MEMLEKETİN FERMANLISI NELER BUYURUYOR?

Bakın dün bir başka metotla bizi gene nasıl ters köşe yaptı: Aylardır “Ne gerek var S-400’lere…Bize Suriye mi saldıracak, Irak mı, Yunanistan mı saldıracak..?” Demiyor muydu? Evet aynen öyle diyordu. Meğer gene şaka yapıyormuş!...

MEMLEKETİN FERMANLISI NELER BUYURUYOR?
29 Kasım 2020 - 21:33

Hazret ferman buyurmuş: 
“Hala bu hükumetin peşinden giden öğretmen varsa, kimse kusura bakmasın ben ona öğretmen demem”.
Eveet! Bu önemli.
Yani:

  • “Hala bu hükumetin peşinden giden hakim varsa, ben ona hakim demem”.
  • “Hala bu hükumetin peşinden giden doktor varsa, ben ona doktor demem”.
  • “Hala bu hükumetin peşinden giden esnaf, tüccar, avukat, hemşire, ila ahir…varsa ben onlara esnaf, …demem”.
Kısaca “Bu hükumetin peşinden giden bir adam varsa, ben ona adam demem” diye anlayabilir miyiz?
Yoksa abartmış mı oluruz?
O halde şöyle yumuşatabiliriz: “Hala bu hükumetin arkasından gidene ben ehil insan demem”.
Bu durumda ne oluyor?
Ülkede iki karşıt kitle olmuş oluyor.
Birisi hükümetin peşinden gitmeyen yetkin, diğeri hükumetin peşinden giden kifayetsizler kitlesi.
“Olur mu canım!
Herkesin fikri muhteremdir, fikirler arasında hiyerarşi olmaz” diyorsunuz ama,
Memleketin kendinden menkul fermanlısı “Bu böyledir!” deyip kestirip attı işte…
Ama o da ne?
Hazret bu defa da “Hangi kimlikten olursa olsun, her kimliğe, her görüşe saygı göstermek CHP’nin temelidir”;
“İktidar halkımızın bir bölümünü ötekileştirerek toplumu kutuplaştırıyor, biz kutuplaştırmalara karşıyız” buyurmakta.
Hoppala!
Gerçi biz Muhteremin şakalarına alışığız.
Bir gün “Doğu Akdeniz’de ne işimiz var?” der,
Ertesi gün “Doğu Akdeniz’de herkes var, bir Türkiye yok, neden?” der;
Yahut bir gün “Biz şehir hastanelerine karşıyız” der,
Üç gün sonra:
“Biz şehir hastanelerine karşı olmadık” der.
Aslında kötü bir niyeti yoktur.
Kendisi çok şakacıdır.
Bakın dün bir başka metotla bizi gene nasıl ters köşe yaptı:
Aylardır “Ne gerek var S-400’lere…Bize Suriye mi saldıracak, Irak mı, Yunanistan mı saldıracak..?” Demiyor muydu?
Evet aynen öyle diyordu.
Meğer gene şaka yapıyormuş!
Bakın işte!
Parti sözcüsü Faik Öztrak açıkladı:
“’S-400 hava savunma sisteminin alınması gereklidir’ diyen bizim Genel Başkanımızdır”.
Hay Allah!
Ne şakacı insan bu yahu!
Bir zamanlar da;

Başörtüsünü biz serbest bıraktık” demişti.
Bu günlerdeki en baba şakasını söyleyeyim mi?
Erken seçim istiyoruz, gümbür gümbür iktidara yürüyoruz, iktidar olup ülkenin bütün sorunlarını beş yıl içinde çözeceğiz, ülkeyi düze çıkaracağız” diyor,
Semayı çınlatıyor.
Hımm!
  • Mevcut sisteminde iktidar olmak, cumhurbaşkanı olmakla olur.
  • Demek ki adam cumhurbaşkanlığına ciddi olarak göz dikti!
Hadi hayırlısı!

Muhabir soruyor:

Cumhurbaşkanlığına aday olacak mısınız?
Hayır, diğer ortaklarımızla konuşup uygun birisini aday yapacağız”.
  • Al bakalım!
  • E, peki bu ne iştir?
  • Acaba? Diyorum,
Hani üstat bir zamanlar “Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminde Cumhurbaşkanı ile Başbakan ayrı partilerden olursa birbirleriyle çatışırlar, bunu neden söylemiyorlar?” diyordu ya,
Ben onu şaka yapıyor sanıyordum,
  • Yoksa ciddi mi idi?
  • Yani, Başbakan olmayı mı hayal ediyor?
  • Acaba şakadan mı esip gürlüyor?
Cumhurbaşkanlığını gözü kesmiyor mu, ülkeyi yönetemeyeceğini mi düşünüyor?
Eğer öyle düşünüyorsa yanılıyor.
Ülkeyi yönetmek, yürüyen merdivenlerden çıkmaktan daha zor değildir nasıl olsa!

Analiz; Sabri Öğe

YORUMLAR

  • 0 Yorum