BİR YAKARIŞ BİR YERGİ ÜZERİNE ...
Selma Önalan

Selma Önalan

Araştırmacı Yazar

BİR YAKARIŞ BİR YERGİ ÜZERİNE ...

10 Ekim 2018 - 11:05

Bugün , dünyevileşmenin etkisiyle gittikçe taraftar toplayan ancak dinin özüyle bağdaşmayan ve doğru olmayan iki görüşten bahsedeceğim .
 
Efendim biri çıkar ;  başörtüsünün ne sosyal hayata ve ne de istediği her şeyi yapmaya engel olmadığından bahisle ; 
 
" Ne yani başörtüsü taktım diye hiç bir şey yapamayacak mıyım ? "  diye yakınır ..
 
" Kapalı olmam şarkı söylememe engel mi ? Ya da dans etmem  elâlemin içinde"?... 
" Yoksa kadının sesi de mi haram ?... yapmayın Allah aşkına ! ..."
" Bu kadar da yobaz(!)  olmayın ! Zaten bu yüzden geri kaldık (!) ..."
 
" Erkek arkadaşımla sahilde elele yürümek benim de hakkım . Evlilik düşünüyoruz biz ..."
 
" İstediğim her işte çalışırım , niye dört duvar içinde hapsolayım(!) "
" Ben insan değil miyim ? Neden ikinci plana atılıyorum kadın olarak ? "
" Söyleyin benim ne eksiğim var ?.. " .... der .
 
Kısacası "Başörtü de takarım her şeyi de yaparım " mantığını aslında mantıksızlığını savunur .
 
Sözüm ona  Müslüman feminist tavırları ...
 .
 .
 .
Diğer tarafta biri çıkar ; " Kur'an ölülere okunmaz"  fitnesini yayar ...
Bu düşünye paralel olarak  
" meal okumuyorsanız ( hâşâ ) boş boş anlamadan Kur'an okumanın da bir anlamı yok " mesajını verir alttan alttan , bazen açıktan...
.
.
Heyhat neler duyuyoruz !...
 
Peki soruyorum bütün bunların o eleştirip durdurduğunuz , o yerden yere vurduğun(m)uz  Fetöcülerin görüşlerinden ya da Ilımlı İslam projesinin savunduğu düşüncelerden ne farkı var Allah aşkına ..?
.
.
Şimdi bu iki konuyu sırayla ele alalım :
 
Bediüzzaman'ın çok güzel bir tespiti vardır :
 " HERŞEYİN iki ciheti vardır "  der . Biri maddi diğeri manevi .
 
 Evet başörtüsü tesettürün görünen kısmı yani maddesel yönüdür.
Edep ise tesettürün manevi yönünü temsil eder. Yani hoşunuza / hoşumuza çok gitmese de tesettür bazı şeylerden biraz geri durmaktır , biraz eksik kalmaktır ...
 
Tabi ki isteyen istediğini yapar . Kadın başını da kapatır , sokakta sigarasını da içer hiç aldırmadan ..
Ya da  isteyen başını da kapatır denize de girer karışık plajda haşemasıyla ...kimse karışmaz .
 
Ancak bunları yapan bunların doğru olduğunu asla savunamaz  . Ayrıca böyle bir tesettürün pek bir anlamı olmadığı gibi  böyle bir tesettür bizi ne kadar setr eder ve bizi ne kadar korur  iki cihanda.. o da ayrı mevzu ... 
 
Hem her şeyin bir bedeli vardır . Bizler bir yola başkoyduysak , bir davamız varsa ya da  bir şeyi temsil ediyorsak bir şeylere de  katlanmak zorundayız. 
 
Hem dünyamı dört başı mamur yaparım hem hiç bir şeyden mahrum kalmam 
ya da hem ehl-i dünya gibi yaşarım hem ahiretimi kazanırım , olmuyor .
Olur diyenler Peygamber Efendimiz Hz . Muhammed (s.a.v) in hayatından 
 
" istemez misin Ya Ömer , dünya onların ahiret de bizim !..  " 
 
kısmını bir okusun ya da bir kez daha okusun ve kıssadan hisse olsun sözümüze ...
 
Evet mümin hem dünyada hem ahirette iyiliğe erişebilir  . Ancak bu , ancak Allah'ın sınırlarını koruyarak olur ve ancak dininin elverdiği ölçüde  yapılabilir . Dinin özüne aykırı düşünceler ve yeni yeni adetler getirerek değil !
 
***
İkinci mevzuya gelince  bu da ayrı bir fitnedir . 
Çünkü her yönüyle mucize olan Kur'an-ı Kerim' in ölülere okunacağı hadis-i şerif ile sabittir . Mesela
 
 Yasin, Kur'ân'ın kalbidir. Onu bir kimse okur ve Allah'tan âhiret saadeti dilerse, Allah onu mağfiret buyurur. Yâsin'i ölülerinizin üzerine okuyunuz." (Müsned, 5/26)
  hadisi ...
 
Ayrıca bu kişiler  ölülerin ruhuna bağışlanmak üzere " el Fatiha " denildiğinde ne yapıyor acaba çok merak ediyorum . Etrafa okuyormuş görüntüsü mü veriyorlar ?
 Ya da gerçekten inanmadıkları için boş mu geçiyorlar bu faslı ?
 
Ne olur yani okuduğumuz Kur'an-ı Kerim'i ölülere de bağışlasak tavsiye edildiği üzere ?
Yoksa bu da mı hurâfe ? ...
Bakıyorum da hurafeden berî olan dinimiz ne de çok itham edilir oldu bu kelimeyle ...
 
Oysa Kur'an'ı Arapça okumak bir ibadettir .
Ayrıca Kuran'ı Arapça okumak , mealini okumaya engel olmadığı gibi 
Kur'an'ı ölülere bağışlamak da onu anlamamıza ve yaşamımıza geçirmemize asla  engel değildir .
 
Müslümanları Kur'an'dan uzaklaştırmaya yönelik bu tehlikeye karşı tedbirimizi alıp   inadına bol bol Kur'an'ı Kerim okuyalım ve sevabını başta Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam olmak üzere tüm ölülerimize bağışlayalım  derim ...
 
Velhasıl
Artık birilerinin bu gerçekleri söylemesi lazım ,
Ve artık hepimizin bu gerçekleri yaşaması lazım ...