Bir toplumun geleceğini anlamak istiyorsanız
Bir toplumun geleceğini anlamak istiyorsanız

Süleyman Aksoy
slmnaksoy@gmail.com - 05073119970Süleyman AKSOY Yazıyor
Bir toplumun geleceğini anlamak istiyorsanız, çocuklarının neyle büyüdüğüne bakın.
Bugün ortaokul çağındaki çocuklarımızın dünyasına baktığımızda karşımıza çıkan tablo düşündürücüdür. Ekranlarda mafyayı, zorbalığı ve şiddeti “güç” olarak sunan diziler… Dijital platformlarda refleksleri hızlandırırken vicdanı körelten oyunlar… Ve bütün bunların ortasında yönünü bulmaya çalışan bir nesil…
Ama artık mesele sadece ekranlarda gördüklerimizle sınırlı değil.
Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınları…
Okul bahçesine giren, öğrenciyi hedef alan, öğretmenin otoritesini yok sayan görüntüler…
Bu hadiseler birer “asayiş olayı” değildir.
Bunlar, toplumun en hassas alanı olan okulun dokunulmazlığının zedelenmesidir.
Okul dediğimiz yer; çocuğun devleti ilk tanıdığı yerdir.
Adalet duygusunu, sınırı, hakkı ve sorumluluğu öğrendiği yerdir.
Eğer bir çocuk okulunda kendini güvende hissetmiyorsa,
Eğer dışarıdan gelen bir zorbalık okul kapısından içeri girebiliyorsa,
Orada sadece güvenlik değil, otorite de çökmüş demektir.
Burada çok net bir tabloyla karşı karşıyayız:
Ekranda şiddeti normalleştiren bir kültür…
Sokakta karşılığına dönüşen bir cesaret…
Ve nihayet okulda tezahür eden bir otorite boşluğu…
Bu zinciri görmeden çözüm üretmek mümkün değildir.
Şunu açıkça söylemek gerekir:
Okul, kırmızı çizgidir.
Okula yönelik her türlü saldırı, sadece bir kişiye değil, doğrudan devlete yapılmış sayılmalıdır.
Bu konuda en küçük bir müsamaha, yarın çok daha büyük kırılmalara yol açar.
Peki ne yapılmalı?
Öncelikle güvenlik meselesi ciddiyetle ele alınmalıdır.
Okulların fiziki güvenliği, giriş-çıkış kontrolü ve çevre denetimi yeniden yapılandırılmalıdır.
İkinci olarak, caydırıcılık sağlanmalıdır.
Okul baskınlarına karışan kişiler için hızlı ve net hukuki süreçler işletilmeli, bu fiillerin karşılıksız kalmayacağı gösterilmelidir.
Üçüncü olarak ise asıl meseleye dönmeliyiz:
Zihinsel iklim.
Çocuk, şiddeti önce izliyor, sonra içselleştiriyor, en sonunda uyguluyor.
Bu zinciri kırmadan sadece güvenlik tedbiriyle sonuç almak mümkün değildir.
Aile, eğitim sistemi ve medya birlikte sorumluluk almak zorundadır.
Bu ülke, zor zamanları aşmış bir millettir.
Ama hiçbir millet, kendi çocuklarının güvenliğini sağlayamadığı bir düzende güçlü kalamaz.
Unutmayalım:
Okulda başlayan bir güvensizlik, yarın sokağa, ardından devlete sirayet eder.
Mesele sadece bugünün çocukları değil…
Türkiye’nin yarınıdır.