Ömer Faruk Arlı - Araştırmacı Yazar

Ömer Faruk Arlı - Araştırmacı Yazar

Araştırmacı Yazar
omerfarukarli@ulkepostasi.com

Şanslıyız?

27 Nisan 2020 - 18:04

ÖMER FARUK ARLI

Dünyayı kasıp kavuran asrın illeti Koronavirüs, küresel bir sorun olduğundan olsa gerek, aynı zamanda “küresel” bir gündemdir…

Geçen yılın Aralık ayı sonunda ayak izi Çin’de görülen Koronavirüs, dört ay sonra, Mart ayı başlarında da ülkemize ulaştı. Üstelik binlerce kilometrelik yolu kat ederek, Çin Seddi’ni aşarak!

Aşmasına ve ulaşmasına sözümüz yok! İster biyolojik savaş olarak adlandıralım, ister bir felâket senaryosu olarak ele alalım. Sonuç, bizi Allah’ın dilemesine yani murad buyurmasına götürüyor.

Sebeplere müracaat ederek; gerekli önlemleri vakitlice almak ve tatbik etmek, bizi saran bu kıyamet senaryolarına karşı bir nevi tatbikat pratikliği geliştirmek, aynı zamanda korkuya ve paniğe kapılmadan bunu avantaja çevirmek zorundaydık ve bunu büyük ölçüde de başardık.

Geride kalan kırk beş güne bakıldığında, ben de dâhil olmak üzere, birçok arkadaşımız tarafından sayısız makale kaleme alındı, alınacağa da benziyor. Salgın bitse dahi, artçı hükmündeki tesiri uzunca bir süre devam edecek gibi gözüküyor.

Duâmız ve temennimiz ise, tez zamanda ülkemizden ve dünyamızdan ayrılması yönündedir.

Evet, “avantaj” dedik çünkü mü’min, umut insanıdır. Korkularıyla yaşamaz. Daha doğrusu yaşayamaz!

Hele hele içinde bulunduğumuz rahmet ve merhamet ayında, bin aydan hayırlı olan, Kur’ân’ın nazil olduğu Ramazan ayında…

Biz biliyoruz ki, karanlık gecenin ardında apaydınlık bir sabah gizlidir. Yine biz biliyoruz ki, mevsimler, zemheri kışları sonlandıracak bahara gebe. 

İşte bu yüzden biz, sabırla, ibadetle, duâyla, iyilikle, yardımlaşmayla ve tefekkürle geçen bir ayın sonunda, o beklenen bayrama kavuşacağız.

O hâlde ne gam!
Evet, bulunduğumuz coğrafyaya baktığımızda, inancımıza baktığımızda çok rahatlıkla “şanslıyız” diyebiliyoruz…

Şanslıyız çünkü zamana şahitlik ediyoruz… 
Gelecek kuşaklara anlatacağımız ne çok şey birikti; hepsi birbirinden kıymetli yaşanmışlıklar… Kitaplara sığar mı, işte onu bilmiyoruz!

Şanslıyız çünkü en ağır imtihanın öğeleriyiz…
Başta da belirttiğimiz gibi virüsün kaynağı ne olursa olsun, O’nun dilemesine bakarak, bunu bir imtihan vesilesi olarak görmek zorundayız. Yoksa en başta kaybetmiş oluruz.

Şanslıyız çünkü kopacak kıyametin senaryosunda rol alıyoruz…
Evet, bir kıyamet senarize ediliyor, bizde onun asli unsurlayız. Kendi çağımızı, kendi acılarımızı yaşıyoruz. Empati yapmaya hâcet yok!

Şanslıyız çünkü imânımızı yeniliyoruz…
En mühim “şans” yenilenmek. Bir kornanın altına geçerek, saf bir suyla temizlenmek; hatadan, kusurdan, günahtan arınarak, kavlimizi yenilemek. O’na tertemiz varmak için fırsat kollamak.

Şanslıyız çünkü kirlenmişti dünya, arındık…
Zaruri izolasyon süreciyle tabiat, uzunca bir dönemdir; ilk kez doğal bir nadas yöntemine tabi tutuluyor. Hayvanlar âlemi ve bitkiler, insandan şekva ediyordu. Dinlendiler, huzur buldular. İhtimâl, kıyamet gecikirse, gelecek nesillere, tertemiz bir dünya emanet edeceğiz.

Şanslıyız çünkü korkuya, paniğe ve kaosa rağmen umudumuzu yitirmedik… Yitirmeyelim de… Bu üç tehlike daha büyük tehlikelerin çığırtkanlığı yapmaktadır. Mümkün olduğunca ümidimizi koruyarak, yarınlara ulaşma isteğiyle aşılanalım ama aşınmayalım…

Şanslıyız çünkü birlik ve beraberliğin yeniden tesis edilmesinde mihenk taşı olduk… Yardımseverlik anlayışının en üst seviyeye çıktığı; “Millî Dayanışma Kampanyaları,” gönüllülerin sahada olduğu, sağlık çalışanları başta olmak üzere; güvenlik mensupları, THY, öğrenci yurtları, belediye, süpermarket, unlu mamuller, toplu taşıma ve kargo personeli ile dezenfektan üreticilerinin ve daha birçok kurum ve kuruluşun fedakâr çalışanları ile zorlu süreci omuz omuza aşıyoruz.

Şanslıyız çünkü henüz ölmedik…
Yaşamanın, nefes alıp vermenin sevdiklerimizle beraber olmanın farkına vardık… Kıymetliymiş ömür. Hayata tutunmayı öğrendik. Hayatta iken asli vazifelerimizi hatırladık, aile bireylerine ve kendimize zaman ayırdık.

Şimdi şükür vaktidir. Nimetlerin devamı için, gelebilecek belâ ve musibetlerin önlenmesi için özümüze dönme, kendimize gelme vaktidir.

Virüs bitsin ama şans faktörü olarak ele aldığımız güzellikler devam etsin.

#EvdeKalın #SağlıcaklaKalın
ÖMER FARUK ARLI


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum