Recep TAYYİP ERDOĞAN Mısır Meclisindeki konuşması
Recep TAYYİP ERDOĞAN Mısır Meclisindeki konuşması

Süleyman Aksoy
SuleymanAksoy@gmail.com -
Recep TAYYİP ERDOĞAN Mısır Meclisindeki
Laiklik: Dün Kahire’de Övülen, Bugün İçeride Tartışılan İlke
2011 yılı…
Arap Baharı’nın en sıcak günleri…
Recep Tayyip Erdoğan, Mısır ziyaretinde Kahire’de yaptığı açıklamalarda laikliği açıkça savunmuştu. “Laiklik dinsizlik değildir” demiş, devletin laik olabileceğini ama toplumun dindar kalabileceğini vurgulamıştı. Ortadoğu halklarına Türkiye modelini önerirken laikliğin, farklı inançların bir arada yaşamasının teminatı olduğunu ifade etmişti.
O gün söylenen sözler nettir.
Laiklik, istikrarın ve çoğulculuğun güvencesi olarak anlatılmıştır.
Bugün ise içeride laikliği savunanlara yönelik sert çıkışlar yapıldığında doğal olarak şu soru soruluyor:
Ne değişti?
Anayasa değişmedi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri değişmedi.
2. madde hâlâ yürürlükte: Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
O halde laikliği savunmak nasıl bir “karşı duruş” gibi sunulabilir?
Laiklik bir siyasi kamp değildir.
Laiklik anayasal sadakattir.
Cumhurbaşkanlığı makamı, anayasanın uygulanmasını gözetmekle yükümlü en üst makamdır. Bu makam, siyasi liderliğin ötesinde, devlet sürekliliğinin temsilidir. Dolayısıyla anayasanın laiklik ilkesine karşı yapılan her eylem veya aşındırma girişimi, kimden gelirse gelsin, Cumhurbaşkanı tarafından def edilmelidir.
Burada mesele kişi değil; makamdır.
Makamın sorumluluğu, anayasal zemini korumaktır.
Dün Kahire’de laikliği Ortadoğu’ya öneren bir Türkiye vardı.
Bugün içeride laikliği savunanlara mesafe koyan bir dil ortaya çıkıyorsa, bu çelişkiyi konuşmak gerekir.
Çünkü laiklik:
• İnananın ibadet özgürlüğünün güvencesidir.
• Farklı mezheplerin huzur içinde yaşamasının şartıdır.
• Devletin dini araçsallaştırmamasının teminatıdır.
Laiklik zayıflarsa en çok mütedeyyin vatandaş zarar görür.
Çünkü ibadet hakkı anayasal güvence olmaktan çıkar, siyasi iklime bağlı hale gelir.
Devlet aklı günü kurtarmak için değil, sürekliliği sağlamak için vardır.
Süreklilik ise anayasal ilkelerin konjonktüre göre değişmemesiyle mümkündür.
Laiklik; ne bir ideolojik bayrak, ne de bir siyasi polemik aracıdır.
Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının eşitliğinin adıdır.
Ve bu ilke, dün Kahire’de doğruysa bugün Ankara’da da doğrudu