MEB SINIF'TA KALDI.?

Araştırmacı Yazar Özkan ORUN / Ülke Postası Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye genelinde tüm kurumlar arasında en kötü yönetimini ortaya koyduğu öğretmenler ve veliler tarafından kabul edilmektedir

MEB SINIF'TA KALDI.?

Araştırmacı Yazar Özkan ORUN / Ülke Postası Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye genelinde tüm kurumlar arasında en kötü yönetimini ortaya koyduğu öğretmenler ve veliler tarafından kabul edilmektedir

MEB SINIF'TA KALDI.?

Araştırmacı Yazar Özkan ORUN / Ülke Postası
Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye genelinde tüm kurumlar arasında en kötü yönetimini ortaya koyduğu öğretmenler ve veliler tarafından kabul edilmektedir. Bir ülkenin en iyi ve en sağlam kurumu olan eğitim ve öğretim Türkiye'de son zamanlarda amacından sapmış ve eğitimcilerin tepkisine ne olmuştur. Eğitim sisteminin sürekli değiştirilmesi velilerin ve öğrencilerin günden güne eğitimden soğumalarına neden olmaktadır. Veliler ve öğretmenler sürekli karşı karşıya gelme noktasına gelmektedirler. Türkiye'nin birçok okulunda bir tane dahi kadrolu öğretmenlerin olmaması ise ayrı bir acı bir gerçektir. Şu da bir gerçek ki bu tür okullarda ne yazık ki devlet yandaşı öğrenciler yetiştirilmiyor.

Eğitim camiasının birçok yönetim birimlerinde ise işin ehli olmayan ve okuma yazma konusunda dahi ciddi sıkıntısı olan kişilerin alınması ise birçok soru işareti bırakmaktadır. ÇIĞ gibi yükselen bu tepkiler karşısında MEB nasıl bir yol izleyecektir. Yılda yaklaşık 70-80 bin öğretmen mezun oluyor ancak atamaların hemen hemen hiç olmaması bu tepkileri çoğalttı.

Öğretmenlerin talepleri şu şekilde;

Madem atama çok az yapılacak üniversitelere kısıtlama getirilmeli,
Üniveriste puanları yükseltilmeli,
Kadro ihtiyacı kadar üniversiteye alımlar olmalı,
Yüzbinlerin üzerindeki üniveriste mezunlarının hala boşta olması sağlıklı gidişatın olmadığına işarettir.
Herkes üniverisiteli olsun ancak yerleşmesin anlayışı ASRIN en tehlikeli fikirlerindendir.
Atamaların olmaması intihar olaylarını tetiklemektedir, bunun önüne biran önce geçilmesi şarttır.

Türkiye genelinde yaklaşık 130 bin ücretli öğretmen bulunmaktadır. Dünya tarihinin en ilginç olaylarında birisi de budur. Ve bu ücretli öğretmen alımlarında ise liyakatlarin göz önünde bulunmaması ve hatta öğretmenlik bölümlerinden mezun kişilerin olmasına rağmen BANKACILIK, MUHASEBECİLİK, MOBİLYACILIK vb. bölümlerin ücretli öğretmen olarak görevlendirilmesi ve hala birçok okulda öğretmen eksikliğinin olması bu eksiklikten dolayı birçok öğrencinin daha doğru düzgün bu sene eğitim hayatlarına başlamamaları ise eğitimi başaşağı atmıştır.

Soruşturmaların herkes üzerinden yapılmaması ve birçok ilimizde MEB'te adamcılık üzerinden görevlendirmelerin yapılması ise MEB'i bitirmiştir. Birçok öğretmenin ağzından çıkan sözler şu şekilde; Okullar eğitim hayatımızı gerilemiştir" Öğretmenler kendilerine soruşturma yapıldığı gibi her il'de MEB'inde yönetim kadrolarında bulunanlara soruşturmaların yapılmasını ve liyakat'a uygun davranmayan yöneticilerin görevlerine son vermelerini talep etmektedirler.

Öğretmenler MEB'te yer alan birçok personelin okuma yazma seviyesinin %25'i geçmediğini ve bu kişilerin ise birilerine güvendikleri için öğretmenlere anlayışsızca tavırlarından şikayetçi olduklarını dile getirmektedirler.
Eğitim'de liyakatın en önemli şart olduğunu unutmamız gerekmektedir.
Ülkedeki tüm kurumların kaderini belirleyen MEB ne yazık ki sınıfta kaldı.
Milli Eğitim Bakanlığının biran önce ana merkezden müfettişlerin görevlendirip tüm il'lere gönderilmesi gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı bunu yapmaz ise sürekli sınıf tekrarı yapmak zorunda kalacaktır.

Unutmayalım ki yerellerde ki MEB'i yönlendiren siyasiler ise ve görevlendirmeler akraba bağlarıyla yapılıyorsa MEB okuldan kaydını sildirmelidir.

GELECEĞİN YENİ NESILLERININ EMİN ELLERDE OLABILMELERI İÇİN MEB SINIF ATLAMALIDIR...
Araştırmacı Yazar Özkan ORUN / Ülke Postası

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum