Tahkimat Etnisite Üzerinden Yapılamaz
Tahkimat Etnisite Üzerinden Yapılamaz

Süleyman Aksoy
SuleymanAksoy@gmail.com -Tahkimat Etnisite Üzerinden Yapılamaz
“Terörsüz Türkiye Komisyonu” raporunda yer alan şu ifade dikkatle değerlendirilmelidir:
“Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla oluşturacağı doğal ittifak…”
HÜR DÜŞÜNCE HAREKETİ olarak açık konuşuyoruz:
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, etnik grupların toplamı değildir.
Bu devlet, kimliklerin pazarlık masasında birleşmesiyle kurulmamıştır.
Devletin vatandaşını tarif ederken etnisiteyi esas alan bir dil, iyi niyetle dahi kurulmuş olsa, uzun vadede siyasal zemini kimlik rekabetine sürükler.
Bugüne kadar bu ülkede seçimler etnik referansla yapılmadı.
Milletvekilleri soy kütüğüne göre seçilmedi.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı etnik temsiliyet yarışına dönüşmedi.
Eğer devletin dili değişirse, siyaset de değişir.
Siyaset değişirse toplum da değişir.
Ve bu değişim birliği güçlendirmez;
kimlik tahkimatı üretir.
Türkiye Etnik Koalisyon Devleti Değildir
Türkiye Cumhuriyeti üniter bir devlettir.
Millet kavramı etnik değil, tarihsel ve siyasal bir birlikteliktir.
Etnisiteyi kamusal tanımın merkezine koymak, farkında olunmadan şu soruyu doğurur:
“Kim kimi temsil ediyor?”
Bu soru siyasete girdiği anda toplumsal fay hatları derinleşir.
Osmanlı’nın son döneminde yapılan hatalar ortadadır.
Islahat süreçleri eşitlik amacı taşırken, dış müdahaleye açık kimlik alanları üretmiştir.
1. Dünya Savaşı sonrası Sevr ile yapılmak istenen de buydu:
Etnik haritalar üzerinden parçalanma.
Millî Mücadele’nin başarısı ise tam tersiydi:
Etnisite değil ortak kader bilinci.
Küresel Tasarımlar Kimlik Üzerinden Çalışır
Türkiye’yi 40’a, 47’ye, 50’ye bölen akademik haritalar tesadüf değildir.
Küresel güçler bölgeyi kimlik eksenli dizayn etmeye çalışmaktadır.
Federatif model tartışmaları, etnik temsiliyet söylemleri, kimlik bazlı siyasal bloklaşmalar…
Bunların hiçbiri masum teorik egzersiz değildir.
HÜR DÜŞÜNCE HAREKETİ olarak uyarıyoruz:
Devlet dili, kimlikleri tarif ederken dikkatli olmazsa, dış müdahale alanı genişler.
Bir ülke içeriden etnik temsile indirgenirse, dışarıdan kolay yönlendirilir.
İç Kale Tahkimi Kimlikle Değil Hukukla Olur
İç tahkimat;
etnik ittifaklarla değil, hukuk devletiyle yapılır.
Birlik;
kimlik listesiyle değil, adaletle sağlanır.
Devlet aklı;
kısa vadeli siyasi rahatlama için uzun vadeli yapısal risk üretmez.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kapsayıcıdır.
Bu kapsayıcılık, etnisite sayarak değil; ortak aidiyet inşa ederek korunur.
Bizim duruşumuz nettir:
Türkiye etnik pazarlık alanı değildir.
Türk milleti, kimlik koalisyonu değil tarihsel bir bütündür.
Uyarımız Siyaset Üstüdür
Bu mesele parti meselesi değildir.
Bu mesele gelecek meselesidir.
Tarih, ihtiyatsız kararları affetmez.
Devlet aklı; duygusal değil, stratejik hareket etmek zorundadır.
HÜR DÜŞÜNCE HAREKETİ olarak çağrımız açıktır:
İç tahkimat söylemi, kimlik merkezli bir siyasal dile evrilmemelidir.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı esas alınmalı, Türk milleti kavramı zayıflatılmamalıdır.
Çünkü bu ülke, etnisitelerin yan yana gelişiyle değil, ortak kaderle ayakta kalmıştır.
Ve unutulmamalıdır:
Birlik, kimlik sayarak değil; adaletle korunur.