HAYDİ KADINLAR EVE !
Selma Önalan

Selma Önalan

Araştırmacı Yazar

HAYDİ KADINLAR EVE !

KADININ ÇALIŞMASI VE BOZUK DÜZEN


Kadınları evlerinden çıkardılar ...

“Kadınlar yuvalarından çıkıp, beşeri yoldan çıkarmış; yuvalarına dönmeli “ (Risale-i Nur )
***

Anne çalışıyor,anneanne ya da banane çocuğa bakıyor…
Eve gelindiğinde alelacele bir yemek , haftada bir o da  üstün körü bir temizlik , bir koşuşturmaca , bir mücadele…

Şimdilerde kadınların bir kısmı , geleceğin garantisi(!) bilezikleri kollarında tam da istenildiği gibi kendi ayakları üzerinde dimdik(!) duruyor : )
Erkeğe muhtaç olmadan ! : (

Efendim o bilezik boşa alınmadı ... Gerektiğinde süs olacak , gerektiğinde kullanılmak üzere evlilikle birlikte bozdurulacak …

Sonuç dağılmış yuvalar, mutsuz bireyler ,
ya anneyi ya da babayı tercih ederek bir tarafı  yarım bir tarafı eksik bir şekilde büyüyecek yeni nesil çocuklar …

Bugün anne babanın  birarada olduğu bir ailede büyüyen çocuklar bahtlı sayılıyor…

Tabi çalışan bütün kadınlar boşanmıyor ya da sadece boşanan kadın çalışmıyor . Çalışmak için başka sebepleri de var kadınların …

Mesela kadını çalışma hayatına iten sebeplerin başında
Hz Muhammed ( SAV ) Efendimizin
“hataların başı” dediği dünya sevgisi geliyor .

Çok istisnai durumlar dışında bir kadın kocasının maddi yönden sağlayamadığı eksiklikleri (!) tamamlamak için çalışmıyor mu?
Daha yeni , daha güzel , daha geniş bir ev , araba, eşya ya da  giyim ; çocuğunu özel okula göndermek vb. zaruri olmayan ihtiyaçlar yüzünden çalışmıyor mu kadın ? …

Gelin görün ki kadının kazandığı paranın çoğu, asıl görevini devrettiği diğer kişilere ya da kurumlara aktarılarak
( mesela  bakıcı hizmetleri , bazen dışarıdan yemek , bazen temizlikçi , ekstra giyim bakım masrafları gibi) gider olarak elden çıkıyor.  Geriye kalan para ise verilen tavize ve harcanan çabaya değer mi tartışılır .
***

Bir çocuğun birinci ve en önemli öğretmeni annesidir . Allah ahirette kadına neden evin bütçesine katkıda bulunmadın diye sormaz ama neden çocuğunu iyi yetiştirmedin diye sorar, hatta bundan çocuk şikayetçi olur .

Bir çocuğun okuldan eve geldiğinde kendisini annesinin karşılaması kadar mutluluk verici bir şey yoktur . Aynı şekilde çoğu erkek eve geldiğinde kendisini karşılayacak bir eş görmek ister ...
Bu huzurdan mahrum bırakmayın yuvanızı !
***

Günümüzde  önemli bir ihtiyacı olmadığı halde çalışan  kadınlar da var.
Evde duramayan bu kadınların sorunu da sosyallik . Sosyalleşme çabası .. ya da önemli kişi olma mücadelesi ...

Evde ‘dört duvar arasında’ oturmanın , kişiyi itibarsızlaştırdığı düşüncesi lanse edildiği sürece bu amaçla  çalışan kadın sayısında da artış olacaktır.
Oysa kadının evde boş bir potansiyel olarak görülmesi bir hatadır . Bütün ev halkı hücuma çıkarsa o zaman
“ Kaleyi kim koruyacak?”...

Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. AHZAB 33

 Ayet her ne kadar Peygamber Aleyhisselatü Vesselam'ın hanımlarına hitab etse de bu durum , bu ayetten hiç hissemiz olmadığını göstermez  . Onları yani ümmetin annelerini örnek almamız gerektiğini de düşündüğümüzde kadının evde olmasının azimet olduğunu görmek zor değildir .

Kadının evi ile ilgilenmesi , erkeğin maişet için para temin etmesi bir görev dağılımıdır .
Bu ,  Allah-u Teâlâ'nın bir taksimidir ve nur'un âlâ nurdur . Asla acizlik değildir .

Bir kadın için asıl eğlence , asıl huzur yeri evidir .
Eminim yüzde yüze yakın bir orandaki kadın eğer maaş almasa evde oturmayı tercih edecektir . Ne kariyer , ne başka bir neden onu asıl görev yerinden alıkoyamayacaktır  ...
***

Peki çalışmayacaklarsa  kızlarımız boşuna mı okuyor ? Ya da  bayanlar eğitim almasın mi ? Cahil mi kalsın ?

