Yüksek Ses Neyi Gizliyor?
Yüksek Ses Neyi Gizliyor?

Süleyman Aksoy
SuleymanAksoy@gmail.com -Yüksek Ses Neyi Gizliyor?
(Algının yükseldiği, aklın alçaldığı zamanlara dair)
Türkiye’de bir süredir dikkat çekici bir durum var.
Ses yükseldikçe mesele küçülüyor.
Televizyon ekranlarında, sosyal medyada, kürsülerde, tartışma programlarında…
Herkes konuşuyor.
Ama neredeyse kimse düşünmüyor.
Çünkü yüksek ses çoğu zaman düşüncenin değil, savunmanın işaretidir.
Ve savunma psikolojisi, sağlıklı karar üretmez.
Bugün ülkemizde birçok başlık tartışılıyor: ekonomi, güvenlik, eğitim, dış politika, hukuk…
Fakat tartışmaların büyük kısmı meseleyi çözmek için değil, tarafları tahkim etmek için yapılıyor.
Hakikati bulmak için değil, kendi mahallesini konsolide etmek için.
Yüksek ses tam da burada devreye giriyor.
Ses yükseldiğinde analiz geri çekilir.
Ses yükseldiğinde veri yerini slogan alır.
Ses yükseldiğinde sorular değil, ezberler konuşur.
Oysa bir ülke yüksek sesle değil, yüksek akılla yönetilir.
Bizim meselemiz kimin daha sert konuştuğu değil;
kimin daha doğru soruyu sorduğudur.
Bugün birçok sorunu çözümsüz gibi gösteren şey, sorunların büyüklüğü değil;
yanlış yerden tartışılmasıdır.
Ekonomide örneğin, fiyat artışlarını konuşuyoruz ama üretim kapasitesini konuşmuyoruz.
Adalette kararları tartışıyoruz ama sistemin güven üretip üretmediğini konuşmuyoruz.
Eğitimde sınavları konuşuyoruz ama nitelik meselesini konuşmuyoruz.
Dış politikada anlık krizleri konuşuyoruz ama uzun vadeli stratejiyi konuşmuyoruz.
Bu eksiklik tesadüf değildir.
Gürültü arttığında düşünce zayıflar.
Ve düşünce zayıfladığında yön tayini başkalarının eline geçer.
Hür Düşünce tam da bu noktada bir itirazdır.
Yüksek sese değil, yüzeysellliğe itirazdır.
Tepkiye değil, ezbere itirazdır.
Biz “kime bağıracağız?” diye yola çıkmadık.
Biz “nasıl inşa edeceğiz?” diye yola çıktık.
Çünkü güçlü devlet, sakin akılla kurulur.
Sağlam ekonomi, veriye dayalı cesaretle inşa edilir.
Adalet, tarafgirlikten değil, ilkeden güç alır.
Egemenlik, sadece sınırları korumak değil; karar yetkisini koruyabilmektir.
Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir.
Türk milleti tarih boyunca gürültüyle değil, iradeyle ayakta kalmıştır.
Bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla bağırmak değil;
daha derin düşünmektir.
Eğer bu ülkede hâlâ soruları cesaretle sorabilen,
veriye bakarak konuşabilen,
millet adına düşünebilen bir akıl varsa;
O akıl, gürültünün değil, hür düşüncenin tarafındadır.
Ve biz o tarafı büyütmek için buradayız.