim" isminin kutsallığına, annelik ve zarafet makamına bu denli ihanet edilmesinden hicap duyuyorum. Toplum öyle bir hale geldi ki, artık...

​Komşuya güven yok,
​Arkadaşa güven yok,
​Dosta, yöneticiye, hatta en yakınına güven yok.

​İnsanlar artık evlerine misafir çağırmaya, eşlerini arkadaşlarıyla tanıştırmaya korkar oldu. Arkasından da o aciz, o korkak sığınak: "Ben bekarım, evli olan düşünsün!" İşte toplumsal çürümüşlüğün en çıplak, en arsız itirafı!

​Ahir Zamanın Ağır İmtihanı...
​Eskiden "kader mahkumu" sözüne kızardım; ama bugün eşini komşusuyla yakalayıp ruhu paramparça olan, cinnetin eşiğine getirilen insanları gördükçe, toplumun bu laçkalığının namus cinayetlerini nasıl kışkırttığını daha iyi anlıyorum. Kimse büyük konuşmasın. "Benim eşim yapmaz" diyenlerin bile şirazesinin kaydığı bu devirde, manevi kalelerimizi korumazsak hepimiz bu dalganın altında kalacağız.

​Müslümanlık ağır geliyor artık insanlara. Çünkü dürüstlük ister, sadakat ister, haramdan kaçınmak ister. Ama münafıklık öyle bir kolaylaşmış, öyle bir maske haline gelmiş ki; "Müslüman değilim" diyenlerin bile cüret edemeyeceği arsızlıklar inanç maskesi altında icra ediliyor.

​Sözün özü;
Eğer bu toplumun çekirdeği olan aileyi korumazsak, yarın üzerine basacağımız bir vatan toprağı da bulamayacağız. Siyaseti, unvanları bir kenara bırakın; önce ruhumuzu, önce evimizi, önce temiz ahlakımızı geri kazanalım. Çünkü ilahi adalet er ya da geç tecelli edecek ve o yankı hepimizin kapısını çalacak.

​Nur Delice
Gazeteci - Yazar

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss