BU İYİ GÜNLERİMİZ..!
İnci Salar

İnci Salar

Siyaset Akademisi Araştırmacı Yazar Siyasi Analist

BU İYİ GÜNLERİMİZ..!

Global eksende Bugünün geldiği noktayı okurken bazı kritik, ipucu mahiyetindeki dönemeçlerin haritasını çıkarmakta fayda var. 
Bugün Fransa'nın karışması, adeta bir Avrupa Baharını ateşlemesi, Trump ile ABD'de Milliyetçi, Haydut politikaların tırmanması, aslında olan kiminle kimin savaşıdır? 
Elbette ki bu düpedüz Küreselcilerle ABD Milliyetçiliğinin Eko-Savaşıdır. 
Kronolojik olarak kısa kısa geldiği noktayı irdelersek konuya İngiltere'den başlamak elzemdir. 
Bilindiği gibi Küreselcilerin Başkenti İngiltere'dir. Dünyayı yöneten 13 aile İngiltere'den işe girişmiş, ABD'yi Pazar üssü olarak kurmuş, Gladyo'suna, İstihbaratına yüzyıllarca hakim olmuş, Dolar'ı rezerv para yaparak ABD üzerinden Dünyaya hükmetmişlerdir. 
Ancak bugün ne değişti? 
Herşey Suudi Arabistan'ın petrol Şirketi Aramko'nun paralarını İngiltere Borsası'ndan Newyork Borsası'na taşımasıyla başladı. Güneşin batmadığı İngiltere kuzeyde daraltılmış bir bölgede biten sömürge gelirlerinden muhaf ticaret yolları ararken hakimi olduğu Ortadoğu ve Ortadoğu Petrollerini de ABD'ye kaptırınca savaş kızışmaya başladı. 
Trump Pentagon'u da arkasına alarak bu Dolar rezervi siz Küreselcilerin değil, ABD'nin öz malvarlığıdır diyerek Milli Politikalar izlemeye başladı. Bunun üzerine Rezervi Çin'e kaydırmak isteyen Küreselciler ABD'nin üzerini çizdi. Trump diz çökmeksizin sert Politikalar izlemeye devam etti. Nato'yu,AB'yi kendi hegemonyasına bağladı ve her iki birliğin ülkelerine acımasız, tehditkar Politikalar uyguladı. Bu iki Birlik'te Başat Güç olarak, koyduğu ambargolarla müttefikim dediği ülkelerin Ekonomik gücünü zayıflattı. Bunu yaparken de Küreselcilerin tehdidine karşın Avrupa'da Aşırı Sağ ve Milliyetçi akımları desteklemeye ve hatta Fransa sokak hareketleri örneğinde olduğu gibi örgütlemeye başladı.
Makron ve Merkel AB'de Küreselcilerin temsilcisi olarak seçtirilmişti ve Trump bunu bilerek bu iki ülkeyi hedef tahtasına koydu. Fransa'nın NATO'dan bir hayır görmeyen AB ülkelerinin bir AB ordusu kurma gerekliliğini ortaya koyduğu sırada ve bunu ABD'ye karşı elzemini vurgularken ülkesi karıştı. 
Bu AB'nin çıkışı da boşuna değildi zira Trump, Ortadoğu'da İsrail, Mısır ve Suudlar ile kürenin başında o meşhur anlamlı pozu verirken, Arap NATO'su kuracağız mesajı veriyordu. 

Savaş enikonu kızışıyor. 
Küreselcilerin paranın rotasını Çin'e kaydırmaya başlamasıyla ABD buna engel olabilmek için tüm Ekonomik ve Uluslararası hukukunu ayaklar altına alarak en kirli ve haydut kanunlarıyla savaşa giriyor. 
Bugün Dünya rezervi dolar ve tüm Dünya ülkelerinin Merkez Bankası rezervlerinin %60'ı Dolar olarak varlığını sürdürüyor. Öte yandan Çin hızla ABD Ekonomisine yaklaşıyor, öngörülen o ki 10 yıl içerisinde de yakalayacağı söyleniyor. 
Elbette ki ABD Küreselcilerin bu manevrasını bozmak için Dünyayı birbirine katacaktır. Bunu örneğin bugün Dünya Ticaretinin Dolar üzerinden yapılmasını sağlayarak korumaya çalışıyor. Dünyada alevlenen ülkelerin kendi para birimleri üzerinden yaptığı Uluslararası Ticaret anlaşmalarını dikkatle izliyor, kuralı delen ülkelere ambargo uyguluyor ve ağır cezalar ödetiyor. 
Hatta geçtiğimiz günlerde dünyaya öyle bir parmak salladı ki, bizim bilgimiz dışında öz para üzerinden gerçekleşen ticaretler ve angajmanlar için Donanmalarımız açık denizlerde olacak dedi. Yani bu demek oluyor ki, Dolar dışında yaptığınız her angajmanda, angaje ülkelerin ticari gemilerini batırırız..!

Küreselciler Dolar'ı bitirmekte kararlılar.ABD ise bu pastayı kaptırmamakta kararlı. Bilinen bir gerçek var ki Küreselciler bunu eninde sonunda başaracak. Ancak öyle görünüyor ki bu savaş olmadan olmayacak.
Son olarak Türkiye'nin bu savaşın neresinde olacağını ve avantaj ile dezavantajlarını yazalım. 
İngiltere Küreselcilerin gücünü de arkasına alarak ve Çin projesine dahil olarak kuzeyde sıkıştığı dar boğazdan İngiltere-Çin Ticaret yoluyla kurtuluşa ereceğini çok iyi biliyor. Zaten bu proje de İngiltere'nin Asya Ticaretine açılması ve batan güneşinin yeniden doğması için düşünüldü. 
İşte bu yol tam da Türkiye'den geçiyor. Boru hatları Türkiye'den geçiyor. 
Batan Atlantik ardından, doğan bir Avrasya var, Türkiye ise jeopolitik hinterlandında tam burada köprü pozisyonunda. 
Artık Birlikler yok, ülkeler bireysel kendi menfaatlerine yoğunlaşıyor. Almanya bu ticari yola doğru geliyor, Fransa keza öyle. AB, ABD'nin Rusya'ya karşı Birliğe zorla aldırdığı fakir ülkelerin yükünden ve kamburundan dolayı batıyor. Almanya ve Fransa bu yüzden Putin ile görüşme yarışına giriyor. 
Türkiye tam bu dairenin içinde en elverişli jeopolitik konumda, öte yandan da savaşın kopacağı en elverişsiz konumda.
Bu şu demek; 
Bugünün konjonktüründe Uluslararası kriz ve pozisyon çok iyi stratejik boyutta değerlendirilirse Türkiye'yi hiç kimsenin ummadığı kadar güzel günler bekliyor olabilir. 
Şimdi bize bu stratejiyi kuracak kafa takımı lazım. 
Umuyoruz ki vardır, zira Dünyayı çok zor günler bekliyor, doğru ülkelerle stratejik Diplomasi ile gecenin sonunda kazanan ittifak Devletlerinin içinde Türkiye de olacak inşallah. 

Yazımızı ümitvar bitirelim..!
İnci Salar

YORUMLAR

  • 0 Yorum