Kadınların kızların eğitim alması önemlidir. Ancak üniversite eğitiminin tek amacı çalışmak olmadığı gibi eğitimden kasıt da sadece mesleki bilgi ya da sadece fen bilimleri, pozitif bilimler değildir.

Asıl tüm kadınların öğrenmesi gereken ilimler;  tefsir, fıkıh , hadis , kelam gibi ilimlerdir . Bu konuda eğitim almış bir kadın , bir kız asla cahil sayılamaz . Ki bu bilgileri bir ömür kullanacak , hem kendisi hem ailesinin mutluluğu için ...

Evet kadınlar eğitim almalı ancak bunun üniversite ile olması şart değildir . Doğru kitabı okuyarak, ilgili kurslara , seminerlere giderek de kadınlar eğitilebilir.
Mesela çocuğunu nasıl daha iyi yetiştireceği ,
evi -yuvası için neler yapabileceğine dair bilgiyi buralardan alabilir .
***

Kadının saatlerce iş ortamında bulunmasının başka ne gibi sakıncaları mı var ?

Mesela erkekte iyi bir haslet olan cesaret kadında olumlu bir özellik değildir.  Oysa çalışan kadının cesur ve dayanıklı olması gerekir o nazikliğinin aksine !

Mesela evliliğin asıl amacı neslin devamını sağlamak için çoğalmak iken çalışma hayatı çocuk büyütmeyi zorlaştırıyor ve çocuk sayısı bir ya da  en fazla ikiyi geçemiyor …

Bir başka sorun ise şöyle : Çalışılan ortam eğer mahremiyete uygun değilse  kadın ve erkeğin en güzel kıyafetlerle , en kibar davranışlarla birarada bulunması fitneye sebep olabilir .
Evet kadın bir fitne sebebidir  .
Ancak bir çok anlamı olan fitnenin burada kastedilen yönü ; güzel bir kadının bulunduğu ortamda rekabetin artması ve doğuracağı kötü sonuçlardır .

Güzel ve bakımlı bir bayanın olduğu bir işyerinde hemcinsleri ondan geri kalmamaya çalışarak bir rekabete girecek , karşı cinsleri ise o bayanı elde etmek için ayrı bir rekabete girecektir (girebilir ).

Eğer evli bir erkekte böyle bir durum olduysa ikinci bir evliliğe kanunlar müsaade etmediğinden ya gayri resmi ve gayri ahlaki bir hayat yaşanacak ya da yenisini almak için diğer kadın boşanacak ...
Yani Allah'ın kanunlarına uyulmadığı takdirde beşerî , hele Avrupai kanunlarla beşere rahat yok , huzur yok , kalıcı ve kesin bir çözüm yok…
Modern tıbbın bir organımızı kurtarayım, bir rahatsızlığı tedavi edeyim derken başka bir yerden başka bir hastalığa neden olduğu gibi olsa olsa geçici çözümlerle gün kurtarılır

***

İlginçtir bir sosyolog  kadının çalışma hayatında olmasının aslında ekonomi için artı bir unsur olmadığını yani ekonomiye olumlu bir katkısının olmadığını itiraf etmiştir .

Ayrıca devlet memurluğunda veya özel sektörde birçok iş alanında kadınların yerine erkeklerin istihdam edildiğini varsayacak olursak  işsizlik  kendiliğinden büyük ölçüde azalacaktır...

***

O halde hiç çalışan kadın olmayacak mı ?

Tabiki belli mesleklerde ve belli sayıda kadın , belli dönemlerde çalışabilir . Ancak
'bütün kadınların çalışması gerekir ‘ ,
’ kadın her işte çalışabilir ‘ ,

çalışmayan kadın güçsüzdür , gelecek garantisi yoktur ‘ ,
‘ev hanımlığı değersizdir’ gibi algılarla bütün kadınların çalışma hayatına itilmesi
 çok tehlikelidir ve İslâmî değildir .
Bu görüş aileyi ve dolayısıyla toplumu zedeler.

Velhasıl toplamda kadınların %15  belki % 20 sinin çalışması ihtiyaç ise ya da zaruriyse ,
% 100 nü gerekli görmek ve teşvik etmek vicdanı sızlatıyor.

Kadının eşitliğe(!) uygun olarak her işte her yerde her zaman çalışması ; o eleştirip durdurduğumuz o yerden yere vurduğumuz kapitalist sisteme hizmet etmekten başka bir işe yaramıyor  . Götürdüğü maddi manevi kaybın yanında getireceği cüzî maddi faydanın  hiç bir değeri yok !

Her ne kadar arz talep meselesi olsa da büyük bir orandaki kadının istihdam edilmesi hedefinin doğru olmadığını düşünüyorum .
***

Evde olmak bir geri kalmışlık , bir zillet değil .
Bu yüzden
Haydi kadınlar eve !
Ait olduğunuz yere .

***
Algılarımızın ve davranışlarımızın özüne dönmesi niyeti ve dileğiyle ...