08 Ocak 2026 - Perşembe

04.17: Zamanın Durduğu, Vicdanın Sustuğu O Kara Gece

​Kendimize Soruyor Muyuz? ​Çalıştaydan ayrılırken kafamda tek bir soru vardı!!! Ders aldık mı?

Yazar - Nur Delice
Okuma Süresi: 4 dk.
Nur Delice

Nur Delice

nurdelice77@gmail.com -
Google News

İki yıl geçti. Dile kolay, takvim yaprakları değişti, mevsimler döndü, kar yine yağdı, hava yine o geceki gibi dondurucu bir soğuğa büründü. Ama bizim için saatler hâlâ 04.17. O an başlayan çığlıklar, kulaklarımızdan; o zifiri karanlıkta yükselen feryatlar, yüreğimizden hiç gitmedi.

​6 Şubat 2023... Sadece bir tarih değil, bir milletin kalbinin enkaz altında kaldığı günün adıdır. Kadınların, çocukların, yaşlıların çaresizce sağa sola koşuşturduğu; hayatların yarım, hayallerin toz içinde kaldığı, 53 bin canımızı toprağa değil, aslında ruhumuza gömdüğümüz o mahşer provası!..

 

"​Acımız Taze, Öfkemiz Diri!"

​Kaç yıl geçerse geçsin bu acı dinmeyecek. Çünkü bu sadece doğanın bir sarsıntısı değil, bir ihmaller zincirinin ağır bedeliydi. Biz artık "takdir-i ilahi" deyip kenara çekilmek istemiyoruz. Doğal afetleri durduramayacağımızı biliyoruz ama evlerimizin mezar olmasını durdurabiliriz.

​İki yıldır haykırıyoruz!!!! Adalet istiyoruz! Sevdiklerimizi bizden alan sadece fay hatları değildi; çalınan malzemeler, kesilen kolonlar, görmezden gelinen denetimler ve hırsın vicdanın önüne geçmesiydi. Gerçek suçlular hesap vermeden, o enkazların altında kalan adalet ayağa kalkmadan yüreğimize bir damla su serpilmeyecek.

 

"​Sönmeyen Ateş, Bitmeyen Matem köz olamasa da içimizi yakmaya devam ediyor.

​Bugün hâlâ konteyner kentlerde, tek bir odanın içinde koca bir dünyayı ve kaybettikleri hatıraları yaşatmaya çalışan insanlarımız var. Onların gözyaşı hiç dinmedi. Biz 85 milyon olarak bu şuurda olmalıyız. Yaralar tam olarak sarılmadı; ne fiziksel ne de ruhsal. Ekmeğimizi bölüşmekten, acıyı paylaşmaktan bir an bile vazgeçmemeliyiz. Eğer "insanız" diyorsak, o sızıyı her sabah kendi içimizde hissetmek zorundayız.

 

​Umut ve Hazırlık niteliği taşıyan ANDAK ve "Afetlere Hazırlık Çalıştayı"

​Tam da bu yasın ve sorgulamanın gölgesinde, geçtiğimiz günlerde Ankara Midas Hotel’de çok kıymetli bir buluşmaya şahitlik ettim. Anadolu Dayanışma ve Arama Kurtarma Derneği (ANDAK) tarafından düzenlenen, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteklediği "Afetlere Hazırlık ve Toplumsal Bilinçlendirme Çalıştayı" gerçekleştirildi.

​Bu çalıştayda bir kez daha anladık ki: Afet değil, hazırlıksızlık öldürür.

​ANDAK Başkanı Zeliha Güneş Demir’in de vurguladığı gibi; farkındalık ailede başlar. 2025’in "Aile Yılı" olmasıyla bütünleşen bu proje, bilinçli bir neslin temelini atmayı hedefliyor.

 

​Hukuk Müşaviri Ayhan Özkan’ın belirttiği o kritik nokta hepimizin kulağına küpe olmalı: "Afet farkındalığı 0-5 yaş arasında başlar." Paniği yönetmek, bir teknik değil, bir kültürdür.

 

​Sincan Kaymakamı Levent Kılıç’ın sahadaki tecrübeleriyle altını çizdiği "koordinasyon" meselesi ise hayatidir. Kimin nereye gideceği, ne yapacağı önceden belli değilse, en büyük yardım isteği bile karmaşaya dönüşür.

​Kendimize Soruyor Muyuz?

​Çalıştaydan ayrılırken kafamda tek bir soru vardı!!! Ders aldık mı?

Hâlâ binaların kolonlarını kesmeyi bırakabildik mi? Maddi menfaatleri insan canının önüne koymaktan vazgeçtik mi? "Bana bir şey olmaz"cılıktan sıyrılıp, bir dakika sonra deprem olacakmış gibi hazır mıyız?

​Eğer bu sorulara "evet" diyemiyorsak, 6 Şubat şehitlerimizin aziz hatırasına ihanet ediyoruz demektir. 6 Şubat sadece bir yas günü değil, bir milat olmalıdır. Milli yas ilan edilmeli ve gelecek nesillere "ihmalin bedeli" olarak anlatılmalıdır.

 

​Son sözümüz tek, feryadımız ortak olsun:

EVLERİMİZ MEZAR OLMASIN!

​Tüm deprem şehitlerimizi rahmetle anıyor, geride kalanlara sabır ve bitmeyen bir dayanışma sözü veriyoruz. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.

 

​Nur Delice

Ülke Postası Ankara Temsilcisi

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss