Yakup Erdem-Binnur Günay Röpörtaj 14 (Ortadogu)?

Bilgisi ve yazdıgı yazılarıyla bizlere kattıgı çok şey oldu . Yazılarını keyifle okuyup benimseyebileceginiz tarzı ve dikkat çekici üslubu var...

Yakup Erdem-Binnur Günay Röpörtaj 14 (Ortadogu)?

Bilgisi ve yazdıgı yazılarıyla bizlere kattıgı çok şey oldu . Yazılarını keyifle okuyup benimseyebileceginiz tarzı ve dikkat çekici üslubu var...

Yakup Erdem-Binnur Günay Röpörtaj 14 (Ortadogu)?
Editor: admin

Binnur Günay Kimdir.!?

Binnur Günay Kimdir.!?

İlk ve orta öğrenimini bursa'da tamamlayan yazarımız, istanbul üniversite'si Tarih bölümünde lisans eğitimine devam etmektedir

Eğitim sektöründe çeşitli kademelerde yöneticilik ve halkla ilişkiler uzmanlığı görevlerde bulunmuş algı uzmanlığı sahasında faaliyetlerine devam etmektedir. Araştırma gazeteci kimliği'yle ön plana çıkan yazarımızın konjonktürel gelişmeler de dahil olmak üzere kaleme aldığı makaleler deşifrelerle sosyolojik, psikolojik siyasi içerikli araştırmayı ön plana çıkaran yazılarına İnternet gazetesi Ülke Postası'nda devam etmektedir.

Bilgisi ve yazdıgı yazılarıyla bizlere kattıgı çok şey oldu . Yazılarını keyifle okuyup benimseyebileceginiz tarzı ve dikkat çekici üslubu var . Binnur Günay hocamla tanışmak onunla aynı yerde yazmak çok onur ve bence gurur verici bir güzelligi var . Çok keyifle okuyacagınız bir ropörtaj çalışması yaptık Binnur Günay hocam ile .

Keyifli okumalar

Bir Ortadoğu sahnemiz var bu sahnede iyiler ve kötüler diye figürler ikiye ayrılıyor. Bölge dizaynında etkisi olanlara gelecek olursak;

İngilterenin bölgedeki istek ve arzuları bize ne mesaj veriyor. Bölgede hep var olup hiç adından bahsedilmemesini nasıl başarıyorlar.

Cevap: İngilizlerin gerçekte ne olduğu, hangi temel ve eksen üzerinden kurumsal bir emperyal yapıya dönüştüğünü Osmanlı'dan beri çok iyi biliriz. Siyonizmin ana gövdesinin İngiliz kökenli ve hatta meyvelerinin de başta AB ülkeleri olmak üzere ABD ve terörist İsrail sıfatıyla hüküm sürdüğünü de bilen bir milletiz. İşte bu eksen üzerinden gidildiğinde dünya coğrafyası genelinden İslâm coğrafyalarına merceği tuttuğumuzda bütün olup bitenlerin ana hareket noktasının İngiliz anahtar cümlesiyle izahı mümkün olur.

İran'ın bölgedeki hamlelerine bakacak olursak hep bir mezhepsel hep bir dini ideolojik saplantı halindedir bu durum İslam dünyasını nasıl baltalıyor. Bölgede neyi amaçlıyor?

Cevap: İran'ın İslâm ülkeleri nezdindeki  deformatif, provokatif ve tahrifi esas alan yönetim algısı ve politikaları görünen yüzüyle her ne kadar İslam algısı üzerinden verilse de asla İslâm devleti formatına sahip olamamıştır. Popülist din algısı ve politikalarıyla Siyonizmin alan bulmasına katkılar sunduğu tezi kuvvet kazanmıştır. İran hükümet kanadında yer alan hatta askeri ve mülki bürokrasinin neredeyse büyük bir çoğunluğu İngiliz patentli yöneticilerden teşkil edilmiş görünüyor. İslam'ın gerçek icrasının farklı bir düzlemde radikalizm tanımlamasının içini dolduran ana aktör olarak dünya kamuoyunda algılara hapsedilmiştir.
İran bir rol model değil, İslâm hakikatinin fay hattını kırmayı hedefleyen İslâm etiketli dublör konumundadır. Daha ötesi yok.

Rusya bölgede hep istikrarını düşünür diyebiliriz. Politikaları da hep bu doğrultudadır. Rusya için süper güç olmuş Amerika mı tehtittir, yoksa süper güç olacak olan Türkiye mi daha tehdittir?

Cevap: Rusya ya da ABD her ikisi de Siyonizmin farklı etiketli federatif çadır devletleridir. İleri teknoloji ve elde ettikleri kurumsal kimlikleriyle dünya hegemonyalarını "süper" olarak tanımlanan statüde devam ettirmektedirler. Bu sebeple Anadolu'nun süper güç olması her iki Siyonist yapının da işine gelmez. Menfaatleri icabı politik davranmayı esas alırlar.
Zira Rusya'da Siyonizmin kucağında büyüyen, formatı farklı bir yapıdır.

İngiltere'nin aldığı karar AB'den çıkış süreci olan Brexitin Avrupaya ve Dünyaya verdiği mesaj nedir?
Bu süreçte hedeflenen ne olabilir?


Cevap: Ortadoğu'da olup bitenlerin ve hatta Ortadoğu merkezli hamlelerin tamamına yakınında İngiliz kurmay zekasının ve Siyonizmin harmanlanan politikalarını görmek mümkün olur. 
Bu sebeple AB gerçeğine bu ölçekte dahil olan İngiliz Siyonist aklı reel politik manada daraltılan konjonktürel arenada kendi hacminin üstünde durursa, ağır faturalarını ödeyeceğini hesaplayarak hedef küçültür gibi görünen Brexit kararıyla gerçekte bütün gücünü lokal kontrollü büyüme ve kontrollü idare seviyesine çekmiştir.
Dünya için tehdit midir?
Evet.
Zira İngiliz Siyonist aklı beyinler satın alıp kiralayarak hegemonyasını global mahiyette devam ettirmekte kararlı. Bu sebeple vardır "lordlar kamarası"...
Daha profesyonel ve sonuca odaklı politikaları üretip somut ve bir diğer adıyla kolonyal gücünü devam ettirmek zorundadır.

Ya Ortadoğu'daki terör örgütleri fikren biterse nasıl bir süreç başlar?

Cevap: Ortadoğu'da terör biterse kolonyal sömürü düzenlerinin yıkılışına şahit olursunuz.
Terör biterse Siyonizm tarih sahnesinden silinir, Avrupa tarih sahnesinden kalkar.

MİT'in dış operasyonlarının reel yansımaları nelerdir?

Cevap: Dikkat edersek MİT'in farklı formatta yeniden inşa edilmesiyle beraber üslendiği misyonun operatör kanadı dış sahada şekil bulup, sonuçlar almaya başladı.
Bu ne demektir?
Savunmayı sınırlarımız dışına taşımak, savaştaki denge ve gücümüzü daha profesyonel zeminde sürdürmemizin işaretidir. Bundan kimin rahatsız olduğu önemli değil. Asıl mevzu büyük devlet olmanın nasılları üzerinde pratik yapma kabiliyetimizin nereye ulaşabileceğini dosta düşmana gösterme çıtasıdır.
MİT bu ülkenin koçbaşıdır!

Bize 15 Temmuz 2016 gecesini anlatır mısınız? Binnur Günay'ın gözünden, penceresinden 15 Temmuz ne demek?

Cevap: 15 Temmuz öncesi ve sonrası Binnur Günay'ın nerede durduğunu anlatmaya yeter.
15 Temmuz öncesi ve sonrası yapılacak hamlelerin işgal süreciyle devam edeceğini kamuoyuna ilk duyuranlardanım.
25 Şubat 2016 tarihli "Dostmodern darbe bekleyenlere ithafen" başlıklı bir manifesto yazısı kaleme aldım. Bu darbeden yaklaşık olarak beş ay önceydi..
Herkes daha adını koyamadığında o gece bu sürecin ve hamlenin bir "işgal eylemi" olduğunu söyledim. Bundan sonra ki aşamada ise bize asker görünümlü yanlarıyla değil, ekonomik ve sosyal kaos temelli silahlarıyla saldıracaklarını defalarca vurguladım. Nitekim şu an da bu süreci yaşıyoruz.
Bu sebeple 15 Temmuz da verdiğimiz mücadelenin işgal birliklerine yönelik olduğunu ve hala savaş halinde olduğumuzu iyi kavramalıyız. Bu gibi riskler her zaman var ve her an teyakkuz hali şart. Kitleleri harekete geçirecek iç savaş çığırtkanlığı için olağanüstü çaba sarf ediyorlar. Uyanık olacağız .


Röpörtaj, Yakup Erdem/Ülke Postası

YORUMLAR

  • 0 Yorum