ÇOK KUTUPLU DÜNYA VE TÜRKİYE
İnci Salar

İnci Salar

Siyaset Akademisi Araştırmacı Yazar Siyasi Analist

ÇOK KUTUPLU DÜNYA VE TÜRKİYE

1.Dünya Savaşı ardından ABD ve Rusya'nın hakimiyetinde Dünya iki kutuplu bir sisteme geçiş yapmıştı. Daha sonra ise Soğuk Savaşın sona ermesi ve Sovyet Rusya'nın dağılarak son kale olarak kendilerini Kapitalizmin eline teslim etmesi ile birlikte artık Dünya Tek Kutuplu bir Dünya sistemine girmiş oldu. 
O günden bugüne Tek Kutuplu Küresel Kapitalizm, Baronlarının yüksek mühendislik başarısı ile Dünyayı semirip durdular. 
Artık Dünya günümüzde farklı bir jeopolitik ortama doğru yeniden şekilleniyor, tek kutupluluktan, çok kutupluluğa geçiş sürecini yaşıyor.
Ancak günümüzde bu sistem iki farklı türlü cereyan ediyor. 
İlki gerçek, ikincisi suni. 
Gerçek olan şu; 
Küreselciler artık ticaretin hinterlantını Çin öncülüğünde orta Asya'ya kaydırdılar, bu oldu bitti. Şimdi Avrasya'nın konjonktürel cazibesi tüm Dünya ülkelerini bu bölgeye çekiyor. 
Çok kutupluluk artık küçük büyük dünya ülkelerinin pastadan bölüşme gayretiyle bölgeye yatırımcı ve tüccar kafasıyla yeni ekonomik politikalar üretiyor olmasıdır. 
Böl-Yönet'cilik, Sömürü artık eski dünya düzeninde kaldı. 
Şimdi güçlü ülkeler dahi, cazibenin merkezine bizzat gidecek, çaba sarfedecek, angajmanlar oluşturacak ki devamlılığını esas kılsın. 
O yüzdendir ki artık ülkeler yeni Dünya düzeninde jeopolitik vizyon geliştirmek ve jeostratejik planlama yapma gerekliliğinden cazibe nerede ise orada olmak zorunda. 
Şimdi gelelim varmış gibi gösterilen suni çok kutupluluğa; 
Gerçekte yeni sistemle kimlik kazanmış bu çok kutupluluktan zarar gören tek ülke ABD olmadı mı? 
Trump ile birlikte ABD kelleyi koltuktan kurtarmak adına bu çok kutupluluğa yeni bir kimlik kazandırma peşinde.
Dünyada kendilerine kazık atan Küreselcilerin karşısına Milliyetçiliği yükselterek yeni bir kutup savaşı çıkarma mühendisliğine soyundular. 
Tüm bu çabaların mevzisi Dünyayı yeni bir Milliyetçi çıkışla Küreselcilerin Avrasya'ya giden gemisini durdurmak ve hatta zaman kazanmaktır. 
Artık Dünyada aslolan paradır; haçlı armageddonların, dinler arası savaşların, ırkçılık ve faşizmin sürdürülebilirliği yoktur. 
Milliyetçi Trump, son bir umut başta Avrupa ülkelerinde olmak üzere Irkçılık, Milliyetçilik ve aşırı Sağ'ın hassasiyetlerini kaşıyor ve tırmandırma projesini yürütüyor. 
İşte bu tamamen suni'dir. 
Zîrâ Avrupa buna daha ne kadar devam edebilir? 
Göçmen nefreti ve İslamofobi ile karışık Irkçılık söylemlerinin karınlarını doyurmadığını anladıkları gün, bu suni projenin farkına varacaklardır. 
Aslında şu son aylarda ırkçlığın tırmanmasına rağmen bu uyanış da başladı diyebiliriz.
ABD'nin Hollanda, Avusturya ve Fransa'ya attığı ırkçılık tohumlarının yeşermesi üzerine ülke hükümetler halklarına bunu anlatmaya başladı bile. 
Her ne kadar ABD ile Avrupa arasında tam da bu yüzden soğuk rüzgarlar esiyor olsada ABD, NATO gücünü kullanarak son enerjisini kullanıyor. 
Örneğin, Rusya'ya karşı kurulan NATO,şimdi adeta Çin'e karşı devam ediyor
NATO üyelerinin Çinle tüm mali ilişkilerini kısıtlayan müdehale eden ABD,soğuk savaşı Çin'e kaydırınca üyelere de yeni düşman hediye etmiş oluyor. 
Bu durumda ABD'nin son peydah ettiği suni Irkçılık, Haçlı kutbu Avrupa'da kasalar suyunu çekerken tüm anlamını yitirecek. 
Yeni para güzergahı nerede ise tıpış tıpış oraya gitmek zorunda kalacaklar. 
Peki o halde o yol hangi köprüden geçecek? 
Çin demiryolu hattı nereden geçiyorsa oradan. 
Yani Türkiye'den. Çok yakında Kanal İstanbul ile Donanma Ticaretinin, Çin/Londra hattı ile demiryolu ticaretinin gümrük vergilerini hangi ülke toplayacak? 
Geleceğin cazibe merkezi, Avrasya'nın hinterlandı neresi? 
Artık Dünya dijital çağ, yapay zeka ve e-ticaret çağı, başkenti ise Avrasya, 
Başkanı ise Para. 
Pek yakında ise kim takacak ABD'yi? 
AB mi kalacak, NATO mu? 
Belki en erken 30 yıl sonra ama mutlaka. 
Yeter ki Türkiye az sabretsin ve bugünden bu jeopolitik stratejiye vizyon geliştirsin..! 
İnci Salar

YORUMLAR

  • 0 Yorum