ARTIK "ÇOK" OLUYORUZ .
Selma Önalan

Selma Önalan

Araştırmacı Yazar

ARTIK "ÇOK" OLUYORUZ .

Hiç bu kadar lakayt kalmış mıydık birbirimize?

Hem bu kadar yakın hem bu kadar uzak olmuş muyduk hiç ?

Sadece ülke gündemi değil dikkat ettiniz mi kendi gundemimiz de o kadar çabuk değişiyor ki bu asırda .

Daha bir başarımızı kutlamadan , daha bir "geçmiş olsun " demeden hikâyeler bir hızla değişiyor . 
Hikayeye hikayeler ekleniyor ve çoğu zaman yetişemiyoruz birbirimize .

İşin ilginç yönü ise artık hepimizin buna alışmış olması değil mi ?

Yani hemen hemen hepimiz aynı durumda olduğumuz için artık bu konuda ne birbirimize darılıyoruz ne birbirimize güceniyoruz.

Bir kandil birine bir kandil diğerine durumları...

Üretim çok tüketim çok. Tanıdık çok ...

Bu asrın özelliği her açıdan bol ... her açıdan çok ...

Varlıkla sınanmanın başka bir boyutunu yaşıyoruz şu aralar ...
 
" Her şey çok ama vakit yok "  mu diyorsunuz ?

Oysa gün hâlâ 24 saat...

Sorun bence hem dünyayı hem ahireti neredeyse eşit olacak bir şekilde sırtlanmış olmamızdan kaynaklanıyor .

Zaten tırmanması zor olan " sarp yokuşu "  iyice zorlaştırıyoruz .
Bile bile ve büyük bir hevesle ...
Sanki...
 
************
 
Efendim felsefeye dair kitaplarla biraz  iştigal edince insanın aklına şu tarz bir yorum geliyor : 

Bu insanlar
- ki kendilerine filozof denir -  evet , hayata dair bir çok konuda düşünmüşler , bir şeylerin cevabını bulmak için çaba göstermişler ; bazen doğru tespitlerde de bulunmuşlar. 

Ancak son tahlilde çoğu başarısız olmuştur . 
 
Düşünsenize ne kadar başarılı olursa olsun bir filozof bu muazzam kainatın ilk sebebini getirip ateş , hava , ya da suya dayandırırsa ; 
 
kainatın her parçasının  mükemmel bir 
" tasarım " olduğu kabul edip bunu ,
" biz var olduğumuz için dünya da böyle olmak zorunda " ya da "dünyalar , benzeri dünyalar yumurtluyor " gibi sonuçlara bağlıyorsa 

ya da herhangi bir tanrıyı kabul etmezse 

ya da yanlış bir tanrı inancına varırsa yani Allah'a vardırmazsa işin başını- sonunu . 
Bu insana akıllı denilebilir mi ?
 
Ya da potansiyel aklı yanlış kullanana akıllı denilebilir mi?..
 
Zira onlara akıllı dersem ben kendi aklımdan şüphe ederim...
 
Buna rağmen bu insanların , tarihe damga vuran kişiler olarak kabul edilmeleri; 
asırlar geçmesine rağmen hala otorite kabul edilmeleri gereğinden fazla değer biçmekten başka bir şey değil zannımca . 

En fazla , hakikat arayışında gösterdikleri çabadan dolayı tebrik edilebilir ...
 
Aynı dinden aynı milletten olanlara bir diyeceğim yok çünkü günümüzde aynı doğrultuda düşünenleri var aralarında . 
 
Ancak gerçeği yani bu eşsiz sanat eserlerinin asla tesadüf olamayacağını ve her şeyin yaratıcısının , alemlerin rabbi olan Allah olduğunu bilen bize ne oluyor , anlamıyorum .

​​​