KÜRESELCİLERLE ULUS DEVLETÇİLERİN KAPIŞMASI

Küreselcilik kavramı ilk ortaya çıktığında olumlu bulmuştum. Elbette küreselleşme kulağa hoş gelen bir terimdi. Yani ulusların kaynaşması, bir dünya pazarı oluşması, devletlerin çatışma yerine ekonomik ve eşitlikçi ilişkiye yoğunlaşması tabi ki dünya barışına büyük katkı idi. Ama öyle olmadı...

KÜRESELCİLERLE ULUS DEVLETÇİLERİN KAPIŞMASI
09 Aralık 2019 - 02:15
Küreselcilik kavramı ilk ortaya çıktığında olumlu bulmuştum. Elbette küreselleşme kulağa hoş gelen bir terimdi. Yani ulusların kaynaşması, bir dünya pazarı oluşması, devletlerin çatışma yerine ekonomik ve eşitlikçi ilişkiye yoğunlaşması tabi ki dünya barışına büyük katkı idi. Ama öyle olmadı. Bu görüş ortaya atıldığından bu yana dünya daha çok kana bulandı. Küreselleşme, doğal akışı içinde seyretmedi; zorla dayatılmak istendi. Dünyanın stresi daha da arttı.

Ulus devletlerin çağı geçti denilip, Arap baharından başlanarak güçsüz devletlerin üzerine yüründü. Halkları türlü zorbalık ve zulümle perişan edildi. Anlaşıldı ki küreselleşme aldatmasının arkasında uluslararası ultra tekeller var. Bunlar dünya egemenliğine oynuyor ve ulus devletleri kendilerine boyun eğmeye zorluyorlar.
Bu senaryoya uygun davranan emperyalist metropoller güçsüz gördükleri ya da güçlenme ihtimali olan devletlere rastgele açık bir saldırı başlattı. Bu bir dünya egemenliğini ele geçirme mücadelesi idi. Ulus devletler de buna direndiler. Direnenlerin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelenlerden fazla.
Dünya çapında kitle eylemleriyle yapılan iş, ulus devletlerin üzerine yürümektir. Hong Kong'tan Irak'a, Şiliye, Bolivya'ya, İran'a kadar bu böyledir. Tabi ülkemiz de bu saldırıdan payını alıyor. Küreselcilerin taraftarları da var. Bunlar da ulus devletleri güçsüzleştirmek ve çökertmek için o devletlerin içinden beşinci kol faaliyeti yürütüyor. Kitle eylemleri yalnızca devrimci bir kabarmaya yol açmaz. Faşizm de kitle eylemleriyle gelir. İkinci dünya savaşı öncesi kabarmayı devrime dönüştürmek isteyenler düşüncelerini hayata geçiremedi. Faşizm kazandı ve büyük bir savaşa yol açarak dünyanın başını belaya sardı.

Bu, dünya çapında bir güç mücadelesi. Bunu kavramadan dünyamızdaki politik gelişmeleri anlamak zordur. Mesele sadece emperyalizme karşı mücadeleden ibaret değil. Günümüzde emperyalist azgınlığın ve muhtemel neo faşist egemenliğin kaynağı bu küresel saldırıdır. Küreselleşme safiyane bir anlam yüklendiği takdirde insanlık için bir ilerlemedir evet. Ama böyle değil. İster gelişmiş emperyalist olsun, ister gelişmekte olan olsun, ister geri kalmış olsun ulus devletlerin varlığının savunulması bu anlamda çok önemlidir. Yoksa bu çarpık küreselleşme taraftarları dünyanın başına çok iş açacak.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum